• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    15 AĞUSTOS’UN GETİRDİKLERİ

    Bir halkın uyanışı, harekete geçişi toplumsal açıdan birçok artçı depreme, art gelişmeye neden olur, geniş bir coğrafyada denge ve düzeni değiştirir. Uyanan halk ya kendisi kendisine diğer halklar, toplumlar arasında daha geniş bir yer açar ya da kendisi için bu yer açılır. Uyanan halk müthiş bir hareketlilik içindedir ve her iki durumda da uyanan halkın coğrafyasında epey geniş bir ölçekte büyük değişiklikler olur. 15 Ağustos, bu anlamda başta Kürt halkı olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının var olma ve dirilme günüdür.

    Halkların yoktan var olma, küllerinden doğma günü olan 15 Ağustos aslında sadece Kürdistan’da değil tüm Ortadoğu’da  diriliş bayramı olarak kutlanmalıdır. 15 Ağustos’un Ortadoğu halkları için taşıdığı ideolojik anlam ve değer, Abdullah Öcalan’ın 2013 Newrozu’na gönderdiği manifestoda net biçimde formüle edilmiştir ve bu manifesto 15 Ağustos’un bir kurtuluş ve inşa sürecine dönüşmesinin açıklanmasıdır. 15 Ağustos artık bu manifesto ile beraber anılmalı, anlamlandırılmalıdır.

    15 Ağustos olmasaydı bugün Ortadoğu için bir özgürlük ve kardeşlik perspektifi olmayacağı gibi Anadolu ve Mezopotamya halkları için de özerklik ve demokratik ulus temelinde bir barış imkanı olmayacaktı. 15 Ağustos sarsıntısının sismik dalgaları o betonu çatlatmıştır. Ki o betonun yapısındaki ideolojik söyleme göre bir zamanlar CHP Milletvekili Mahmut Esat Bozkurt’un dediği gibi, Türk olmayanların bu memlekette tek hakları vardır;  hizmetçi olma, köle olma hakkı. İşte Kürt halkı bu köleliği kabul etmemiş ve  15 Ağustos’ta PKK öncülüğünde o kölelik zincirini kırmıştır. Ağrı isyanında devletin resmi organı halindeki Türk basınında yer alan “Muhayyel Kürdistan burada meftundur” söyleminin aksine o betonu kırmıştır. Betondaki çatlaklardan filizlenen özgürlük artık bütün Kürdistan’dadır. Kürdistan dirilmiş ve ayaktadır. Cumhuriyet’in militarist toplum mühendisliğinin tek ulus inşa etmek için betonlaştırmaya çalıştığı halklar 15 Ağustos perpektifi ve Kürt halkının hamlesiyle demokratik çözüm ve inşa sürecine yönelmiştir: Tek ulusun betonarme inşası yerine demokratik özerkliğin özgür birliği.

    Evet, Kürt halk önderi  Sayın Abdullah Öcalan, 15 Ağustos atılımını başlatarak başta Kürt halkı olmak üzere bölgedeki tüm  halkların özgürleşmesini sağlamıştır. Kürt halkı dirilişten kurtuluşa hızlı adımlarla varoluşunu tamamlayacaktır. Bu diğer halkların da özgürlük projesi olacaktır.

    Türk devleti bu olgunlaşmış fikrin önüne geçemez, bu yüzden bir an önce barış sürecini hızlandırmalıdır. Diyalogtan başka bir yol olmadığı artık herkes tarafından biliniyor. Bu imkan iyi değerlendirilir, bu süreç iyi okunursa bu coğrafyada iyi şeylerin olacağını göreceğiz. Bu imkanı 15 Ağustos sağladı. AKP Hükümeti’nin şapkasını önüne alıp iyi düşünmesi ve Kürt Özgürlük Hareketi’nin Ortadoğu’daki etkisini dikkate alması lazım.

    Türk hükümeti Ortadoğu’yu da değiştirecek bu gelişmeyi durdurmak için fundamentalist bir yapılanmaya doğru gidebilir. Hükümetin Ortadoğu’daki hesapları ve liderlik iddiası biliniyor.  Bu seçeneğe karşı yine 15 Ağustos ve 21 Mart perspektiflerinde ve yine Kürt siyasal hareketi öncülüğünde demokrasi için bir güç birliği yapmak lazım gelmektedir. Bu güçbirliğine tüm sol, sosyalist ve demokrat, samimi Müslümanlar katılmalıdır.

    Kürtler’in 15 Ağustos’ta ayyuka çıkan özgürlük perspektifinin kapsayıcılığı bu anlamda da bütün Ortadoğu için bir demokrasi imkanıdır, değerlendirilmelidir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları