• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    HDP’li Ayşe Acar Başaran’dan Adli Tıp için Araştırma Önergesi
    HDP’li Ayşe Acar Başaran’dan Adli Tıp için Araştırma Önergesi
    10 Ağustos 2016 13:44
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    HDP Batman milletvekili Ayşe Acar Başaran , Adli Tıp’ta yapılan darbe operasyonunun ardından TBMM’ başkanlığı’na bugüne kadar hazırlanan adli Tıp raporlarının yeniden incelenmesi için sor Araştırma önergesi verdi. Önergesinin tam metnini yayınlıyoruz.

     

    TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞI’NA

     

    15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi kapsamında Adli Tıp Kurumu’na yapılan operasyonlar sonucunda, görevden alınan, aralarında profesör, doktor ve uzmanların bulunduğu kişilerin, geçmiş dönemlerde hasta mahpuslara vermiş oldukları “hapishanede kalmasında sakınca yoktur” ibareli raporların tekrar incelenmesi, tespit edilmesi ve bu raporların iptalinin yolunun açılması amacıyla Anayasa’nın 98’inci İç Tüzüğün 104’üncü ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis Araştırması açılması için gereğini arz ve teklif ederim.

     

    Ayşe ACAR BAŞARAN

      Batman Milletvekili

     

     

    GEREKÇE

     

    Sivil toplum örgütlerinin yayınladıkları bilgilere göre, 2008 yılından günümüze değin birçoğu hasta olmak üzere 78 civarında mahpus cezaevlerinde hayatını kaybetmiştir. İnsan Hakları Derneği’nin mahpuslara dair açıklamış olduğu son rapora göre ise, 2016 yılı itibari ile cezaevlerinde 300 civarında ağır, toplamda 700 hasta mahpus bulunmaktadır.  Cezaevlerinde cezai ehliyeti olmayan mahpusların bulunmasının yanı sıra, bazı hastalar ise yatalak durumdadır. Yeme, içme, nefes alma ve dışkılama dışında hiçbir yaşamsal aktivitesi olmayan bu kişilerin Adli Tıp raporlarına dayanarak, durumlarına uygun donanımda olmayan cezaevlerinde tutulması açık bir şekilde insan hakkı ihlalidir.

    2014 yılında, hasta ve sol bacağı olmayan mahpus Salih Şimşek cezaevinde günlük ihtiyaçlarını tek başına idame ettiremeyeceğini belirterek, sağlık sebepleriyle tahliye edilmesi talebi ile Adli Tıp Kurumu’na başvurmuş, ancak Adli Tıp Kurumu Şimşek hakkında “cezaevinde kalabilir” raporu vermiştir. Benzer şekilde, hasta mahpus Abdullah Kalay, Kocaeli Tıp Fakültesi’nin “cezaevinde kalamaz, hastanelerdeki mahkûm koğuşlarında dahi kalamaz, tahliye edilmeli” şeklindeki iki ayrı raporuna rağmen, Adli Tıp Kurumu’nun vermiş olduğu aksi yöndeki karar nedeniyle cezaevinde tutulmaya devam etmiştir. Ceza Tevkifevleri Genel Müdürlüğü’nün 13 Ocak 2016 itibari ile açıklamış olduğu rakamlara göre, 6411 sayılı Yasa’nın 16’ncı maddesi kapsamında kişisel bakımını yapamayacak, yaşamını ceza infaz kurumunda idame ettiremeyecek durumda olanların infazının geri bırakılması için 6431 kişi müracaat etmiş, bu başvurulardan yalnızca 572’si incelemeye alınmıştır. Ancak incelemeye alınan raporların ve bu raporların sahibi olan hasta mahpusların kaderini belirleyen Adli Tıp Kurumu’nda da, darbe girişimi sonrası yapılan operasyonlar kapsamında, Fettullahçı örgüt ile alakalı kişiler olduğu iddia edilmiştir.

    Bu çerçevede açığa/görevden alınan veya tutuklanan Adli Tıp Kurumu uzmanları, doktorları ve profesörleri yüzlerce mahpusa “hapishanede kalmasında sakınca yoktur” raporu veren görevliler arasındadır. Dolayısıyla bu kişilerin hazırladıkları ve onay verdikleri raporlar bir bütün olarak hükümsüz kalmalıdır. Elde edilen tüm bu bilgilere rağmen birçok hasta mahpus hala cezaevlerinde tutulmaya devam edilmekte, hem kendileri hem de aileleri mağdur edilmektedir. Bu bağlamda 15 Temmuz 2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişimi kapsamında görevden alınan veya tutuklanan Adli Tıp Kurumu uzmanları, doktorları ve profesörlerinin sorumlu oldukları raporlara dair şaibelerin açığa çıkarılması, bu raporların iptal edilmesinin yolunun açılması amacıyla bir Meclis araştırması açılması oldukça önem arz etmektedir.


    Yorumlar



    İlgili Haberler