• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Aykut Kocaman: “Bu iktidar kavgaları bu hayat için çok fazla”

    Sizi röportaja ikna etmeye çalışırken, “Medyada fazla görünmeyi sevmediğinizi, çok göründüğünüzde de kendinizden sıkıldığınızı” söylediniz. Halbuki futbol biraz da pırıltısı için cezbeder gençleri. Neden bu pırıltıyı, ilgiyi sevmiyorsunuz?

    Bu benim yapımla ilgili. Ben bir insanı medyada çok sık gördüğüm zaman açıkçası o insandan rahatsız oluyorum. Dolayısıyla aynı pozisyona kendimi sokmamak kendimi bilmemle alakalı bir şey.

    Ama o kadar başarılısınız ki şu aralar, herkesin peşinize düşmesi normal… 
    Evet, şu anda başarılı bir dönem geçiriyoruz. Ve herkes bunun sırrını soruyor. Bir şeyler söylememi istiyorlar. Söylesen olmuyor, söylemesen olmuyor. İnsanlara benden “böh” gelmesini istemiyorum.

    Türkiye toplumu o konuda dirayetli. Bıktığını sandığımız politikacıları göreve çağırıyorlar yeniden. TV’lerde reyting şampiyonları 10 yıldır değişmedi.
    Kendilerini bu konuma koyan insanların kendilerini her türlü şarta hazırlaması gerekiyor. Hep başarılı olmayı başarmaları, buna hazır olmaları gerekiyor. Ben o kadar hazır hissetmiyorum kendimi buna.

    Ama sizin kariyeriniz de iki günlük bir şey değil ki. Futbolculuk döneminiz istikrarlı ve uzun bir başarı öyküsüydü. Sadece teknik direktörlük başarınız yeni. 
    Evet, 88’de Fenerbahçe’ye transferimden beri piyasanın tanınan isimlerindenim. Başarı veya başarısızlık anlamında piyasanın içindeyim. Ama teknik direktör olarak başarım bir kısa dönem başarısı şimdilik. Bizim işimizde ya da başka işlerde, kısa dönemlik bir başarının ardından insanlar çıkıp başarının sırlarını anlatıyorlar. Başarıyı konuşmak çok kolaydır. “Şunu yaptık, bunu yaptık” diyorlar. Sonra öyle dönemler oluyor ki, aynı şeyleri yapıyorlar ama başarısız oluyorlar. Peki o zaman medya niye aynı insanları çağırıp konuşturmuyor? O zaman öyle yapıyordunuz, çünkü başarılıydı. Şimdi bir de niye başarısız olduğunu dinleyin bakalım. Böyle pozisyonlara düşmemek için medyadan kaçıyorum. Medya başarı öykülerini, pırıltılı şeyleri seviyor.

    Başarısızlıktan çok mu korkarsınız? Bu korku şimdi daha da mı arttı? 
    Futbolu iyi bildiğimi düşünüyorum. Futbol oynamak, oynatmak anlamında değil, futbolu genel anlamıyla iyi bildiğimi düşünüyorum. Dolayısıyla her şeye gebe olduğunu biliyorum futbolun. Bugün başarı halinde konuşulan şeylerin yarın başarısızlık halinde de konuşulması, başarısız olana da aynı ilginin gösterilmesi gerektiği kanaatindeyim. Ben başarılıyken de konuşabilmeli, başarımın nedenlerini anlatabilmeli, başarısızken de konuşabilmeli, bu kez de başarısızlığımın nedenlerini anlatabilmeliyim. O zaman konuşamayacağım, konuşturmayacakları için şimdi de konuşmak istemiyorum.

    Siz bildik teknik adam-oyuncu ya da yönetici-oyuncu ilişkisini değiştirdiniz mi? Genelde antrenör ve yöneticiler faşizandır.
    Bu ilişki biçimini kesinlikle değiştirdim.

    Yani futbolcuların özel hayatlarına müdahale etmez misiniz?
    Asla. Asla. Şu ana kadar böyle bir şey asla olmadı. Ama yarınlar ne getirir bilmiyorum. Biliyorsunuz, delilikle dahilik arasındaki sınır çizgisi çok incedir.

    İktidarları sevmiyorsunuz. Oyuncuyken de iktidarlarla, kulüp yönetimleriyle aranız pek iyi olmadı.
    Evet, sevmiyorum. İnsan hayatında iktidara ve iktidar kavgasına gerek olmadığını düşünüyorum. Çünkü insan hayatı çok basit aslında. Bu iktidarlar, bu iktidar kavgaları bu hayat için çok fazla.

    Fenerbahçe’den uzaklaştırılmanızda da bu dünya görüşünüzün, iktidara karşı bu eleştirel tutumunuzun mu etkisi oldu? Hakim futbol ideolojisinin dışından bir yerden bakıyorsunuz yeşil sahaya?
    Evet, kısaca söylemek gerekirse bu şekilde oldu. Benim farklı olmamdı bunun sebebi. Eğer daha kolay boyun eğen birisi olsaydım, Fenerbahçe’de kalabilirdim.

    Kulüpleri şirketlerin satın aldığı, iktidar odaklarının ise teslim aldığı, futbolun para ve iktidar için silah ya da araç olarak kullanıldığı bir ortamda futbol, o ter, o ayaklar masum olabilir mi?
    Bu söylediğiniz oluşumlar futbolun masumiyetini ortadan kaldırdı. Artık futbol romantik değil. Göz zevkini tatmin eden bir şey değil. Paranın birinci planda olduğu, her anlamda kazanmaya uyarlı bir oyun.

    Farklılıklarınızdan ötürü futbol dünyasında yalnız kaldınız mı?
    O kadar sivri farklılıklarım olduğunu sanmıyorum. Ben genelde uyumlu bir insanımdır. Ortamı analiz eder ve uyum gösteririm. Duygularımı çok ortaya koymam. Futbol benim işim ve bu işi yürütmek zorundayım. Aileme, yaşantıma hizmet etmek için bazı şeyleri içimde tutmaya zorluyorum kendimi.

    (Bu söyleşiyi 2001 yılında Aykut Kocaman, Fenerbahçe’deki teknik direktörlük görevine son verildikten sonra İstanbulspor ile başarılı bir dönem geçirdiği sırada Milliyet gazetesi için yaptım. Futbolda teknik direktörlük meselesinin yoğun biçimde tartışıldığı bugünlerde bu söyleşiden bir bölümü bir kez daha yayımlamaya karar verdik.

    )aykut kocaman


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları