• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    YSK tartışma yaratan mühürsüz pusula kararının gerekçesini açıkladı
    YSK tartışma yaratan mühürsüz pusula kararının gerekçesini açıkladı
    18 Nisan 2017 17:30
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Kararın, AKP Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Recep Özel’in başvurusu üzerine alındığı belirtilen açıklama şöyle:

    T.C. YÜKSEK SEÇİM KURULU

    Karar No: 560

    – K A R A R –

    16/04/2017 tarihinde Halkoylamasının devamı sırasında ilçe seçim kurullarından bazı

    sandıklarda sandık kurulu mührü bulunmayan oy pusulası ile oy kullandırıldığı bilgisinin Yüksek

    Seçim Kuruluna şifahi olarak ulaşması ve AK Parti Yüksek Seçim Kurulu Temsilcisi Recep

    ÖZEL tarafından Kurulumuz Başkanlığına verilen 16/04/2017 tarihli dilekçede; 16 Nisan 2017

    tarihinde yapılmakta olan Halkoylamasında bazı sandıklarda oy zarflarının veya oy pusulalarının

    ilçe seçim kurulu ve sandık kurulu mührü ile mühürlenmediği yönünde bilgiler alındığı, ancak

    söz konusu olayda seçmenin hiçbir kusurunun bulunmadığı, seçmenin iradesinin tam bir şekilde

    yansıması için sandık kurulları tarafından yapılan bir eksikliğin giderilmesi ve söz konusu oy

    pusulalarının ve oy zarflarının sandıklar açılmadan ve sayıma geçilmeden önce herhangi bir

    karışıklığa sebebiyet verilmemesi açısından geçerli sayılıp sayılamayacağı yönünde ivedilikle bir

    karar verilmesi istenilmiş olmakla, konu incelenerek;

    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

    2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının;

    67. maddesinin;

    Birinci fıkrasında; “Vatandaşlar, kanunda gösterilen şartlara uygun olarak seçme, seçilme

    ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına

    katılma hakkına sahiptir.”

    İkinci fıkrasında; “Seçimler ve halkoylaması serbest, eşit, gizli, tek dereceli, genel oy,

    açık sayım ve döküm esaslarına göre, yargı yönetim ve denetimi altında yapılır. Ancak, yurt

    dışında bulunan Türk vatandaşlarının oy hakkını kullanabilmeleri amacıyla kanun, uygulanabilir

    tedbirleri belirler.”

    79. maddesinin;

    Birinci fıkrasında; “Seçimler, yargı organlarının genel yönetim ve denetimi altında

    yapılır.”

    İkinci fıkrasında; “Seçimlerin başlamasından bitimine kadar, seçimin düzen içinde

    yönetimi ve dürüstlüğü ile ilgili bütün işlemleri yapma ve yaptırma, seçim süresince ve seçimden

    sonra seçim konularıyla ilgili bütün yolsuzlukları, şikâyet ve itirazları inceleme ve kesin karara

    bağlama ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin seçim tutanaklarını ve Cumhurbaşkanlığı

    seçim tutanaklarını kabul etme görevi Yüksek Seçim Kurulunundur. Yüksek Seçim Kurulunun

    kararları aleyhine başka bir mercie başvurulamaz.”

    90. maddesinin beşinci fıkrasında; “Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası

    andlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa

    Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin

    milletlerarası andlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle

    çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası andlaşma hükümleri esas alınır.”

    298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un

    14. maddesinin birinci fıkrasının bir ve ikinci bentlerinde; “Yüksek Seçim Kurulunun

    görev ve yetkileri şunlardır:

    1. Seçimlerde, içine oy pusulası konulacak olan zarfların, icabında her seçim için başka

    başka renk ve ölçüde olmak ve gerek piyasada, gerek Devlet Malzeme Ofisince imal edilen

    veya ettirilen veya depolarında bulunan zarfların renklerinden ve ölçülerinden farklı ve

    kağıdında “Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu” filigranı bulunmak üzere, yeteri kadar

    özel zarf imal ettirmek ve bu imalatı, kağıt hamurundan başlıyarak zarfın, imaline ve teslim

    alınmasına kadar olan safhalarını; yapılacak işin hacmi, süresi ve niteliği dikkate alınarak

    belirleyeceği kendi üye veya üyelerinin veya imal ve teslim yerinde yetki vereceği ilçe seçim

    kurulu başkanının, il seçim kurulu başkanı ya da üyesi hakim veya hakimlerinin devamlı gözetim

    ve denetimi altında yaptırmak ve bu zarfları il seçim kurullarına, her ilin ihtiyacına yetecek

    sayıda, alındı belgeleri karşılığında göndermek,

    2. Özel zarfların imali için gerekli “Türkiye Cumhuriyeti Yüksek Seçim Kurulu” filigran

    kalıpları ile zarf ölçü kalıplarını yaptırıp gerekli miktarda kağıt ve zarf imalinden sonra

    saklamak,

    Katlanıp bir kenarı yapıştırıldıktan sonra zarf haline gelebilen “Türkiye Cumhuriyeti

    Yüksek Seçim Kurulu” filigranını taşıyan birleşik oy pusulalarını, her (400)’ü ve her (400)’lük

    paketi, aynı numarayı taşımak üzere bastırmak ve her sandık için bir paket, ilçe seçim kurullarına

    zamanında ulaştırmak”

    23. maddesinde; “Sandık kurulu üyelikleri aşağıdaki şekilde belli edilir:

    İlçe seçim kurulu başkanı, o seçim çevresinde seçime katılan ve ilçede teşkilatı bulunan

    siyasi partilerden, son milletvekili genel seçiminde o ilçede en çok oy almış olan beş partiye, her

    sandık için birer asıl ve birer yedek üye adını beş gün içinde bildirmelerini tebliğ eder.

    Bu yoldan tespit edilen sandık kurulu üye sayısı beşten az olduğu takdirde, eksik kalan

    üyelikler, aynı şartları taşıyan diğer siyasi partilerden, aldıkları oyların büyüklük sırasına göre,

    aynı usulle tamamlanır.

    Oylarda eşitlik halinde ad çekilir…”

    24. maddesinde; “Sandık kurulları Yüksek Seçim Kurulunca tespit ve ilan edilen tarihte

    kurulur.

    Bu kurulların asıl ve yedek üyeleri, her seçim çevresinin yerel özellikleri gözönüne

    alınarak Yüksek Seçim Kurulunca tespit edilecek tarihlerde göreve başlarlar ve sayıma ilişkin

    evrak ve belgeler ilçe seçim kuruluna teslim edilinceye kadar aralıksız çalışmaya devam

    ederler…”

    “Oy verme araçları ve teslimi” başlıklı 68. maddesinin yedinci fıkrasının üçüncü

    bendinde; “ İlçe seçim kurulu mühürü ile mühürlenmiş ve oy pusulalarının konulmasına mahsus

    zarfları havi bir paket,”

    77. maddesinde; “Sandık kurulu başkanı, oy verme işlerine başlamadan önce, sandığın

    boş olduğunu hazır bulunan sandık kurulu üyeleri ile müşahitler önünde tespit ederek sandığı

    kapatır, mühür bozulmadan açılamıyacak şekilde sandık mühürü ile mühürler.

    Birleşik oy pusulası kullanılan seçimlerde, (Katlanıp zamklı kenarı yapıştırılarak

    kapatılmak suretiyle zarf haline getirilen birleşik oy pusulaları) bu Kanunda (zarf) deyimi geçen

    hallerde zarf olarak kabul edilir.

    Şu kadar ki, zarflar için öngörülen çift mühür bulunmasına ilişkin hükümler birleşik oy

    pusulalarına uygulanmaz.

    Sandık kurulu, and içme, sandığı yerleştirme, kapalı oy verme yerini düzenleme işlerini

    bitirdikten sonra, hazır bulunanlar önünde, birleşik oy pusulalarını sayar, her birinin üzerine,

    sandık kurulu mühürünü basar, böylece üzerinde sandık kurulunun mühürü bulunan birleşik oy

    pusulalarının sayısını tesbit eder. Birleşik oy pusulası kullanılmayan seçimlerde, ilçe seçim

    kurulu başkanından teslim alınan ve ilçe seçim kurulu başkanlığı mühürünü taşıyan özel zarfları

    sayar, her birinin üzerine sandık kurulu mühürünü basar, böylece üzerinde biri ilçe seçim

    kurulunun, diğeri sandık kurulunun mühürleri bulunan çift mühürlü özel zarfların sayısını tespit

    eder.

    Sandık kurulu, bu madde gereğince yaptığı işlemleri tutanak defterine geçirip imzalar.”

    86. maddesinin birinci fıkrasında; “Onaylı sandık seçmen listesinde yazılı her seçmen, oy

    verme yetkisine sahiptir.”

    95. maddesinde; “Sayım ve döküm açık olarak yapılır. Oy verme yerinde hazır bulunanlar

    sayım ve dökümü takip ederler.

    Kurul, faaliyetinin selamet ve düzeni bakımından, sayım ve döküm masası etrafında boş

    kalması gereken kısmı, bir karar ile belirtir ve bu kısım etrafında (İp germek gibi) hazır

    bulunanların bu işlemleri takip etmelerine engel olmıyacak tedbirleri alabilir.”

    96. maddesinde; “Sandık, 89 uncu maddenin son fıkrası uyarınca Yüksek Seçim Kurulu

    tarafından başka bir süre konulmamış ise saat 17.00’den önce açılamaz. Oy verme işi bitince

    kurul başkanı bunu yüksek sesle ilan eder. Masa üzerinde,sandıktan başka ne varsa kaldırılır. Oy

    vermenin bittiği saat tutanak defterine geçirilir.

    Bundan sonra, sandık seçmen listesinde yazılı seçmenlerin toplamı ile adları hizasındaki

    imza veya parmak izleri sayılarak oy vermiş olanların toplamı tesbit edilir ve tutanağa geçirilir.

    Netice yüksek sesle ilan edilir.

    97. maddesinde; “Oy zarflarından veya birleşik oy pusulalarından kullanılmayanlar

    sayılır, oylarını veren seçmen sayısına eklenir ve böylece kurula teslim edilen zarf veya birleşik

    oy pusulaları toplamına uygun olup olmadığı tespit edilir. Kullanılmayan zarflar veya birleşik oy

    pusulaları bir paket halinde mühürlenir ve üzerine sayısı yazılır.

    Bundan sonra, sandıktan çıkacak oy pusulalarının konmasına mahsus torbanın boş olduğu

    tespit edilir. Bütün bu işlemler tutanağa geçirilir.”

    98. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında; “Sandık, yukarıdaki maddelerde belirtilen iş ve

    işlemler tamamlandıktan sonra, oy verme yerinde hazır bulunanların gözü önünde, sandık kurulu

    başkanı tarafından açılır.

    Sandıktan çıkan zarflar, sandık kurulu başkanı tarafından yüksek sesle iki defa sayılır. İki

    sayım arasında fark olursa, üçüncü sayım yapılarak sonucuna göre işlem yapılır ve o seçimde

    kullanılan toplam zarf sayısı tespit edilir. Tespit edilen zarf sayısı, o seçim türüne ait özel

    tutanağın ilgili yerine işlenir.”

    101. maddesinin birinci fıkrasının 3. numaralı bendinde; “Arkasında sandık kurulu mührü

    bulunmayan,

    birleşik oy pusulaları geçerli değildir.”

    3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanunun 3.

    maddesinde; “Halkoyuna sunulma işlemleri, Yüksek Seçim Kurulunun yönetim ve denetiminde

    seçim kurullarınca yürütülür.

    Yüksek Seçim Kurulu, Anayasa değişikliklerinin halkoyuna sunulması için bütün

    tedbirleri alır ve hazırlıkları yapar. Kurul, halkoylamasının sağlıklı ve düzenli bir şekilde

    gerçekleşmesini sağlamak amacıyla gerekli ilke kararlarını almaya yetkilidir.”

    hükümleri yer almaktadır.

    Bu yasal düzenlemelerin uygulamasına ilişkin 16 Nisan 2017 Pazar günü yapılacak

    halkoylamasının sağlıklı ve düzen içinde yürütülüp sonuçlandırılması ve yurt genelinde

    uygulamada birliğin sağlanması amacı ile hazırlanan ve 14/02/2017 tarihli, 29979 sayılı Resmî

    Gazete’de yayımlanan Yüksek Seçim Kurulunun 14/02/2017 tarihli ve 2017/97 sayılı kararı ile

    kabul edilen “Sandık Kurullarının Oluşumu, Görev ve Yetkilerini Gösterir 135/I sayılı

    Genelge”nin 43/c maddesinde de aynı uygulama kabul edilmiş ve arkasında sandık kurulu mührü

    olmayan birleşik oy pusulalarının geçerli olmayacağı belirtilmiştir.

    Serbest ve demokratik seçim hakkı, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi Ek 1 No.lu

    Protokolün 3. maddesi ile güvence altına alınmıştır.

    Ek 1 Protokol 3. madde, sadece milletvekili seçimine ilişkin seçme hakkını düzenlemekle

    birlikte özü itibariyle serbest seçim hakkını önemsemekte ve koruma altına almaktadır. Zira söz

    konusu hak, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine göre “gerçekten demokratik siyasal bir rejimin

    temel ilkelerinden biridir”. Mahkeme “aktif” ve “pasif” seçim hakkı, yani seçime oy kullanarak

    katılma hakkı ile seçimlerde aday olma hakkı arasında ayrıma gitmektedir. “Pasif” seçim hakları,

    oy kullanarak katılma hakkı olan “aktif” haklara göre daha az korunmaktadır. Oy kullanma

    hakkı, kişinin devlet yönetimine katılmasını sağlayan haklardandır. Bu nedenle, öğretide oy

    kullanma hakkı “katılma hakkı” olarak kabul edilmektedir.

    Anayasa ve Uluslararası Sözleşmeler ile koruma altına alınan temel bir hakkın

    kullanılması sırasında uyulması gereken kurallara aykırı davranılması halinde, somut olayla ilgili

    olarak yapılacak olan değerlendirmede; hakkın özünün korunması ve normun yorumunun,

    gerçekleşmesi beklenilen amaçla uyumlu olması gerekir.

    Asıl olan temel bir hakkın korunması olup, hakkın kullanılmasına ilişkin belirlenen usul

    kuralları hakkın güvenli bir şekilde kullanılmasını temin eden araç niteliğindedir. Bireye tanınan

    hakkın güvenli şekilde kullanıldığının tespit edildiği hallerde, hakkın kullanılmasının

    korunmasına yönelik bir araç olan usul hükümlerinden birine aykırılığın, hakkın özünü ortadan

    kaldıracak şekilde yorumlanması mümkün değildir.

    298 sayılı Kanunun, seçim süreci ve oy verme gününe ilişkin yukarıda yer alan hükümleri

    birlikte değerlendirildiğinde,seçimlerin güven içinde yapılması, seçmen iradesinin tam olarak

    belirmesi açısından aşamalı ve birden fazla kontrol mekanizması öngörüldüğü anlaşılmaktadır.

    Seçim güvenliğinin tek bir usul işlemine bağlanmadığı, aksine birden çok mekanizmayla bu

    güvenliğin temininin amaçlandığı görülmektedir. Nitekim, seçimlerde kullanılan oy pusulası ve

    zarfların sadece Yüksek Seçim Kurulu tarafından ve filigranlı olarak üretileceği, zarfların

    üzerinde Yüksek Seçim Kurulu logosunun yer alacağı, zarfların ve oy pusulalarının mühürlü

    paketlerle ilçe seçim kurullarına ulaştırılacağı, zarfların önce ilçe seçim kurulu mührü ile

    mühürleneceği, yine oy pusulası ve zarflarının yukarıda belirtilen hükümler çerçevesinde

    oluşturulan sandık kurullarına mühürlü paket olarak teslim edileceği, paketlerin, beşi siyasi parti

    temsilcilerinden oluşan yedi kişilik sandık kurulunun huzurunda ve birlikte açılacağı, bu kurulca

    teslim alınan oy pusulası ve zarflarının sayısının tespitine ilişkin tutanak düzenleneceği, oy

    pusulalarının ve zarflarının sandık kurulunca mühürleneceği, oy verme işleminin belirlenen

    saatte bitmesinden sonra kullanılmayan oy pusulası ve zarflarının sayılarak tespitinin yapılacağı,

    sandıktaki oy zarflarının sayısının belirleneceği, kullanılan oy zarfları ile oy kullanan seçmen

    sayısı ve artan zarf sayısının sayılarak sağlamasının yapılacağı, tüm bu işlemler bittikten sonra oy

    sayım işlemine geçileceği, oy sayımının, parti müşahitleri ve vatandaşların izlemesine olanak

    sağlayacak şekilde gerçekleştirileceği, sayım işlemleri tamamlandıktan sonra sandık kurulunca

    ıslak imzalı olarak tutanağa bağlanacağı, tutanak örneğinin sandık kurulunun siyasi partili

    üyelerine ve talep halinde sandık kurulunda temsil edilmeyen diğer siyasi parti müşahitlerine de

    verileceği ayrıntılı olarak düzenlenerek seçim güvenliği, birden çok yöntemle denetlenerek

    teminat altına alınmıştır.

    16 Nisan 2017 tarihinde gerçekleşmekte olan oy verme işlemleri sırasında, münferit de olsa

    bazı sandıklarda, Yüksek Seçim Kurulunca gönderilen ve sahte olarak benzerlerinin

    üretilmesinin engellenmesi amacıyla sandık kurullarına filigranlı olarak teslim edilen oy zarfları

    ve pusulalarının sandık kurullarınca mühürlenmeden seçmenlere verildiği, kullanılan oy zarfları

    ve pusulalarının Yüksek Seçim Kurulunca gönderilen filigranlı oy pusulası ve zarfları olduğu, oy

    pusulası ve zarflarının mühürlenmemesinin sandık kurulunun ihmali veya hatasından

    kaynaklandığı, bu sorunun yaşandığı sandıkların bağlı olduğu bazı ilçe seçim kurulları tarafından

    Kurulumuza şifahi olarak iletilmiştir.

    Münferit de olsa bazı sandık kurullarının 298 sayılı Kanunun 77. maddesinin dördüncü

    fıkrasındaki görevini yapmaması, netice itibariyle yukarıda özetlenen usule uygun olarak sandık

    kurullarına ulaştırılan oy pusulası ve zarf kullanılmak suretiyle gerçekleşen oylamada, seçmene

    yüklenebilecek bir kusur olmamasına rağmen Anayasal hakkını kendisinden beklenen

    yükümlülüklere uygun olarak kullanan seçmenin oyunun geçerli sayılmamasının, yönetime

    katılma hakkının özünü ortadan kaldıracak bir sonuç yaratacağı açıktır.

    Oy kullanma işleminin; oy güvenliğini sağlamaya yönelik ve sahte oy kullanılmasını

    engellemek amacıyla getirilen kontrol mekanizmalarına uygun olarak, Yüksek Seçim Kurulunca

    üretildiğinden kuşku bulunmayan oy pusulası ve zarf kullanılarak gerçekleşmesi halinde, sandık

    kurulunca mühürleme işleminin yapılmaması tek başına seçmenin oyunun geçersiz sayılması için

    yeterli değildir. Aksine bir uygulama, bu hakkı korumak için getirilen ve araç niteliğinde olan

    usul kurallarından sadece birinin ihlalinin, hakkın özünü ortadan kaldıracak şekilde uygulanması

    sonucunu doğurur ki; bu sonuç, beklenilen amaca aykırıdır.

    Bu nedenledir ki, Yüksek Seçim Kurulunca geçmiş yıllarda istikrarlı olarak, Yüksek

    Kurul tarafından gönderildiğinde şüphe bulunmayan hallerde, sandık kurullarının hata veya

    ihmali sonucu mühürlenmeyen oy zarfı ve oy pusulası ile seçmene kullandırılan oyların geçerli

    olduğu kabul edilmiştir.

    Sandık seçmen listesinde yazılı herkesin oy kullanma hakkı bulunmaktadır. Anayasanın

    67 ve 90/5. maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Ek 1 No.lu Protokolün 3. maddesi

    birlikte değerlendirildiğinde, sandık kurullarının hata veya ihmali sonucu mühürlenmeyen oy

    zarfı ve oy pusulası ile kullandırılan oyların geçerli kabul edilmesi gerektiği sonucuna

    ulaşılmıştır.

    S O N U Ç: Açıklanan nedenlerle;

    1- Yüksek Seçim Kurulu tarafından gönderildiğinde şüphe bulunmayan hallerde, sandık

    kurullarının hata veya ihmali sonucu mühürlenmeyen oy zarfı ve oy pusulası ile kullandırılan

    oyların geçerli kabul edilmesi gerektiğine,

    2- Hata veya ihmali tespit edilen sandık kurulu başkan ve üyeleri hakkında ilgili seçim

    kurullarınca yasal gereğinin takdir ve ifası için suç duyurusunda bulunulması gerektiğine,

    3- Karar örneğinin Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce www.ysk.gov.tr adresinde

    yayınlanmasına ve il – ilçe seçim kurulu başkanlıklarına Kurum içi elektronik posta ile

    iletilmesine ve Yüksek Seçim Kurulu kurumsal portalında yayımlanmasına,

    16/04/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi


    Yorumlar



    İlgili Haberler