• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    4 Kasım, “Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü” Olsun!
    4 Kasım, “Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü” Olsun!
    4 Kasım 2017 10:52
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    HDP 4 Kasım’ı Meclis’e taşıdı.

     

    HDP Mardin Milletvekili Mithat Sancar, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile birlikte 9 milletvekilinin tutuklandığı tarih olan 4 Kasım’ın “Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü” olarak tanınmasına dair bir kanun teklifi sundu.

     

    HDP Milletvekili Mithat Sancar’ın kanun teklifinde şunlar yer aldı:

     

    GENEL GEREKÇE

    Türkiye’de sivil siyaset militer ve paramiliter müdahalelerle sıkça engellenmiş veya engellenmeye çalışılmıştır. Kabaca Anayasa’nın tanıdığı egemenlik yetkisini kullanan yasal ve meşru iktidarı ele geçirmek için yapılan yasa dışı hareketler olarak tanımlanan darbelerle Türkiye’de demokrasi kesintiye uğramıştır. Halkın iradesiyle göreve gelen kişiler görevlerinden uzaklaştırılmış, tutuklanmış, hatta idam edilmişlerdir.

    Demokratik siyasete müdahaleler, askeri yapının emir komuta zinciri içinde veya yine askeri yapı içinde olmakla beraber, düşük rütbeli subayların tertibiyle komuta kademesi devre dışı bırakılarak gerçekleştirilebilir. Bununla beraber darbelerin paramiliter güçlerin kullanılmasıyla veya hukuk dışı yollarla yapılması da mümkündür. 29 Mart 2009 yerel seçimlerinin hemen ardından başlayan ve dalga dalga devam eden KCK operasyonlarıyla BDP’li siyasetçiler, belediye başkanları, başkan yardımcıları ve belediye meclis üyeleri gözaltına alınıp tutuklanmışlardır. 7 Haziran 2015 genel seçimleri sonrasında operasyonlar yeniden alevlenmiştir. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL marifetiyle atanan kayyumlarla çok sayıda seçilmiş belediye eş başkanı ve meclis üyesi görevden alınmış, tutuklanarak cezaevine gönderilmişlerdir. Bu süreçte HDP’nin bileşeni olan DBP’li 106 belediyeden 89’una kayyum atanmış, 86 belediye eş başkanı tutuklanmıştır.

    4 Kasım 2016 günü ise 5 milyonu aşkın insanın oyuyla parlamentoya giren ve Türkiye’nin üçüncü büyük partisi olan HDP’nin eş genel başkanları ve grup başkan vekillerinin de aralarında olduğu 15 milletvekiline yönelik operasyon gerçekleştirilmiştir. 10 milletvekilinin tutuklandığı bu operasyonun ardından çeşitli zamanlarda gerçekleştirilen başka operasyonlarla HDP’li milletvekilleri tutuklanmaya devam etmiş, son olarak CHP’li bir milletvekilinin de tutuklanmasıyla sivil siyasete müdahale muhalif partilere yönelik hale gelmiştir. Demokratik siyaset karşıtı bütünlüklü bir siyasi ve hukuki operasyonun ürünü olan bu tutuklamalar, bir sivil darbeye işaret etmektedir.

    Yerinden demokrasinin güçlendirilerek insanların yönetime doğrudan katılımı için mücadele eden, özgürlükçü ve eşitlikçi bir demokrasinin inşası için çalışan HDP’ye yönelik bu saldırılar, demokratik siyasetin tamamına, muhalefete ve toplumun hak arayışına yönelik bir saldırı ve Türkiye demokrasisinde kara bir lekedir. Yine bu saldırılar, Türkiye’de yapılmış ve yapılacak seçimleri anlamsızlaştırmakta, halkın iradesini yalnızca iktidar lehine olduğunda tanımaktadır.

    Bugüne dek Türkiye’nin demokrasi tarihini gölgeleyen darbe kültürü karşısında darbelerle hesaplaşarak demokratik bir yaşamın tercih edilmesi gerekmektedir. Bu tercih ise demokratik sistemin araçları olan tüm temsili ve doğrudan demokrasi mekanizmalarına, meclislere sahip çıkmakla mümkündür. Demokratik usullerle seçilen temsilcilerin sahiplenilmesi, toplumun çoğulcu yapısının, siyasi iradesinin, hak arama mücadelesinin sahiplenilmesiyle beraber, hukuk devletinin tesisi, yasama, yürütme ve yargı işlevleri arasında dengeye davet anlamına gelmektedir.

    İşlevini gün geçtikçe kaybeden ve yürütme karşısında zayıflayan yasama organının yeniden güçlendirilmesi, Meclis üzerindeki tekçi vesayetin kaldırılması, belediyelerin kayyum vesayetinden kurtarılarak halkın yasal, meşru temsilcilerine teslim edilmesi ve benzeri gayrımeşru ve hukuka aykırı müdahalelerin bir daha yaşanmaması için, demokrasi tarihimizde kara bir leke olan 4 Kasım gününün Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü olarak tanınmasını teklif ediyorum.

     

    MADDE GEREKÇELERİ

    Madde 1- 4 Kasım gününün “Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü” olarak tanınmasını öngörmektedir.

    Madde 2- Yürürlük maddesidir.

    Madde 3- Yürütme maddesidir.

     

    4 KASIM GÜNÜNÜN TUTUKLU SEÇİLMİŞLERE ÖZGÜRLÜK GÜNÜ OLARAK TANINMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ

    Madde 1       4 Kasım Tutuklu Seçilmişlere Özgürlük Günü olarak belirlenmiştir.

    Madde 2–       Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

    Madde 3–       Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.


    Yorumlar



    İlgili Haberler