• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    4 MAYIS 1937-38 DERSİM KATLİAMI

    CHP Kurmayları ile TBMM’nin Bakanlar Kurulu’na aldırdığı kararla, 4 Mayıs 1937′de Dersim katliamı emri verildi. Katliamın hazırlıkları yapılmış, operasyon planlanmıştı. Sıra uygulamaya gelmişti artık. Kürdistan’da, özellikle de Dersim’de bir katliam daha yapılacaktı. Devletin resmi belgeleri katliamı örgütleyenlerin Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal, Başbakan İsmet İnönü, Celal Bayar ve Fevzi Çakmak ile bölgede görevli vali, askeri komutanlar ve diğer yetkililer olduğunu açık olarak ortaya koymaktadır. Atatürk’ün emri ile başlayan bu katliam sırasında büyük trajediler yaşandı ve mağaralara sığınan insanların üzerine kimyasal bombalar atıldı. Kutu deresi kan aktı, askerler kendi aralarında hamile kadınların üzerine kumar oynadı, karnındaki çocuk kız mı erkek mi diye kadınların karınları kasatura ile deşildi ve bakıldı. Öyle bir vahşet yaşandı ki, hangisini anlatayım

     

    Atatürk’ün manevi kızı Sabiha Gökçen hatıratında, “ben onlara bomba yağdırırken hiç acımıyordum, çünkü onlar bizden değildi” diye yazma cüretini göstermiştir. Bunları Kemal Kılıçdaroğlu’na hatırlatmakta fayda var, ne de olsa bunlar şimdi genel başkanı olduğu partinin eserleridir.

     

    Devlet nasıl ki 1925 Şeyh Said isyanı sırasında Alevi Kürtlerin desteğini kesmek için binbir yalan dolanla, Osmanlı’dan kalma ayak oyunları ile, “Şeyh Said Sünni’dir, şeriat devletini kurar, bütün Alevileri katleder” diyerek Kürtleri ikiye bölmüş ve 1925 isyanına Alevilerin destek vermesini engellemişse, daha önceden planladığı gibi aynı oyunu 1937′de de sahnelemiştir. Bu sefer de Seyid Rıza’nın isyanı sırasında Sünni Kürtler’e “bunlar Kızılbaştır, mum söndü yaparlar, karanlıkta kim ellerine düşerse onunla yatarlar, bunların kestiği hayvan eti bile yenilmez, siz bunlarla nasıl beraber olursunuz” diyerek Kürtleri bir kez daha ayrıştırdılar. Ölüm politikalarını istedikleri gibi sergilediler. Emperyalistlerin vazgeçilmez oyunu ‘böl parçala’ yönteminin en büyük kurbanı Kürtlerdir. Bu oyun defalarca Kürtler üzerinde oynanmıştır. Nasıl ki şimdilerde, “Türk Kürt kardeştir, PKK kalleştir” nidaları atılıyorsa, o zaman da Sünni Kürtlere karşı Alevi Kürtleri, Alevi Kürtlere karşı Sunni Kürtleri kendilerine kardeş yaptılar, desteklediler. Bugün de bu oyun oynanıyor. Yoksa katliamın sorumlusu ve statükonun savunucusu CHP, faşist MHP ve bu iki partiyle Kızıl Elma cephesini oluşturan sol görünümlü İşçi Partisi’ndeki Alevi Kürtler nasıl açıklanabilir?

    Bu yazıyı Seyid Rıza’nın sözleri ile bitirmeli:

    ” Ez nêeskaya zûran û hîleyanê şıma da şira sere, no mî rê bî derd. Mi kî vera şima de çok nêda erd, wa şima rê ki no bibo derd”

    “Ben yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ben de karşınızda diz çökmedim, bu da size dert olsun”


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları