• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Acının Başkenti Korku

    Meydanda soğuk bir Mart rüzgârı eserken, insanlar patlamanın sıcağında kavruluyordu. Daha yeniceydi Güneydoğu ellerinin bir trajediyle sarsılması… Daha canhıraş feryatlar bitmemişti, daha anaların, babaların ve evlatların yüreği henüz soğumamıştı; sıcak, hain bir patlamayla dile geldi iblisin tohumu…

    Ankara, korkunun ve acının başkentlerinden biriydi; Diyarbakır, Silopi ya da Cizre kadar… Sevgide, dostlukta, barışta değil, acıda birleşmişti insanlar…

    Gittiğimiz alışveriş merkezlerinde insanların yüzlerinde tedirgin endişe bulutları korkuyu işaret ediyordu. Kadınlar özellikle sırt çantalı, önü kapalı insanlara aynı irkilten bakışlarla göz atıyorlardı. Yüreklerinde hep bir acaba vardı.

    Otobüs durağındaki kadın durağın epey ilerisinde duruyor, bizlere habire hangi otobüs olduğunu sorup duruyordu.

    —Korkuyorum ağabey ne yapayım. Çocuklarım var daha küçümencik… Dün eşim dediydi, gel AVM’ye gidelim. Alışveriş neyin yapar geziniriz. Yok dedim ağabey. Ya bomba olursa…

    Gün boyu iş yerine gelen herkes acıdan söz edip durmuştu. Peki, bunca acının, zulmün, patlamanın ve katliamların müsebbibi kim ya da kimlerdi ki… Neden,  barış ve kardeşlik dururken savaşa ya da katliama kalkışmak… Ya o Allah’ın barış diline ne oldu? O tasavvuf ehli insan sevgisiyle dolu erenlere ne oldu? Ya ölmek ya da öldürmek dinin neresinde? Hangi kitap, hangi dinin telkini öldürmektir?

    Benim inancım, inanma kaynağım hep insan oldu. Hangi inanç benim insana, doğaya olan inancımdan üstündü ki… İnanıyordum, çünkü ben Anadoluluydum. Anadolu bilgeleri bana hep doğruyu göstermişti. Anadolu’nun neresine gidersem gideyim hep kapısını ve kucağını açan insanlarla karşılaşmıştım. Şimdi o insanlar, o sevgi dolu aileler yok artık. Onları kendilerini zehirledikleri gibi zehirlediler. O zehrin de bir tek panzehri var, o da sevgi. O sevgi ki, hani koşulsuz insanı sevmekle başlayan… İktidar uğruna tüm insanlıktan vazgeçmek kimi çoğaltır ki…

    O inandığımız Tanrı, hiçbir halka ya da zümreye azamet ya da asalet vadetmiyordu. Üstelik bu dünyayı tüm halklar ve hayvanlar dâhil tüm canlılarla paylaşmak zorundaydık. Çünkü ,bu dünya hepimize yeterdi…

    Şimdi tüm ezilen, katledilen, emeği çalınan insanın acısını yüreğimde taşıyorum. Sizin de taşıdığınız gibi…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları