Cizre’de bodrum katında tüm dünyanın gözü önünde katledilen Mehmet Yavuzel ve Rohat Aktaş’ın anneleri, kendilerine adanan bu günde gidip çocuklarının mezarlarına gül bırakacak. Annelerin, Anneler Günü için mesajı ise artık ölümlerin durması ve tüm annelerin acısız günler yaşaması…
Cizre, Silopi, Nusaybin… Bölge’de sokağa çıkma yasakları esnasında ölen onlarca çocuk ve gencin annesi, bu Anneler Günü’ne yüreğinde bir ateşle giriyor…
Yitirdikleri evlatlarının acısı içerisinde olsalar ve Anneler Günü’nü buruk karşılasalar da çocuklarıyla gurur duyan bu annelerden ikisi Şırnak ve Cizre’de katledilen Azadiya Welat Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Rohat Aktaş’ın annesi Meliha Aktaş ile DBP PM üyesi Mehmet Yavuzel’in annesi Hanım Yavuzel.
Kendilerinden koparılan evlatlarının yokluğunda Anneler Günü’ne girecek olan bu anneler, yaşadıkları acıyı ve günün kendileri acısından ne anlam ifade ettiğini anlattı.
Oğlu Mehmet Yavuzel olmadan geçireceği bu ilk Anneler Günü’nün kendisi için acıdan başka bir şey ifade etmediğini dile getiren Hanım Yavuzel, girdikleri bodrumda mahsur kalan oğlunun da aralarında bulunduğu yaralılar için günlerce nöbet tuttu. Yavuzel’in bu nöbet günlerinde Cizre girişlerine barikat kurarak izin vermeyen askerlerden birine yönelik sarf ettiği “Yarın cenazen annene gidecek, annen ne yapar. Yüreği benimki gibi yanmaz mı?” sözleri ise hâlâ hafızalarda.
Yavuzel, “Defalarca birlik olalım dedim. Asker annesine, polis annesine seslendim. Gelin kenetlenelim dedim. Biz Kürtler, biz anneler hep beraber ayağa kalksaydık, Botan’dan Ankara’ya Meclise bir zincir oluştursaydık, o zaman bu Anneler Günü bana zehir olmazdı” dedi.
Yavuzel oğlu katledildikten sonra yaşadıklarını şöyle aktardı: “Elime bir DNA sonucu verdiler. Bir torba da kömür verdiler. Orada bulunan kadınları, gençleri, çocukları canice katlettiler. Her gün mezarına gidiyorum. Ben artık sadece Mehmet’in değil, bütün Kürdistan ciwanlarının annesiyim. Rohatların, Dersimlerin annesiyim. Hepsi benim Mehmet’im. Bu Anneler Günü’nde de onlar bana gelemeyecek ama ben onlara gideceğim. Başlarına mumlar dikip, çiçekler bırakacağım mezarlarına. Ben bütün şehitlerin annesiyim artık. Oğlumun mücadelesi oradaki sivil halk içindi. Ben de oğlumun mücadelesini devam ettireceğim.”







