• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    ACIYI DÜŞLERE YAZAN ANIMSAMALAR

     

    Tuhaf duyguların cenderesinde kıvranırken uyuma ve uyanık kalma halleri arasında gidip geliyorum. Fırtınalı hayatları kovalayanlar yalnız kalmaya gelemezler. Çünkü anıları acılarını kanatır durmaksızın…  Yıllar önce trafik kazasında annemi yitirmeme rağmen canlıymış gibi bir his var hala içimde… Yanı başımda sevgiyle benimle konuşmaya başladı. Birden o ölümün toleranslı anında ürperdim sevinçle!

    Heyecanlı yüreğim davul ritminde… “Anne,” dedim. “Sana olan bağımlılığım her türlü tiryakiliğin çok çok ötesinde… Neden bana öyle sezgisel acımalarla bakıyorsun?”

    Sitemkâr bir gülümseme belirdi yüzünde. “Bak oğul…” diyerek söze başladı. “Siz neden suyun yüzeyinden ürküyorsunuz ki! Evet, anlam verebiliyorum bir yönüyle tedirginliğinize. Çünkü yazgılarınız gibi yarenlik ettiğiniz sular da taşkın, berrak ve heybetli olsa da hayatlarınız, tercihlerinizle orantılı değil!”

    Devam etti bilgece konuşmasına.. “Lakin biz sizleri suyun dibindeki ferahlığı, dinginliği görenler olarak biliyoruz. Suya gönül rahatlığıyla teslim ediyoruz sizleri… Taşkında olsa da sular anaların yüreğiyle duygudaştır! Neden bu kadar karamsarsınız kendinize?”

    Sonra hırsla ayağa kalktı gözlerimin önünde. Suyun yüzeyine basa basa kararlıca yürüdü. Ufuk çizgisindeki güneş ışığına doğru ve ansızın ışıkla bütünleşti asice!

    Bense derin bir koma halinde yaşamdan an çalmanın şaşkınlığını yaşıyordum sadece… Ölü olan bedenler, diri olan annelerin ruhu muydu yoksa? Belki de anın insanla olan ilişkisi içinde biz öksüzüydük bilinçli zamanın… Tutsağıydık statik mekânın!

    Gözyaşlarında saklı sorular ısırıyor beynimi!

    İnsanın kendini farklı bir gerçekliğe inandırması saplantısı mı benimki? Yoksa  “O ölürken bile sevdi sevdikleri yaşarken mi öldü!”

    Doğrucu içgüdümüzle alternatif gerçekliği, sevgide yakalama ve yaratma olasılığımız hala var mı?

    Yoksa duygusal bir disipline mi gereksinimimiz var!

     

    Kararsız karakterlerle yürüme güçlüğü mü bizimkisi?!  “Sıradan insanların hayal güçleri çıkarları” olduğu için mi bu kadar tökezliyoruz yaşam serüvenimizde!

    Terli bir tebessümle gözyaşlarımı tadarak doydum acıya… Uykunun ruhunu emdim. Anne özleminin kokusunu içtim süt tadında. Rüya yazıcısı rolü düştü payıma; hemen kaleme sarıldım… Anne avuntusunda birkaç sözcüğe sığındım çocukluktan kalma huyumla! Anneler ölümsüzdür; ruhları koruyucu melekler olarak kalplerimizde bizlerde yaşıyor ve her salise hemen yanı başımızda can katıyor!

    Biz onların bir parçasıyız. O yüzden ölüm annelere işlemiyor. Onlar ölümlerde bile ölümsüzleşebiliyor. Azade onlar… Yaşam doğuruyorlar.

    Buruk bir anımsama canımı acıttı. 22 Aralık’lar hep benden birçok beni eksiltir. Annemin onuncu ölüm yıldönümü bugün… Yine bir ben daha eksildim benden!

     

    “Sadece sevgiye tutunacak gücü olan yaşar.”Theodor W. Adorno


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları