• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Adalet yürüyüşünde finale doğru

    CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun başlattığı Adalet Yürüyüşü finale yaklaşırken siyaset cephesinde gerilim de tırmanmaya başladı.

    Ankara kulislerini iyi takip eden ve iktidarın derin stratejileri konusunda analizler yapan Yeniçağ yazarı Ahmet Takan, Erdoğan’ın yürüyüşten son derece rahatsız olduğunu, etkisini kırmak için sürekli araştırmalar yaptırdığını yazdı.

    İktidar yandaşı yazar Ersoy Dede, yürüyüşçülerin İstanbul’a ulaşamayacağını, emniyet güçleri tarafından İzmit gişelerinde önlerinin kesileceğini alaycı bir üslupla açıkladı.

    CHP, tarihinde ilk kez bir sivil itaatsizlik eylemi düzenliyor. Kılıçdaroğlu yürüyüşten sonra ulusalcı refleksleri bir yana bırakırsa, demokratik zeminin inşasında çok önemli bir şans yakaladı.

    Daha önce de yazmıştık, bir kez sokağa çıkmaya başladığınızda sokak sizi alır başka bir menzile götürür. Çıkarken murat ettiğiniz şey, sokakta bambaşka anlamlar kazanır. Adalet yürüyüşü için de geçerli bu…

    CHP’nin salt kendi milletvekili ile sınırlı tuttuğu bir yürüyüş, toplumun demokrasi susuzluğuyla bütünleşerek Gezi Direnişi tarzı bir eyleme dönüşmeye başladı. Bunda CHP’nin özellikle tutuklu HDP milletvekillerini görmezden gelen tavrına yönelik eleştirilerin de büyük payı var. Çünkü ortada çok bariz bir çifte standart vardı ve bu haliyle Adalet Yürüyüşü’nün çok da adaletli olmadığı tarihe not olarak düşülecekti.

    Gezi’nin de Adalet Yürüyüşü’nün de gösterdiği bir şey var; kim hangi niyetle yola çıkarsa çıksın artık toplumun farklı kesimleri aynı zeminde yan yana durarak ortak demokrasi talebini aynı kararlılıkla savunuyor. Yeni bir siyaset üslubu bu. Belki de Türkiye’nin Rönesans’ı bu dip dalgadan hâsıl olacak.

    Nitekim HDP de daha önce Kandıra’dan yürüyüşe katılacağını açıklamıştı. HDP eski Eş Genel başkanı Figen Yüksekdağ’ın kaldığı cezaevi önünde basın açıklaması yapmak isteyen HDP milletvekilleri her zamanki gibi polisiye yasaklarla engellendi.

     

    önder yazı görsel

     

    HDP’liler gerilimi tırmandırmayarak güçlü bir temsille Adalet Yürüyüşü’ne katıldılar.  Tarihte ilk kez CHP ile HDP’yi bu düzeyde bir temsille bir eylemde yan yana gördük.

    Devam eder mi etmez mi bilinmez ama Türkiye’nin en umut vaat eden demokrasi fotoğrafıydı bu. Türkiye’nin geleceği bu görüntünün istikrar kazanmasına, eski fobilerin yıkılmasına bağlı. Türkiye’de CHP tabanı ile HDP tabanının demokrasi zemininde buluşması çok büyük ve baş edilmesi çok zor bir sinerji yaratacak. İktidarın asıl korktuğu şey de bu bence.

    CHP bu yürüyüşten böylesi bir yenilenme ile çıkar mı?

    Bunu söylemek için erken. Bu biraz da Adalet Yürüyüşü’nün CHP’de yaratacağı tartışmalara bağlı.

    Adalet yürüyüşünün toplumsal etkisini kırmak için OHAL döneminin ilk günlerinde gördüğümüz bir baskı furyası gelebilir, yürüyüş polisiye önlemlerle engellenmek istenebilir, bazı derin güçler provokasyon düzenleyebilir ama Heraklitios’un dediği gibi “bir derede iki kez yıkanmaz.”

    Eğer bir partinin iktidar kalmasının tek yolu da OHAL koşulları ise buradan kimse ihya olmaz. Yoktur bir örneği…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları