• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Adalet

     

    Chp milletvekili Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasının ardından ana muhalet lideri ve Chp Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara’dan başlayarak İstanbul Maltepe’ye, Berberoğlu’nun bulunduğu cezaevine kadar yürüme kararı aldı.

    Yürüyüşün adı da “adalet” olarak belirlendi.

    İlk günden beri (ki uzun zamandır da farklı değil) samimi bulmadığım bu yürüyüşe bugün Hdp heyeti de Eş Başkan Figen Yüksekdağ’ın kaldığı Kandıra cezaevinden itibaren Chp heyetine eşlik etme kararı aldı.

    İlk baştan beri adalet temsiliyetinin sınırlı olduğu, herhangi bir deklarasyon veya manifestonun yayınlanmadığı bu yürüyüşe katılmak Hdp açısından akla mantığa uyan bir gerekçeye sığmıyor.

    Adalet geniş anlamı içinde barındıran bir kelime… Yerine göre de emirdir. İçi doldurulmalıdır, toplumu kapsayıcı taleplerde bulunup hükumeti doğru adımlar atmaya ikna edici bir politika izlenmelidir. Pazartesi akşamı twitter’dan Hdp’nin yürüyüşe katılmasıyla ilgili “umarım sembolik olarak bir iki saatlik ziyarettir” mesajı paylaştım. Kadirşinas iki dostum bana sitemlerini iletirken; “En başından beri beraber yürümelilerdi, yürüyorlar yaranamıyorlar” minvalinde beni eleştirdiler.

    Bu yürüyüşün ardından ne olacak sorusu, aklımı kemiren ilk soru diye onlara ilettim, adalet mi gelecek?

    Hayır, gelmeyecek.

    Eğer Chp heyeti sadece yürüyerek Maltepe’ye ulaştıktan sonra bir açıklama yapıp dağılacaksa bu yürüyüşün bir anlam ifade etmediğini düşünüyorum. Şu an, aklıma gelen en etkili yöntem Maltepe cezaevinin önünde okunacak bir deklarasyonla demokratik taleplerde bulunmaktır, ardından süresiz-dönüşümsüz oturma eylemiyle devam edilmelidir.

    Süre kısıtlı, İstanbul’a yaklaşılıyor, bu deklarasyon sadece Chp heyetinin adını koyacağı taleplerden elbette oluşmamalı. Tüm Stk’lardan yardım alarak, toplumun her kesimine dokunan bir talep listesi hazırlanmalı.

    Sosyal medyada bunun an be an takibi yapılarak çağrıyı dile getirmeliyiz. Bunu biz yapmalıyız.

    İki yıl önce Fransa’daki gece eylemlerinin başlangıcı böyle olmuştu, liseli gençler sol hareketi destekleyip ülkenin dört bir yanında “gece sessizliği” adını verdikleri eylemlerle hükumete bir mesaj vermişlerdi.

    Bunu düşünmemiz lazım, süre kısıtlı. Hem de çok kısıtlı…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları