15 Temmuz darbe girişiminde ‘FETÖ’nün Hava Kuvvetleri İmamı olduğu ileri sürülen Adil Öksüz’ün, darbe girişiminden 3 gün sonra Ankara’dan İstanbul’a, 13 gün sonra ise Elazığ’dan, Ankara’ya ardından da İzmir’e uçtuğu belgelerle ortaya çıktı.
15 Temmuz darbe girişiminin “kara kutusu” olarak bilinen ve gözaltına alındıktan sonra serbest bırakılan Adil Öksüz’ün, kendi adına uçak biletleri aldığı, meydan meydan dolaşmasına rağmen yakalanması için kimsenin kılını kıpırdatmadığı ortaya çıktı. Elazığ’dan Ankara’ya, Ankara’dan İzmir’e yaptığı iki uçuşta da yanında Gurbet Demir isimli bir kişinin bulunduğu, hem biletlerinin arka arkaya düzenlendiği, hem de yan yana koltuklarda yolculuk yaptıkları anlaşıldı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Adil Öksüz ile ilgili ulaştığı yeni belgeleri ve bu kişinin nasıl korunduğuna dair bilgileri SÖZCÜ’ye aktardı. İşte Tezcan’ın belgelerle açıklamaları:
“Darbe girişiminin kara kutusu Adil Öksüz’ü başından beri özel olarak koruyan bir el var. O el, 2014’ten beri Adil Öksüz’ün Hava Kuvvetleri ve Deniz Kuvvetleri’nin yüksek düzeyde imamı olduğunu biliyor. Hatta, resmi kayıtlarda şubat 2014’te FETÖ şüphelisi Mehmet Sungur’un gönderdiği 234 bin lira havale de devlet tarafından biliniyor. Bu para iki şekilde takip edilmeliydi: Birincisi miktar itibariyle Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) bu havaleyi takip etmesi lazımdı. İkincisi paranın gönderildiği kişi sadece üniversite hocası. Bu durum başlı başına şüphe çeken bir konu.
Adil Öksüz darbe girişimi gecesi yakalanıyor, karakola getiriliyor. Bakıyorsunuz Başbakanlık müşaviri görevi olmamasına rağmen gelip Adil Öksüz’le konuşuyor. Bu olayın ses kayıt ve görüntüleri savcılıkta yok. Başbakanlık müşaviri, Adil Öksüz’le o görüşme sırasında karşılıklı dua okuyor. Adil Öksüz’ü özel olarak koruyan bir el var. Bu el belli ki darbeden sonra da korumayı sürdürüyor.
Darbe girişiminden sonra, Adil Öksüz, elini kolunu sallaya sallaya havaalanına gidiyor, Türk Hava Yolları’na ait uçaklarla uçabiliyor. Hiçbir suçu olmadığı halde üniversiteden ihraç edilenler havaalanlarında alıkonulup yurtdışına çıkarılmasına engel olunurken, Adil Öksüz 18 Temmuz’da bir kere, 31 Temmuz’da da 2 kere olmak üzere üç kez THY uçaklarıyla, hem de kendi adına düzenlenmiş biletlerle seyahat ediyor. Havaalanlarında hiç kimse ‘sen aranıyorsun, dur’ demiyor. ‘Gel arkadaş, sen kaçmıştın, kaybolmuştun, aranıyorsun’ demiyor.







