• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Ahlâk ve barış

    Cumartesi günü, geçen cumartesi, gençlerin hayatlarının son bulduğunu haber aldığımız gün, yine öyle bir gün yani, Türkiye’de bir gün işte, CNNTürk’ten akşamki ‘Gündem Özel’ programına davet alıp da, bir sorumluluk duygusu, görev duygusu ile kabul ettikten sonraki saatlerde tedirgindim. Barış söylemlerini seslendirmenin, barış cephesinden seslenmenin yaman bir iş olduğu günlerdeyiz. Ama devam. Kırmadan, dökmeden. Bu önemli. Neyse ki, o akşam da öyle oldu. 4 saatten fazla süren ve CNNTürk Haber Koordinatörü Yavuz Oğhan’ın adilane biçimde yönettiği programda önerdiğim bir ikilemin epey taraftar bulması ise beni özellikle memnun etti, umutlandırdı: ‘Bitirmek mi, vazgeçmek mi?’

    Çünkü ben bunun çözüm için bir anahtar olduğu kanaatindeyim. Birçok kapıyı açacak, barışa giden yola girmek için geçilmesi gereken kapıyı açacak bir anahtar. ‘Vazgeçmek’ten yana olursa seçim.
    İki hafta kadar önce yazmıştım. Şöyle demiştim: “30 yıl sürmüş bir çatışmada, 30 yıl sürmüşse bir çatışma, bir ‘son merhale’ de olamaz zaten. Bu da böyle bilinmeli. Bu kadar acıdan sonra, bu kadar uzun sürmüş bir savaştan sonra, ‘son merhale’nin sonucu ne olursa olsun, tam da bir ‘son merhale’de alındığı için bu sonuç, iki tarafta da sadece milliyetçiliğin şiddetlenmesine, düşmanlığın gelişmesine sebep olur. ‘Son merhale’ müstakbel şiddetin izleği olarak kalır toplumsal bellekte. Müstakbel savaşların, çatışmaların başlatıcısı. Bir barış istiyorsak bu topraklarda, sahici bir barış, ‘son merhale’ derhal tehir edilmeli ve eller tetikten çekilmelidir. Öyle olduğunda, yani barışa savaştan vazgeçerek yönelindiğinde, yani yine de hayata barış imkânı tanındığında, toplumlar bunun anısıyla, savaştan vazgeçmenin bu iyileştirici etkisiyle kalıcı bir barışın inşasına uygun bir ruh haline geçebilecektir. Ancak.”
    Tabii, çatışma bu denli şiddetliyken ‘vazgeçmek’ten söz edildiğinde, bu, her iki tarafta da ‘yenilgi’ olarak algılanacağı, algılandığı için karşı çıkanlar da çok oluyor bu öneriye, ‘bitirmek mi, vazgeçmek mi,’ ikilemine, ikilemindeki öneriye ve hemen ‘bitirmek’ten dem vuruluyor. Oysa bu değil. Bu olmaz. Olmamalı. İşte uzadıkça uzuyor savaş, çatışma ve gençler ölüyor hep, çoğunca da yoksul gençler.
    Bir de zaten ‘vazgeçmek’ burada askeri ya da siyasi değil ahlakî bir karar olacağı için ‘yenilgi’ daha baştan hesap dışı kalacaktır. İçlerini ferah tutsunlar. Çünkü ahlakî kararlar gündelik ilişkilerden siyasetin en geniş tartışma ya da çatışma alanlarına kadar bir yenilgi sonucunda değil, akıl, vicdan ve onur ile gerçeğe nüfuz etme süreci sonunda alınır. Büyük kazanımdır. Esas zaferdir.
    İnsan öldürmemek gerçek bir ahlakî normdur. Gerçeğin gereği olan bir ahlakî norm. Çünkü insan hayatı biriciktir. Ve savaştan bu ahlakî gerekçeyle vazgeçilecektir işte.

     

    (Bu yazı ilk kez Haziran 2010’da yayımlanmıştır.)


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları