64. AKP Hükümeti programını açıkladı.
Programın kadınlara ilişkin bölümü, bizi şaşırtmadı; çünkü AKP her zaman yaptığı gibi kadını değil, aileyi güçlendirmeye yönelik maddeleri art arda sıralayıp bunu kadınlara “program” diye yutturmaya çalışıyor! Nasıl mı?
“Kadınlarımız, toplumsal hayatın olduğu kadar ailelerimizin de temel direğidir” diyerek, kadını birey olarak değil, yalnız aile içindeki konumuyla gördüğünü daha baştan ilan ediyor.
Hızla tırmanan kadın cinayetlerini bizzat kendi bakanının ağzıyla “algıda seçiciliğin sonucu abartılmış” bir durum olarak gördüğünü söylüyor.
“Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun” daha adıyla bile kadını aile içine hapsediyor ve bunu resmileştiriyor. Şiddet gören kadını “ikna, uzlaşma” gibi yöntemlerle dayakçı kocayla aynı çatı altında tutmaya, hukuki yollardan hakkını aramaktan vazgeçmeye teşvik ediyor. “İkna ve uzlaşma” diye dayatılan şey, boşanmaları önlemek için kadına uygulanan zulüm! AKP’nin devlet mekanizmaları, imamları bile devreye sokarak kadına “boşanma, katlan” diyor!
Kadın bütün bunlara direnip gene de şikayet etmek istiyorsa, mahkemenin tedbir kararı vermesi için gördüğü şiddeti ispatlamak zorunda kalıyor. Bir ev düşünün, kapalı kapının ardında şiddetin her türlüsü yaşanıyor ve mahalleli “karı-koca arasına girilmez” ikiyüzlü geleneksel düşüncesiyle malul… Bu kadın gördüğü şiddeti nasıl ispatlayıp da koruma ve tedbir kararı aldıracak? Nitekim son günlerde, tedbir ve koruma talep ettiği halde katledilen onlarca kadının acı hikayesini medyada izledik, izliyoruz.
Cinayet davalarında adalet duygusunu tatmin eden bir karar çıkıyor mu peki? Hayır. AKP adaleti, kadın cinayetleri ve şiddet, taciz/tecavüz davalarında katil ve tecavüzcü erkeklere bol keseden “iyi hal” ve “haksız tahrik” indirimi dağıtıyor, tecavüz edilen kız çocuğunda “rıza” arıyor. Yeni programda da bu indirim maddelerinin daha etkin uygulanacağı müjdesini veriyor erkek topluma!
Çocuk yaşta evlilikler için en ufak bir yasal düzenleme de yok programda; cinsiyetçi yasaları değiştirmek de… AKP, tersine, şiddetin kaynağı olan aileyi kadın aleyhine güçlendirme politikası üretiyor. Çocuk gelin ve çocuk işçi uygulamaları için bulunmaz fırsat sunan 4+4+4 uygulamasını ısrarla sürdürüyor. Bu uygulamayla, örgün eğitim yerine uzaktan eğitime mahkûm edilen ve eğitimin dışına çıkarak erkenden evlendirilen kız çocuklarının sayısı hızla artıyor, tarım veya sanayide çalışan kız ve erkek çocuklar en temel eğitim hakkını kullanamıyor ama AKP hükümeti hâlâ “mobil eğitim-öğretim ekipmanları” vaadiyle uzaktan eğitimi, yani çocuk gelinler ve çocuk işçilerin varlığını destekliyor.
Bir diğer alanda, çalışma yaşamında da AKP, kadınlara güvenceli iş ve eşit işe eşit ücret taleplerini yok sayarak, önümüze “uzun vadeli kredi” aldatmacasını atıyor. Kayıt dışı ve güvencesiz çalışan binlerce kadından kaçı, bu uzun vadede geri ödeyeceği krediyi alıp da kendi işini kuracak; bunun bir yanıltma olduğunu bile bile çok büyük bir olanakmış gibi allayıp pullayıp kamuoyuna sunuyor.
İlk çocukta 2 ay, ikinci çocukta 4 ay, üçüncü ve üzeri çocukta 6 ay yarı zamanlı çalışma hakkı, ilk elde olumlu görünse de, AKP aslında bununla “en az 3 çocuk” istediği kadınları esnek ve güvencesiz çalışmaya mahkûm etmek istiyor. “3 çocuk” taşıyla vurmak istediği iki kuş var: Küresel sermayeye sunacağı ucuz işgücü ve eve tıkılıp aileye, yani kocaya/babaya mahkûm olan kadın!
Kısacası, 64. Çalışma Programı’nda da AKP, cinsiyetçilikte kararlı bir biçimde yoluna devam ediyor.
Biz kadınlar bunu elbette kabul etmeyeceğiz. Her alanda AKP hükümetine karşı mücadele etmeye devam edeceğiz.
Maltepeli Kadınlar







