• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Algı operasyonlarına yenik düşmemek gerekir

     

    Meclis’ten bir an önce çıkması için acele edilen Anayasa değişiklik paketi, günlerdir Erdoğan’ın çekmecesinde bekliyor. Bu bekletmenin referandum tarihi ile ilgisi olduğu kadar referandumun olası sonucuyla da ilgisi olduğunu düşünmek gerekir. Bakmayın siz öyle bol keseden atanlara. En çok da Erdoğan biliyor, referandumda sonucun evet çıkmasının çantada keklik olmadığını.

    Her biri farklı noktadan baksa da geniş bir hayır cephesinin olduğuna kuşku yok. Meclis’teki partilerden CHP ve HDP, hayır oyunun en güçlü savunucuları. AKP ve MHP’nin referandumda fire vereceğine kuşku yok. Özellikle MHP’nin ciddi fire vereceğine dair emareler var. Toplumun azımsanmayacak bir kesiminin yanı sıra hayır oyu vereceği açık olan başka siyasi partiler, sendikalar, mesleki kurumlar, dernekler var. Tek tek yazarlar, sanatçılar, gazeteciler, aydınlar arasında hayır diyenlerin sayısı azımsanacak bir oranda değil. Cumhurbaşkanı’nın toplumu yönetirken kullandığı silahların başında gelen anketler de evet oylarının sınırda olduğunu gösteriyor. Tüm bunlar, AKP ve MHP’yi, hiç kuşku yok en çok da Erdoğan’ı düşündürüyor.

    Elbet bunca risk üstlenip Bahçeli destekli paketi neferandum gerektiren çoğunlukla Meclis’ten geçiren iktidar, bu saatten sonra paketi geri çekmez. Ancak hayır oylarının yüzde 50’den yüksek çıkması olasılığını da gözardı etmez. Bu nedenle iktidar, devletin tüm gücünü ve elbet tüm güçlerini evet oylarını artırmak için kullanacaktır. Daha açık demek gerekirse, evet oylarını artırmak için her yolu mübah sayacaktır. 15 Temmuz darbe girişimini Allah’ın lütfu olarak gören bir iktidarın bunu yapacak fırsatları var. En başta OHAL’in sürüyor olması iktidarın referandum döneminde istediği gibi at oynatmasına fırsat verecektir. OHAL’in tüm hukuksuzlukları, faşizan baskıları, yargıyı yürütmenin emrine veren fiili uygulamaları, devletin fütursuzca kullanılan kasası biliyoruz ki aynı zamanda evet lehine bir olanaktır.

    İktidar başka hesaplar peşinde de olacak. Örneğin HDP eşbaşkanları ile vekillerinin tutuklanması, hergün birkaç vekilin gözaltına alınıp bırakılması, binlerce HDP üye ve yöneticisinin tutuklanarak cezaevine konması, belediyelere kayyum atanması, belediye eş başkanlarının tutuklanması, basına yönelik baskılar, muhalif tüm seslerin bastırılması iktidarın referandum hesaplarıyla yakından ilintilidir.

    İktidar hayır cephesine yönelik fiziki baskıların yanı sıra algı operasyonları da yürütüyor, yürütecek. Örneğin CHP ile MHP’deki hayırcıların HDP üzerinden vurulmak istenmesinin altında iktidarın hince yürüttüğü algı operasyonu yatıyor. HDP’nin referandumda 18 maddelik Anayasa değişiklik paketine hayır diyeceği başından belliydi. Erdoğan iktidarından en büyük darbeyi yiyen, eşbaşkanları, milletvekilleri, yönetici ve üyeleri tutuklanan HDP’nin, bunun yanı sıra tüm belediyelerine kayyum atanan, birçok belediye eş başkanı ile yönetici ve üyesi tutuklanan DBP’nin, baskı rejimini kalıcılaştıracağı açık olan, tekçi, hegemonik bir Anayasa değişikliğine evet demesini beklemek akıl karı mı? Daha da ötesi evlatları bodrumlarda katledilen bir halkın Erdoğan’a evet demesini beklemek hangi aklın ürünü olabilir? Ama buna rağmen HDP ve DBP’yi referandumu boykot edeceği, hatta değişiklik paketine evet diyeceği iddiasıyla karalayanlar var. Bunun bir nedeni iktidarın yaydığı hince algıdır. Bu algıyı iktidara yakın medya organları pompalıyor elbet.

    Bu algının başka nedenleri de var. İktidar, muhalefeti HDP ile birlikte hareket etmekle suçluyor. Muhalefet, özellikle de CHP parlamentoda grubu bulunan bir parti ile bazı konularda ortak hareket etmenin meşruluğunu savunacağına adeta iktidarın ekmeğine yağ sürüyor ve o da aynı algının yayılmasına payandalık ediyor. HDP ile işbirliği içinde olmadığını ispat etmek için olmadık taklalar atıyor. MHP’nin hayırcıları ise bir başka garabet. MHP’li hayırcılar neredeyse HDP’nin, Kürtlerin evet demesini isteyecek noktadalar.

    Tüm bu aymazlıklar hiç kuşku yok AKP ve Erdoğan’ın hanesine yazılan artılardır ve CHP ile MHP hala bunun farkında değiller.

    Oysa çok rahat algılamak mümkün. Erdoğan kendi sistemini kuruyor. Türkiye hızla bir Sünni İslam devletine doğru gidiyor. Yeni sistem referandum sonrasında adım adım kurumlaşacak ve toplumun iliklerine kadar sinecek. Farklılıkların hiçbirine tahammül edilmeyecek, tümüne acımasızca yönelinecek. Durum bu kadar net iken HDP’yi, DBP’yi ya da geçmişte çözüm sürecine destek vermiş kesimleri iktidara teşne gibi göstermek sadece Erdoğan’ın teknesine su taşır.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları