• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Algı yönetimi ve iki insan

    Bu algı yönetimi filan değil düpedüz insanların zekasına hakaret. Ulusalcı ve rating’çi medya ve ona yol veren, onu yönlendiren iktidar iki hafta boyunca Lice’de ve Meskan’daki halk direnişini yine terör teranesiyle tersinden yazdı, gösterdi, okuttu, izletti insanlara.

    Ve işine geldiği için bu direnişin anlamını çarpıtanlar kadar maalesef buna inananlar da oldu. Sonra da bu çarpıtma ve savaş propagandasının açtığı zeminde insanlarımız saldırıya uğradı ve iki insan katledildi Lice’de. Bir katliam hükümet ile asker koordinasyonuyla planlandı, medyanın kamuoyunu hazırlaması beklendi ve tetik çekildi.
    Neydi anaakım medyanın söylediği? Tekrarlamak gereksiz gerçi, bildiğiniz ‘terör edebiyatı’, bir de bunun yeni versiyonu, “barış sürecine sabotaj.’
    Alâkasız bu söylenenler Lice’de olanlarla. Tam tersine Kürdistan’da devlet teröründen en fazla çekmiş, en ağır bedeli ödemiş Liceliler, bu terörün araçlarının yeniden inşasına karşı çıktıkları kadar barış sürecini de güvence altına almak için oradaydılar.
    Liceliler bu karakol ve kalekollar orada olduğu sürece barışın tehdit altında olacağını biliyorlar. Eğer yanınızda silah taşıyorsanız, bir gün bir durumda onu çekersiniz ki, TSK bu konuda az buz sabıkalı değil.
    Rojava sınırında iki hafta üst üste katledilen kadınları hatırlayınız. Şu soruyu sormaz mı insan? Madem barışa yürünüyor, öyleyse niye bu karakol ve kalekollar?
    Bu durumda eğer ortada barış sürecini sabote eden birileri varsa, bu halk değil, o karakol inşaatlarını orada sürdürenler, bunun talimatını veren hükümettir. Bu güvenlikçi konseptin sahipleri.
    Sonra Liceliler bu karakol, kalekolların işlevini geçmişten de çok iyi biliyorlar.
    Geçmişin bu acı olaylarını hatırlarken, bir yandan da geleceklerini planlıyorlar ama.
    Ve o gelecekte topraklarını artık çocuklarının karakollardan ateşlenen top mermileri ile, kurşunlar ile vurulmayacağı bir barış bahçesi olarak tasarlıyorlar.
    Liceliler, Kürt halkı, Kürdistanlılar sadece bu karakol ve kalekollara değil, askeri amaçlı baraj inşaatlarına da direniyorlar. Doğalarını korumak istiyorlar. Tahrip edilmesine izin vermiyorlar. Diktikleri ağaçların altında dinlenmek, çocuklarına salıncak kurmak istiyorlar.
    Yani nereden bakarsanız bakın, Kürtler hayatı ve barışı savunuyorlar Lice’de, Meskan’da. Barışı ve hayatı.
    Ama yine savaş makinelerin hedefi onlar oluyor, yine onlar ölüyor. Ne acı.
    Lice’nin kahraman evlatları Ramazan Baran ve Hacı Baki Akdemir’in anıları önünde saygıyla eğiliyorum.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları