• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Ali Kemal İpek: “Maltepe halkı, özellikle yeşil alanlar konusunda daha duyarlı olmalı”
    Ali Kemal İpek:  “Maltepe halkı, özellikle yeşil alanlar konusunda daha duyarlı olmalı”
    1 Haziran 2016 11:05
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

     Ali Kemal İpek eski bir Maltepeli. Ve politik bir yurttaş. Ama onun gözü Meclis’te ya da makamda değil. O sokakta, halkla, gençlerle siyaset yapıyor. Zaten kurucusu olduğu derneğin adı da Sokak. Ali Kemal İpek, yerel siyaseti önemsiyor ve çevre sorunlarına duyarlı. Merkezi ya da yerel iktidarlar Maltepe halkının yaşam alanları ile ilgili bir karar verdiğinde, eğer bunda kamusal bir yarar görmezse sokağa çıkanların en önünde o oluyor.

    Gezi Direnişi’nin 3. yıldönümünde, hazır Maltepe’nin de epey sorunu birikmişken Ali Kemal İpek ile buluştum ve hem Gezi’yi hem Maltepe’yi konuştum:

    DSC_0012

     Ali Kemal İpek…  Sokak Kültür’ün kurucu üyesi, aynı zamanda temsilci ve sözcüsü. Kısacası tüm toplumsal muhalefetin sözcüsü de diyebiliriz. Son zamanlarda Maltepe’de, özellikle de Küçükyalı Parkı ile ilgili çok ciddi emek sarf ettiniz, bu konuda eylemler yaptınız. Ayrıca Gezi Parkı’nın da 3. yıldönümü. Biz de dedik ki; tüm bu konuları Ali Kemal İpek’le oturup konuşalım. Röportaj teklifimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz.

    Rica ederim.

    Öncelikle Gezi Direnişi’nden başlayalım. Gezi Direnişi’nin anlamı size göre neydi?

    “Gezi” böyle birkaç kelime ile anlatılacak bir şey değil. Cumhuriyet tarihinin en toplumsal, en kitlesel kalkışması oldu. Mevcut siyasi iktidar insanların bira içmesinden, öpüşmesine kadar yaşamlarına karıştığı gibi asıl işin arka planında bence yaşam alanlarımıza saldırmasıydı. Karadeniz’de HES’lere saldırmasıydı. HES’lerdeki amaç sadece elektrik üretmek değil, asıl amaç suya sahip olmaktı. Çünkü bütün HES’lerin toplamından elde edilecek enerji ile tüm kaçak ve kayıpları giderebiliyorlar. Orada suya ve köylünün yaşam alanına saldırma, bütün şehirlerde deprem toplanma alanları dahil bu alanların çoğunu AVM yapmak ve bunların hepsi “Gezi”yi ortaya çıkarttı. Tabi burjuva basını bunu ilk günden manipüle etti. “Bilgisayar başındaki gençler sıkıldılar. Kalktılar geldiler, Gezi Parkı’nı işgal ettiler. Bu olaylar oldu” dediler. Oysa emperyalist-kapitalist sistem tıkanıyor, tıkandıkça da işçi emeğine, işçi haklarına saldırıyordu. Yaşam alanlarımızdan yeni rant alanları yaratmaya çalışılıyordu. 2002’den beri ülkede baskıcı bir yönetim var. Bu baskıcı yönetim bir yerden patlama verecekti ve “Gezi” ile de patladı.

    Siz “Gezi”ye katılan gençlerin politik olduğunu mu düşünüyorsunuz? Katılanlar politik miydiler?

    Ben, büyük bir kısmının politik olduğunu düşünüyorum. Asıl aktif olanlar politikti. Ama sıradan insanlar da katıldılar. Ama büyük bir kısmının, bu işi tepeden kuranların örgütlü gençler olduğunu düşünüyorum.

    “Gezi”nin ilk zamanları ve direnişin başladığı yıl şaşaalı geçti. Orada insanlar, dernekler, sivil toplum örgütleri ve partiler bir araya geldi. Neden sonraki yıllarda bir daha bu birleşme yakalanamadı?

    O kendiliğinden bir eylemdi. Asıl sorun bir siyasi partinin önderlik yapması gerektiğiydi. Kürdistan’da böyle bir sorun yok. Orada bir parti var ve bu parti duruma hakim. Ama Türkiye’de böyle bir örgütlenme yok ve çok dağınık.

    Yani “Gezi” doğarken sakat mı doğdu? Bir ayağı topal mı doğdu?

    Tabii ki. Örgütsüz ve kendiliğinden doğan bir eylem olması sakat doğmasını gerektiriyor.

    Peki “Gezi” Türkiye’deki kitlesel barış konusunda neden inisiyatif alamadı?

    Türkiye’deki sosyalistlerde ve halkta şövenizm tam olarak kırılmış değil. “Vatan-millet-tek bayrak” söylemi çok etkili. Bir de AKP kendi çıkarlarına göre politika yapıyor. Ak-Saray’daki muktedir için tek hedef başkan olabilmek. Bir süre sonra Kürtleri kaybettiğini anlayınca da daha milliyetçi ve saldırgan bir tutuma yöneldi.

    Daha öncesine gidelim. “Gezi” başladığı zaman biliyorsunuz ki, sol ve sosyalist çevreler destek verdi. Bunlar doğa dostları dernekler ve sizin gibi sivil toplum örgütleriydi. Ama o zamanlar Kürdistan’da bir savaş ortamı yoktu. Bir barış ortamı vardı. Bu barışı talep etmeyi ve desteklemeyi neden devam ettiremediler? Daha çok da batı yakası… Kürdistan’da “Gezi” hayat buldu. Orada da Kürtler üzerine düşeni yaptı. Barış süreci olduğu zaman da bunu yaptılar. Batı, özellikle de sol ve sosyalistler neden barışa el vermedi?

    Ben de bir sosyalistim ve sosyalistlerin günah keçisi olmasına karşı çıkıyorum. Hayatımın her döneminde de Kürtlerin yanında oldum. Ancak birdenbire “Gezi” ile ya da kısa bir çalışmayla bu şövenizmin etkisinin biteceğini zannetmiyorum. Bu etkiyi en çok kıran cumhurbaşkanlığı seçimleri oldu diye düşünüyorum. Burada “Seni başkan yaptırmayacağız” sloganı ile Selahattin Demirtaş’ın ortaya çıkması ve HDP’nin bütün sol siyasal çevreleri kapsaması ile ön yargılar kırıldı. Hatta Halkevleri’nin kayıstız şartsız HDP’yi desteklemiş olması Türkiye’de çok önemli bir olaydır. O zaman bir yakınlaşma oldu. Ama 7 Haziran’dan sonra AKP’nin saldırgan politikaları bütün toplumu etkiledi.

    DSC_0018

    Peki, siz Maltepe Forumu’nu “Gezi”den sonra oluşturdunuz. Bu forumun bileşenleri kimlerdir?

    Maltepe Forumu’nun bir geçmişi var. Maltepe sahil dolgusu yapılırken “Maltepe Yaşam ve Çevre Platformu” adında bir platform oluşturmuştuk. Bunun içinde birçok unsurlar var. Bireylerin yanı sıra HDP’li, ÖDP’li, EMEP’li, CHP’li arkadaşlar, Mimarlar Odası’ndan arkadaşlar vardı. Çok seyrek de olsa Makine Mühendisleri Odası’ndan ve Tabipler Odası’ndan arkadaşlar da geliyordu. Böyle geniş bir kesim vardı. Biz “Gezi”ye Maltepe Yaşam ve Çevre Platformu olarak gittik. “Gezi”de tutunma olmayınca mahallelerde forumlar yapmaya karar verdik. O zaman Abbasağa ve Yoğurtçu Forumları çok ünlüydü. Ama bugün o zamandan beri devam eden tek forum Maltepe Forumu. Biz hala her hafta toplantılarımızı yapıyoruz. Bileşenlerimizdeki sayı da azalmıyor, artıyor. Çevreyle ilgili canı yananlar bize katılmaya devam ediyor.

    Abbasağa, Validebağ ve Yoğurtçu Forumlarının da hakkını yemeyelim. Onlar da epey etkinler.

    Etkin değiller demiyorum. Ama o zamanlardan bugüne kadar her hafta düzenli olarak toplantı yapabilen tek forum biziz diye düşünüyorum. “Gezi”nin olduğu ilk yıl her gün yaptık. Sonrasında da her hafta perşembe günleri 19:30’da toplanıyoruz.

    Maltepe Forumu’nun şimdiki gündemi nedir?

    Maltepe Forumunun gündemi geniş. Yanı başımızda Cevizli Tekel var. O hala gündemde. Şu anda daha da günceli karayolları arazisi. Karayollarında 132 bin dönüm-metrekare bir yer var. Bunu TOKİ almış. Mahalledeki arkadaşlar öğrenip, bize getirdiler bu konuyu. Çünkü onlar da belediyenin, muhtarların bu işi sonuna kadar götürmeyeceğini, sonuna kadar götürecek olanın biz olduğumuzu bildikleri için bize geldiler. Şimdi onlarla birlikte daha geniş bir platform oluşturduk. Mayıs’ın 26’sında da ihale vardı. Gittik orada gösteri yaptık. İhale henüz sonuçlanmadı. Şimdi tekrar toplanıp neler yapabileceğimizi konuşacağız.

    Şimdiye kadar bu konuda neler yaptınız? Ne gibi çalışmalarınız oldu?

    Öncelikle işin alt yapısını oluşturmak gerekiyordu. Altı tane toplantı yaptık Sokak Kültür Merkezi’nde. Yedinci toplantıyı mahalle halkıyla beraber yaptık. Bizden 1 gün önce de muhtarlar toplantı yapmış. Mahalle halkından duyanlar geldi. Belediye’nin Serince Nikah Salonu’nda yaptık. 250 kişi falan vardı. Katılanlar bizim toplantımızı çok gerçekçi ve samimi bulduklarını, böyle bir alt yapı ve donanım beklemediklerini ve bundan sonra bizimle davranacaklarını söylediler.

    Maltepe’deki tüm mahalle muhtarları mı bunu dedi?

    Hayır. Bunu diyen toplantımıza katılan mahalleliler. Mahalle muhtarlarından sadece Ayşem Hanım bu konuyla ilgileniyor. Ancak onların derdi 4 dönüm değil de 10 dönüm almak. Bizim öyle bir mantığımız yok. Bu alanlar, şeker fabrikaları, kağıt fabrikaları, Tekel fabrikası, karayollarının arazisi kamunun malı. Dolayısıyla da bunları kimsenin satmaya hakkı yok. Bunların tamamı kamunun kullanımına açılmalı diye düşünüyoruz. Hatta toplantılarımıza gelen birçok insanın da bu konudaki mantığı değişti. Mahalledekiler bu kararlılığımızı gördükten sonra yakınlaşmamız daha kolay oldu.

    Yani bu sözünü ettiğiniz arazilerden 5 dönüm, 10 dönüm yeşil alan mı bırakmak istiyorlar?

    Evet. Park yapacaklarmış. Belediye Başkanı’mız “Botanik bahçesi olsun.” demiş.

    Maltepe Belediye Başkanı mı?

    Evet. Orası TOKİ’nin malı. TOKİ orayı Özelleştirme İdaresi’nden satın aldı. Ama Belediye Başkanı itiraz etti. Bu itirazın nedeni 10 dönüm vereceklerken 4 dönüme düşürmeleri. Mahalle halkı ve biz alanın tamamının kamuya açılması için itiraz ediyoruz.

    Zaten Maltepe gençliğinin yeterince yeşil alanı ve parkı yok diyorsunuz.

    Hiç yok evet. Orası da bu anlamda önemli bir yer. Tabii asıl konu sadece yeşil alan sorunu değil. Örneğin trafik. Maltepe Park genişledi, Carrefour var. Bir AVM daha var. Akasya var. Özellikle Pazar günleri E-5’teki trafiğin nasıl olduğunu görüyorsunuzdur.

    Yıllardan beri Maltepe’de ikamet ediyorsunuz. Bu ilçenin en önemli sorunu nedir?

    Maltepe’yi Türkiye’den bağımız düşünmemek gerekiyor. Her şeyden önce işsizlik sorunu var. Çünkü Maltepe’de insanları istihdam edecek alanlar açılmıyor. Bu nedenle de işsizlik var.

    Başka?

    Yeşil alan ve park sorunlarımız var. Bu arada siyasi iktidar “Biz size yeşil alan yaptık, deprem sığınma alanı yaptık” diyor. Yaptıkları alan da dolgu alanı, 1 milyon 200 bin metrekare orası. Depremde o alan kalırsa; biz gideceğiz o alana sığınacağız. Ben kalmayacağını düşünüyorum. Gölcük gibi sular altında kalacağını düşünüyorum.

    O zaman başka bir yerde deprem toplanma alanı da istiyorsunuz?

    Tabii. Cevizli Tekel’in alanı bu konuda ciddi bir yer. Cevizli Tekel 2013 yılında özelleştirildiği zaman burası Kartal ve Maltepe halkının depremde sığınacağı alan olarak açıklandı. Orası daha büyük.

    Orasını herhalde vakfa devretmişlerdi değil mi?

    Evet. Ahmet Davutoğlu’nun mütevelli heyetinde olduğu Bilim ve Sanat Vakfı’na verdiler. Zaten ihaleye tek katılan da onlardı. Süreç hala sürüyor.

    Maltepe Belediyesi ve Kent Konseyi ile ilişkileriniz nasıldır?

    Kent Konseyi seçimlerinin biz doğru şekilde yapılmadığını düşünüyoruz. Meşru olarak görmüyoruz. Çünkü geçen dönem Maltepe Kent Konseyi’ni bizim de içinde olduğumuz bir oluşum almıştı. Bu dönemde muhtarların, spor kulüplerinin, geçmiş Kent Konseyi meclisinden olan insanların blok oyları ve daha da kötüsü köy derneklerinin delegeleriyle Kent Konseyi oluşturuldu. Oysa ben köy derneklerinin, kent konseyi seçiminde olmaması gerektiğini düşünüyorum. Maltepe dernekleri olabilir, olmalı da. Sivil toplum kuruluşları ve siyasi parti falan olabilir. Ama köy dernekleri ile böyle bir seçim alındı. Hatta çok da gerilimli geçmişti seçimler.

    Yani ilişkileriniz yok öyle mi?

    Hayır görüşüyoruz. Arkadaşlarımız var. Görüşüyoruz ama onlar da Belediye Başkanı kendine endeksliyor her şeyi. Türkiye’de Tayyip ne ise, Maltepe’de de o olmak istiyor. Bunu yazabilirsiniz hiç sorun yok.

    Siz ne derseniz biz onu yazacağız zaten. Tam da yeri gelmişken sorayım. Bir sivil toplum örgütü olarak Maltepe Belediyesi ile ilişkileriniz nasıl?

    Ben AKP’li belediye olmasındansa CHP’li belediye olmasının daha iyi olduğunu düşünüyorum. Çünkü en azından yaşam tarzımıza karışmıyorlar. 12 Eylül dönemini yaşayanlar bilirler. O yıllarda milli cephe iktidara geldiği zaman eğitim enstitülerini faşistler alıyordu, CHP geldiği zaman biz alıyorduk. Sınıf mücadelesi daha kolay yürüyor. O yüzden CHP Belediyesi tercihim. Ama CHP Belediyeleri’nde de kolektif yapı ve irade, Maltepe halkını yönetme gibi bir düşünce yok. Onlar iktidara gelene kadar çok halkçı, çok demokrat, bütünleştirici, birleştirici ama seçildikten sonra tek adam oluyorlar. Benim kafamdaki belediyecilik böyle bir belediyecilik değil. Benim kafamdaki belediyecilik Maltepe Belediye Meclisi’nin Maltepe’yi yönettiği ve Başkan’ın da bunun sözcüsü olduğu, Başkan’ın da 1 adet oyunun olduğu bir yönetimdir.

    Ben hatırlıyorum seçim döneminde Başkan’la görüştüğümde aynen şunu söylemişti: Ben tüm Maltepelilerin Başkanı olmak istiyorum. Bireylere ve sivil toplum örgütlerine sürekli danışarak bu belediyeyi öyle yönetmek istiyorum. Bu sözünü sizce yerine getirdi mi?

    Getirmedi bence. Sadece protokol görüşmeleri yapıyor. Mesela Diyarbakırlılar Derneği, Giresunlular Derneği… Oralarda 20-30 kişiyle bir araya geliyor. Örneğin Mexpo ile ilgili 1,5 yıldır bir çalışma var. Ben onu defalarca kez birçok kanalda Mexpo’yu halkın önünde tartışmaya davet ettim. Mexpo gibi büyük bir projenin yeri belli değil.

    Büyükbakkal köyde yeri var ve Mexpo faaliyete geçerse 20 bin kişiye de iş imkanı doğuyor. Bunu her zaman da dile getiriyor.

    Yerini hala söylemedi. Konuyu iyi takip ediyorum. Bütün röportajlarında ODTÜ’den ve Almanya’dan mimarların çalıştığını söylüyor ama yerini rant nedeniyle söyleyemeyeceğini söylüyor. Ama ben bu projenin Maltepe Belediyesi’nin, Ali Kılıç’ın projesi olduğunu düşünmüyorum. Bu proje Alman emperyalistlerinin projesi. Bilmiyorum ne kadar doğru ama Ali Kılıç’ın danışmanlarından birisi olan Christian Ude de oradaymış. Onun projesi olduğunu düşünüyorum. Burada Alman emperyalistleri fuar yapmak istiyorlar. Bunun için de Maltepe’yi seçtiler. Artık insanlar yeşile karşı yapılan yanlışlara tepki gösterdiği için şimdiden Ali Kılıç’a bunun alt yapısını hazırlatıyorlar. Bu proje için 5 bin imza toplayıp, siyasi iktidarla birlikte pişirecekler. Bizim bir forum toplantımıza Ziya Hayırlıoğlu geldi. Orada “1,5 yıldır tırnaklarımızla kazıyarak bir noktaya geldik. Şimdi iktidara kabul ettirmeye çalışıyoruz” dedi asıl amaç da oydu zaten. İktidara kabul ettirip kim ne kadar nemalanacaksa herkes nemalanacak bu işten. Ama bu fuarı onlara yaptırmayız. Bakkalköy ormanlarından 1 tane ağaç bile kestirmeyiz onlara kesinlikle.

    Christian Ude’yi tanıyorum. Yaklaşık 20 sene Münih Belediye Başkanlığı yaptı. Onunla röportaj da yapmıştık. Ayrıca Münih’e Expo Fuarı’nı kazandıran kişi olduğunu da biliyorum. Onun bu projeyi önermesi Maltepe’nin niye zararına olsun ki?

    Az önce “Gezi”den bahsettik. Aynı şey. Orada kıraç arazi mi var ki oraya fuar yapılacak? Orada 1 tane bile ağaç kalmaz. Fuar alanının yapılması ve çevre yollarının düzenlenmesi sonucunda 1 tane bile ağaç kalabilir mi orada? Gitsinler Formula’nın yerine yapsınlar.

    Peki, son olarak Maltepe halkına bir şey söyleyecek misiniz?

    Maltepe halkı, özellikle yeşil alanlar konusunda daha duyarlı olmalı. Yönetime katılmaya çalışmalı. Ayrıca onlara göre Doğu’da, bana göre Kürdistan’da süren bir savaş var. Oradaki ölen insanların, özellikle çocukların acısını anlamaya çalışmalı. Buradan oraya ses vermeye çalışmalı.

    Çok teşekkür ediyoruz.

    Ben teşekkür ederim.

    DSC_0003

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler