• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Amerikan silahları ve Kürtler

    Bugünlerde istinasız tüm partilerin,  AKP’den CHP’ye, CHP’den MHP’ye, dincisinden sosyal faşistine, ulusalcısından milliyetçisine, yobazına kadar, hepsinin tek bir derdi var, o da Kürtler. Ya, sahi bu Kürtler ne yaptı size? Nedir bu Kürt düşmanlığı? Bu ülkede bin yıllık bir ortak yaşam geleneğimiz var, birlikte savaştık, birlikte aynı inancı paylaştık, din kardeşi olduk . Mahallede komşu olduk. Senelerdir siz bölücülükle yaftalıyorsunuz Kürtler’i, Kürtler ise senelerdir ortak yaşamdan, barıştan söz ediyor hep. Ve şimdilerde Kürtler, Ortadoğu’da tüm halkların kimlikleri, dilleri, inançlarıyla ortak yönetimler oluşturup demokratik  yaşam birimleri kurmalarına öncülük yapıyor ve Ortadoğu barışının vizyonunu ortaya koyuyor.  Kürtler her yerde, barış içinde  bir arada yaşamı savunurken, onları yine de tehlike olarak görmek, bölücülük yaftasını kullanarak kazanımlarını yok etmeye çalışmak, işte esas bölücülük budur bence.

    Dünya siyasetinin gidişinden bihaber bu gizli bölücüler şu sıralar Suriye’de Kürt güçleri ile ABD güçlerinin ilişkisinden dem vurarak, Kürtler’i emperyalist uşaklığı gibi hakeretlerle suçluyorlar. Eskiden dünyada bir kapitalist, bir de sosyalist blok vardı. Ve bu iki blok arasında ise soğuk savaş sürüyordu. Öylesi kritik bir dönemde sosyalist blokla mücadele için ABD’nin jandarmalığını üstlenen devletlere – ki Türkiye Devleti de aynısını yapıyordu – söz edemeyenler, bugün sosyalist blok çoktan yıkılmışken ABD’nin her durumda hizmetine koşmayı dış politika ya da diplomasi olarak adlandırıyorlar.  Ama Kürtler sadece kendi topraklarını ve hatta Türkiye’nin sınırlarını da tarihin gördüğü en korkunç örgütlerden birinin, IŞİD’in istilasından korumak için ABD’den destek alınca Kürtler’i emperyalist uşağı olarak tanımlıyorlar. Sosyalizmin enternasyonalist yanını kendi milliyetçi saplantıları yüzünden görmezden gelen kimi solcular, IŞİD’e karşı Kürtler’le dayanışmaya, Rojava’ya giden devrimcilere saygı göstermekten bile imtina ediyor, aynı suçlamaları onlara da yapıyor. Geçen hafta Rojava’da hayatını kaybettiği haberi gelen Ulaş Bayraktaroğlu için de sosyal medyada aynısı söylendi kimi ulusalcı sosyalistler tarafından.

    Sabah sporlarında bile birçok AKP’li, CHP’li, MHP’li bana rahat vermez oldu. Hepsi kırk yıllık antiemperyalist edasıyla bana tavrımı soruyor, niyet sorgulaması yapıyor. Tamam, hükümetin tavrını anlıyorum, senelerce işbirliği yaptıkları ABD’nin Kürtler’e silah yardımı yapmasını bir aldatılma, bir ihanet olarak algılayıp kırılıp küsebilir ama size ne oluyor ya? Hükümet elbette siyasetini savunacak ama sizler biraz mantık yürütseniz.

    ABD, Ortadoğu’da her zaman kendi çıkarlarını korur, bölgeleri kendi çıkarlarına göre yeniden tanzim eder. Tabii ki Kürtler’in kara kaşı kara gözü için vermiyor o silahları. IŞİD karşısında Kürt güçleriyle olmak işine geliyor. Kürtler’i İŞİD ile mücadelede ciddi buluyor. Ayrıca Amerikan hükümeti her zaman kendi kamuoyundaki eğilimleri gözetir. Dünya kamuoyunda Kürt savaşçılara karşı bir sempati oluşmuş durumda. IŞİD karşısındaki laik Kürt toplumu ve onların kadın erkek savaşçıları Batı ülkelerinin kamuoylarının hoşuna gidiyor. Bu yüzden de ABD Kürtler’le ittifak konusunda bir meşruiyet sorunu yaşamıyor. Oysa Türkiye hükümeti son birkaç yılda Batı’da kendisine ilişkin öyle bir algıya yol açtı ki, bir süre sonra büyük güçler Türkiye ile ittifaklarda meşruiyet krizi yaşayabilir.

    Aslında bu antiemperyalizm lafazanları sevinsinler, ya PYD gibi köklü bir antiemperyalist ve sol geleneği olan bir partinin değil de, Türkiye solcularının çok iyi tanıması gereken sağcı parti ve hükümetlerin eline geçseydi bu silahlar. Cumhuriyet tarihinde hangi sağ ya da muhafazakar parti ve hükümet antiemperyalist bir laf etmiş, bir tavır sergilemiş ki?

    Gerçi bu Kürt düşmanı ulusalcılara ya da muhafazakarlara laf anlatmak zor. İşte, görüyorsunuz HDP demokratik bir anayasa için ne kadar işbirliği çağrısı yaparsa yapsın, birbirleriyle görüşüyor ama HDP’nin kapısını çalmaktan kaçınıyorlar. Çünkü onlar her ne kadar farklı siyaset güdüyor gibi görünseler de statükoda birleşirler, halkların kazanımları karşısında set olurlar. AKP’si de, CHP’si de, MHP’si de. Ama olsun, Ortadoğu’da Kürtler’in zamanı gelmiştir ve er ya da geç statükocular da bunu görecektir.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları