• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Anayasa ve toplum

    ABD’nin 1787 yılında yazılan yeni anayasası bütün eyaletler tarafından kabul edilmeyince, anayasanın kabulüne bu eyaletleri de ikna etmek için 1787 ile 1788 yılları arasında gazetelerde 83 makale yayımlanır. Bu makalelere topluca ‘federal papers’ denir.

    Daha sonra bu makaleler kitap haline de getirilir ve bununla da yetinmeyen yeni anayasa taraftarları toplumu kazanmak için köy, kasaba demeyip ülkeyi dolaşır, panayırlarda, meydanlarda çadırlar kurup halka bu metinleri okur, tartışır. Bu olay ABD’nin ilk seçim kampanyası olarak kabul edilir aynı zamanda.

    O zamanlar insanlar henüz televizyon haberciliğinin tedrisinden geçmedikleri için uzun metinleri okumaya, dinlemeye, algılamaya daha yatkın olup yeni anayasa metinlerini kulaktan da rahatlıkla algılıyormuş.

    Ama bugün TBMM’de, özellikle de kasten gece yapılan anayasa tartışmalarına ve oylamalarına ilişkin kamuoyunun en iyi bildiği şey, oturumların magazinsel tarafı, genel kuruldaki şiddet olayları.

    Bu işin bir yönü…

    Diğer yönüyse, 21. yüzyılda Türkiye’de yeni anayasanın uzlaştırıcı,  birleştirici yanının hiç de önemsenmiyor ve kutuplaştırmayı daha da artıracak biçimde oldu bittiye getiriliyor olması.

    Oysa anayasa bir halkın üzerinde uzlaşarak bir topluma dönüştüğü bir metin olmalıdır.

    Bunun için TBMM’de sadece vekiller tarafından tartışılması onu keyfi bir hale getirir.

    Bu yüzden toplumun tümünü, tartışmanın içine çekmek gerekir. Mahalle meclislerinden ilçelere, kent merkezlerinden, ülkenin merkezine doğru bir yol izlemelidir bu tartışmalar. Sivil toplum örgütleri aktive olmalı, görüşleri iktidar tarafından önemsenmelidir.

    Burada iktidarın temel görevi anayasa metnini elindeki çoğunluk gücüyle dayatmak değil, metnin tartışılması ve oluşumu için demokratik ortamın güvenliğini sağlamaktır.

    Medya bu tartışma ortamında yine bir dayatma aracı değil, bir tartışma platformu olmalıdır.

    Türkiye’nin bu süreçte bir başka özel durumu da söz konusu.

    İktidar, bırakınız demokratik tartışma ortamının güvenliğini almak, OHAL’i bile kaldırmadı referanduma gidilmesi muhtemel bu ortamda.

    OHAL koşullarında toplumun geniş bir kesimi, referandumda oyunu kullanırken bile kendini güvende hissetmeyecek.

    Eğer bu anayasa süreci böyle devam ederse, Türkiye halkı bir kez daha bir toplum olma şansını yitirecektir.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları