• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Ankara’dan umutla dönmek

    Geçen haftasonu Ankara’daydım. Cumartesi günü Halkların Demokratik Kongresi toplandı, Pazar günü ise Halkların Demokratik Partisi’nin 2. Olağan Kongresi yapıldı. İki gün boyunca hem bu kongreleri izledim, partililer ve yöneticilerle konuştum hem de televizyon programları, söyleşiler yaptım. Bu iki günden edindiğim izlenim şudur ki, barışın en uzakmış gibi göründüğü, Kürt illerinde savaşın bütün şiddetiyle sürdüğü şu dönemde bile umut var, umut güçlü ve Kürt halkının, Kürt siyasetinin ve onun soldaki ve demokrasi cephesindeki bileşenlerinin barış iradesi her zamankinden güçlü. Zaten bu, kürsüden yapılan konuşmalardan da, salona asılan pankartlardan da kamuoyuna bir kez daha ilan edildi bu iki gün boyunca.

    HDK ve onun bir kez daha seçilen eş sözcüsü HDP İzmir Milletvekili Ertuğrul Kürkçü de, yeni seçilen eşsözcüsü Gülistan Kılıç Koçyiğit de yaptıkları konuşmalarda HDK’nin bundan sonraki öncelikli görevinin barış cephesini genişletmek olsa da Türkiye genelindeki bütün diğer sorunların da çözümü için mücadele edeceklerini ve öneriler sunacaklarını söyledi. Savaşın ülkenin genelindeki birçok sorunun kaynağı ve nedeni olduğu düşünülerse HDK’nin önümüzdeki dönemde işlevinin daha da kıymet kazanacağı ortaya çıkar.

    Pazar günü HDP’nin 2. Olağan Kongresi için Ahmet Taner Kışlalı Spor Salonu’na girdiğimizde Divan’ın arkasındaki pankartta Kürt Siyasal Hareketi’nin senelerdir Türkiye halklarına yaptığı bir önerinin baş slogan olduğunu gördük. HDP, savaş sürer ve halklar arasında duygusal bir kopuştan söz edilirken bir kez daha kamuoyuna bir arada yaşamın ve ortak vatanın kıymetini ve yöntemini işaret ediyordu.

    Türkiye siyasetindeki statükocu güçlerin ve ana akım medyanın toplumu bölünme paranoyası üzerinden manipule ettiği ve savaşı kışkırttığı, barış güçlerini nötralize etmeye çalıştığı bir dönemde bir arada yaşam ve ortak vatan şiarının böylesi vurgulanıyor olması hem bu manipülasyonları etkisiz bırakacak hem de HDP’nin Türkiyelileşme önerisinin geçerliliğini ortaya koyacaktır.

    Tabii, bunca yaşanandan sonra tarafların bir kez daha müzakere masasına oturması gerekiyor. Kürtler, bu geçen aylar boyunca taleplerini bir kez daha net olarak ortaya koydular. Aslında istedikleri Türkiye’nin demokratikleşme sorununu da çözecek olan yerinden yönetim ve eşit yurttaşlıktır. Bu ikisi ortak vatan fikrinin temeli ve bir arada yaşamın barış içinde sürmesinin gereğidir. Bunların görüşülmesi için bir fırsat da oluşmuş durumda. Meclis’te yeni anayasa komisyonu çalışmalarına başlıyor. HDP de komisyona pazartesi günü üç üye verdi. Bu önemli bir iletişim kanalıdır. Yeni anayasa tartışmalarınıa toplumu da katarak, demokratik bir sürecin oluşması için çaba sarfedilmelidir.

    HDK ve HDP’nin kongreleri için gittiğim Ankara’dan umutla döndüm.

     

    27.01.2016


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları