• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    ANLAM İNSANIN KENDİNE GERİ DÖNÜŞÜDÜR

    Kendisine yükletilen muğlak yükün ağırlığı altında ansızın çöküverir insan çünkü sertleştikçe ağırlaşır insan anlamsızlıkta esnekliğini yitirdikçe çar çabuk dağılıverir kendisi dışında her yere.

    Her türlü sömürünün bilincini ve ruhunu emdiği insan aslıda içi boşaltılmış bir yaşamın kupkuru kadavrasıdır ruhen bitkin düşürülen insanın kendisine doğru arayışı bile tanımsız ve muğlaktır.

    İnsan çoklu istila edilirken kendi özüne ilişkin pek az şey kalır kendisine ruhuna yabancı bir beden yük olarak bindirilmiştir artık kendisine özüne ilişkin anımsamaları burkan acıdan trajik!

    Oysa anlam arındırıcı bir öz taşır ve erdemli karşı koyuşlar barındırır kendisine has olanı katar zamana ve mekana “maya” görevi görür insanın uyanışında.

    Ölü emek yığınları üzerinden yükselen sermaye hakimiyetine duyulan hayranlık ve biat arttıkça insanın kendisine ve topluma olan yabancılaşması da hız kazanır meçhule!

    Kuşkusuz kahır edici bir alçalmayı meta karşısında yaşayan insan yaşadığını sanan bir ölü soyut yaşam fotoğrafıdır sadece.

    Mülkiyete adak olarak sunulan ve cazibesiyle takas edilen hislerin ıstırabı bir yönüyle insan doğasının insana sitemli yabancılaşmasıdır da.

    Günlük yaşamın aldatıcı ve sanal hazlarına kurban edilen koca bir ömür tatsız tuzsuz ve ruhsuz dolanır döner soyut bir kısırdöngü etrafında.

    Aslında şöyle düşünmek lazım doğa ana bile can çekişirken özel mülkiyetin elinde insanın mülke mülk olması akıl karımı   dır?

    Derin sorgulamalarla kendi ezilişini kavrama yeteneği kazanan ve bu durumdan çıkışın yol yöntemini arayan anlam insanı kendisiyle derin bir hesaplaşmanın içine zaman geçirmeksizin artık girebilmelidir.

    Fikir ve eylem arasındaki kopmaz bağı sezinleyen her yeni özgürlüğe aday bireyi kendisine dayatılan ölçülere baş kaldırır durur ve kendisine ait olanı topluma katarak yaşama mücadelesi verir.

    Eriyip giden zaman karşısında farklı olma dürtüsü tutkuların şahlanışı için cesaretlendirir insanı düşüncenin biçimini zenginleştirip ayağa kalkmayı öğütler kararlıca.

    Unutulmaması gereken yenilenmiş bir bilinçle çevresine bakabilme ve olup biteni yeni anlamların ışığında okuma tahlil etme insanı muazzam güçlendirir.

    İmgeler üzerinden konuşan ve bilgiçlik taslayan her şeye temkinli yaklaşmak ve gerçeklik süzgecinden geçirip anlamlandırmak ve de ona göre bir tutumun sahibi olmak insana şüphesiz dengeli bir tutarlılık kazandırır.

    Olup bitene anlamın eleştirel gözüyle bakma serbestisi dıştan dayatılana hayır deme özgürlüğü kazandırır insana ve farklı düşünce tarzlarına saygıyı ve empatiyi de geliştirir ortak zeminlerde buluşma şansını da önemli oranda arttırır.

    Özümüzün sezgisel hakikatle içimizde konuşan ses olarak şiirsel adaleti toplum için haykırması maneviyata bir başka anlamla güç katar ve bizi bize tekrardan kazandırır.

    “Altın güneşin teriydi, insanı simgeliyordu; kadını temsil eden gümüşse ayın gözyaşlarıydı.”

    -İnka İnanışından

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları