• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Antalya Ve Ödemiş Cezaevlerinde Siyasi Mahkûmlara İşkence
    Antalya Ve Ödemiş Cezaevlerinde Siyasi Mahkûmlara İşkence
    16 Ağustos 2016 18:43
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    OHAL’in ilanından sonra Ödemiş T Tipi Kapalı Ceza ve Antalya L Tipi Cezaevi’nde siyasi tutukluların infaz koruma memurları tarafından işkenceye tabi tutulduğu ortaya çıktı. Konuyu meclis gündemine taşıyan HDP Batman milletvekili Ayşe Acar Başaran, konuyla ilgili mecliis araştırması talebiyle TBMM’ne başkanlığına başvurdu.

     

    Ödemiş T Tipi kapayı Cezaevine ilişkin başvuru dilekçesinde Başaran “ Ödemiş T Tipi Ceza ve İnfaz Kurumu’na sürgün edilen bir mahpus yakınının aktardığı iddialara göre, geçtiğimiz günlerde, kendilerine “Hazır Kuvvet” ismini veren cezaevi personelleri, koğuşlarda rutin olarak yapılan sayıma geldikleri sırada, mahpuslara askeri selam verme dayatmasında bulunmuştur. Uygulamaya itiraz eden ve aralarında ağır hasta mahpusların da bulunduğu 14 mahpus, ters şekilde kelepçelenmiş, ardından “Hazır Kuvvet” personelleri tarafından dövülmüştür. Saldırı sırasında “Şehitler ölmez! Vatan bölünmez” ve “Vatan sana canım feda”  şeklinde sloganlar atan cezaevi personelleri, Vahap Aydemir isimli mahpusun sırtında 28 adet jop darbesi, diğer bir  mahpusun boynunda ise sıkmadan kaynaklı derin izler bırakmıştır.

    İşkence iddialarının yanı sıra, insan hakları kurumlarının yayınladıkları raporlara yansıyan bir diğer endişe verici durum ise, 3 Ağustos 2016 tarihinde Kırıklar F Tipi Cezaevi’nden Ödemiş T Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edilen Yunus Çiçek ve Hasan Deliktaş isimli mahpusların akıbetinin ne avukatlar ne de aileler tarafından bilinmemesidir,” ifadesini kullanırken Antalya L tipi Cezaevi’ne ilişkin araştırma önergesinde de şunları dile getirdi;

     

    “İnsan Hakları Derneği’nin (İHD) Cezaevi Komisyonu’nun geçtiğimiz hafta yayınladığı rapora göre,  Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nin F-2 koğuşunda  kalan siyasi mahpuslar 5 Ağustos 2016 tarihinde ağır işkenceye maruz kalmışlardır. Yayınlanan raporda, 50 civarında infaz koruma memurunun küfür ve hakaretlerle koğuşa girdikleri, mahpuslara ait eşyaları zarar vermek suretiyle dağıttıkları, koğuşta bulunan mahpusları darp ederek ters şekilde kelepçeleyip bir alanda topladıkları belirtilmektedir. Aynı alana toplanan mahpuslardan Mehmet Aktaş, Furat Ünver ve Kazım Benek darp edilerek “hazır kuvvet” isimli odaya götürülmüş, bu odada kaba dayak ve falakaya tutulmuşlardır.  Cezaevi personeli darp ettiği mahpuslara “Ne mutlu Türküm Diyene” deme talimatı vermiş, bu talimatı uygulamayan mahpusları küfür ve hakaretler ile dövmeye devam etmiştir. Bir saatlik falakanın ardından mahpuslar, 2 saat boyunca tutuldukları hücrelere götürülmüşlerdir. Diğer mahpuslar ise adli bir koğuşun havalandırma bölümüne götürülerek, burada yoğun şekilde işkenceye maruz kalmışlardır.

    Furat Ünver isimli kronik kalp hastası mahpusun rapora yansıyan beyanına göre, Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde görev yapan Yahya isimli gardiyanın, işkence sırasında kendisine ve diğer mahpuslara “Allahınız Benim” diye bağırmıştır. Özgür Özçelik isimli diğer bir mahpusun aktardığı bilgilere göre, adli mahpuslar ile siyasi mahpuslar karşı karşıya getirilmiş, adli mahpus havalandırmasında devam eden işkence sırasında, adli suçlu mahkumlar tarafından da kendilerine hakaret edilmiştir.

    Yakınlarına yapılan işkence izlerini açık görüşte gören mahpus yakınları duruma tepki göstermiş, bu tepkinin ardından infaz koruma memurları tarafından önce hakarete ardından da darp uygulamasına maruz bırakılmışlardır.

    İnsan Hakları Derneği temsilcilerinin beyanlarına göre, mahpusların vücutlarında kelepçe ve işkenceye bağlı darp izleri açıkça görülmektedir. 7 Ağustos 2016 tarihinde Deniz Yıldız isimli mahpus ile görüşen IHD temsilcisinin aktarımlarına göre, gerçekleştirilen görüşmenin ardından Yıldız koğuşa götürüldüğü sırada, 5 Ağustos tarihinde işkence yapan personellerden biri olan gardiyanın mahpusu darp ettiği anlaşılmış, bağrışma sesleri net şekilde duyulmuştur.

    İşkencenin yalnızca F-2 koğuşu ile sınırlı kalmadığı, diğer koğuşlarda bulunan siyasi mahpusların da tehdit altında olduğu, keyfi uygulamaların bu koğuşlarda da sürdüğü, cezaevi personelinin arama adı altında provakatif uygulamalarda bulunduğu, mahpusların yazdıkları dilekçelerin idareye ulaşmadığı da rapora yansıyan bilgiler arasındadır.

    Bu bilgiler ışığında Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’nde İnsan Hakları Derneği’nin yayınlamış olduğu rapora da yansıyan işkence iddialarının araştırılması, sorumluların tespit edilmesi, gerekli yaptırımların uygulanabilmesi amacıyla bir meclis araştırması açılması elzemdir.”

     

     

     

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler