“Allah, ekmek, özgürlük” sloganını atan Antikapitalist Müslümanlar, “Burada katledilen insanların yoksul ve ezilen sınıflardan olmadığını biliyoruz. Fakat tevhidi duruşumuzun gereği olarak, mazlumun kimliği ve meşrebine bakmadan tüm mağdurların yanındayız Muhammedi barış çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanıldı.
Antikapitalist Müslümanların ardından Sivas Dernek Platformu üyeleri Reina’nın önüne gelerek karanfil bırakıp, basın açıklaması yaptı.
Cem Vakfı Üyeleri de Reina’nın önüne katledilenler için çelenk bıraktı. Cem Vakfı Genel Başkanı Erdoğan Döner, Türkiye’de en fazla ihtiyaç duyulan şeyin toplumsal barış ve demokratik müzakere olduğuna söyleyerek, ” Hiç kimsenin yaşam tarzına.. asla müdahale edilmesin istiyoruz. İnsanların nerede, nasıl yaşayacağına, neyi nerde nasıl kutlayacağına insanların kendileri karar versin istiyoruz. Dayatma ortamını yok ettiğimiz zaman düşmana da malzeme vermemiş oluruz” diye konuştu.
Medyada ve sosyal medyada süren nefret suçunu sorgulayacak olanın devletin kendisi olduğunu söyleyen Döner, şu ifadeleri kullandı: “Bu konuda savcılarımızı göreve çağırıyoruz ve sonucu hep beraber takip edeceğiz. Merhametimizi ve acılarımızı paylaşma yeteneğini yitirdik. Bizim yeniden, özgürce mutlu bir ülkeyi yaratmak için barış, demokrasi, kardeşlik ortamına yeniden kurmak için hepimize, kurumlara, siyasi partilere , devletin tüm organlarına görev düşmektedir.”
Dün aynı yerde AKP İstanbul İl Başkanı Selim Temurci’nin açıklamaları hatırlatan Cem Vakfı Başkanı Erdoğan Döner, ” İl Başkanının söylemlerini çok önemsiyoruz. ‘Cami de bizim, Cemevi de bizim, Sinegog’ a bizim, Kilise de bizim’ dedi. Yüreğinden gelerek söylediğine inanıyoruz, inanmak istiyoruz” diye konuştu.







