• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Archile Gorky ve Gerçeküstü Bir Ressamın Hatıratı

    “Beş yaşındaydım. Konuşmaya o yıl başlamıştım. Annemle kiliseye gidiyoruz. Oradayız. Bir resmin karşısında durmuşum. Cehennemden sahnelerin resmedildiği bir tablo… Resimde melekler vardı. Beyaz melekler ve siyah melekler. Bütün siyah melekler Hades’e gitmekteydi. Kendime baktım. Ben de siyahtım. Demek ki cennete gidemeyecektim. Bir çocuğun yüreği böyle şeyleri kaldıramaz. İşte o anda dünyaya siyah bir meleğin de iyi olabileceğini, iyi olması gerektiğini ve ruhundaki iyiliği dünyaya, hem beyaz hem de siyah dünyaya sunması gerektiğini ispatlamaya karar verdim.”

    Van Gölü’nün kıyısında Vaspuragan’da  şirin bir köy olan Horkom ’un adını hiç duydunuz mu? Boşuna aramayın birçok yer adı gibi Horkom isimli bir köy de artık yok… Khorkom ‘Çukur mezra’ demek Ermenice’de…. Annesi Şuşan, oğlunu hayvan ve gübre kokularının asla eksik olmadığı bir evde doğurduğunda, yıl 1902’dir. Onların kadim zaman inanışlarına göre bebek üzerinde meleklerle şeytanlar savaşıyorlardı. “Gözleri açık,’Açkı pats’  Pek akıllı diyerek fısıldar annesi “Benim küçük Karam… Çocuğa Vosdanik Manug Adoyan aını verdiler” Şuşan kocası öldürülünce 18 yaşında dul kalmış sonra tekrar Setrak Adoyan ile evlendiğinde küçük kızı Akabi’yi yanına almış, büyüğü Sima’yı  ise Van yakınlarındaki bir yetimhaneye getirerek misyonerlere emanet etmiştir. Gerçi 1908’de bu yetimhaneye yapılan baskınla bütün yetimler katledilmiştir.

    Baba Setrak Adoyan 1908’in görece güzel günlerinden birinde Amerika’ya çalışmak amacıyla gitti. Şuşan ikinci kez kocasını yitirmişti… Çocukluğunun geri kalanında üç kızın içindeki tek erkek çocuk olarak annesinin etkisinde kalarak yetişti.

    Manug, kalem tutacak yaşa geldiğinde resim yapmaya başladı; oysa daha konuşmuyordu bile… Göl kıyısının ve göğün sedef ışıltısı onun çizimlerine hayat vermiştir, sanki… Kâğıt pahalı kalemse az bulununca kireçtaşının üzerine çizmeye başladı. Öğreteni “Sen, mutlaka ressam olacaksın Manug” diyordu.

    1910 yılında Horkom’dan ayrılarak Van vilayetine geldiler. Van o sırada iki büyük katliamdan geçmesine karşın Kilikya’dan sonra Ermenilerin çoğunlukta olduğu tek yerdi. Neredeyse 500 000 Ermeni yaşıyordu. Nasturilerse 87 000 kişi ile ikinci çoğunluk gruptu. Ardından 52 000 Kürt ve 14 000 Türk nüfus gelmekteydi.

    1912–14 arası Amerikan Misyoner okuluna gidiyordu. Matematikte pek başarılı olmasa da çizimlerde, harita bilgisinde üzerine yoktu. Sanatçı yeteneğiyle kendi gösteriyordu.

    24 Nisan 1915 günü İstanbul’da ki Ermeni aydınlar sürgüne gönderildiğinde, bütün Ermeniler için sonun başlangıcı o gün olacaktı…  Van’ın etrafı kuşatan askerlere karşı direnişi başlamıştı. Van’ın tamamı yangın yeriydi. Şair Taniel Varujan şöyle yazacaktı: “Ermeni Ulusu içimde ağladı ve inledi.”  Rusların gelişiyle biraz rahatlasalar da, 6 ay sonra çekilen Ruslarla beraber  onlarda bin bir çaba ile nispeten rahat edeceklerini ve güven içinde kalacaklarını zannettikleri Erivan’a gittiler. Orası da mülteci akınına uğramış haldeydi. Ne yiyecek ekmekleri ne de yatacak yerleri vardı

    Manug ve ailesi bir taraftan hayatta kalmaya çalışırken, kendi de etrafını anlamlandırmaya çalışıyordu. 1917–1920 arası Ermeniler için yokluk, çaresizlik ve kıtlık yıllarıydı. 19 Mart günü annesi açlık ve hastalıktan can verdiğinde kocası Setrak’a mektup yazdırıyordu. Babasının gönderdiği 300 doları ise reşit olmadığı için alamamıştılar. 1919 yılında yapılan bir inceleme 500 000 mülteciden geriye kalan 250 000’ninin açlık, sefalet ve tifüsten zor anlar yaşadıklarını gösteriyordu. Önce Tiflis sonra da İstanbul’a gittiler.Dr  Verkine Kelekyan’ın ve oğlu Hampartzum’un  yardımlarıyla sonunda Amerika geçiş kâğıtları onaylanmış halde gemiye bindiler.

    Manug Adoyan, Amerika’ya gittiğinde, adını Arshile Gorki olarak değiştirmiş. Arshile’i Akhilleus’tan türetmiş; Yunan mitologyasının yiğit ve yakışıklı yarı tanrısından. Gorky soyadını da, yazar Maksim Gorki’nin adından almış. ‘Gorki’ sözcüğünün Rusçada ‘acı’ anlamına geldiğini düşünürsek, ‘Arshile Gorky’ adının, bu coşkulu, ardında güçlü yapıtlar bırakan, ama yaşamı acılarla dolu insan için biçilmiş kaftan olduğunu görürüz.  Ermeni aydınlar, erken kübizmi ve modernist şiiri en radikal ve şiddetli dönemiyle yaşamakta olan Rusya ile çok ilgiliydi. Yeni bir ad seçmek Ermeni aydınları arasında çok moda olunca o da Maksim Gorki’ye olan hayranlığından Arshile Gorky adını aldı. Gorki Ermeni şiirlerini Rusça’da yayınlanması için önayak olmuştu. Ulusal şair Hovhannes Tumanyan’ın da yakın dostuydu. Üstelik Ermenistan’da çok seviliyordu.

    Amerika’nın önde gelen ressamlarının çoğu göçmendi; ancak kitlesel bir katliamdan sağ kurtulan ve çocuk yaşta savaşa katılmış olan Gorky’nin eşi benzeri yoktu. Yaşamaya devam edebilmek için Büyük Felaket’i gizlice işlemeye çalışacak ve bu resimlerinde hep yer alacaktı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları