• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Asansör 5

    Zahirelik gıdaların ihracatından kazanılan paralarzaten az değildi. Ancak Münir Bey, her fırsatı değerlendirmeye çalışan, sineğin üzerine basınca ruhuyla birlikte dışkısını da ağzından çıkarmaya çalışan tüccar modeliydi.

     

    Murteza, babasının tüm ısrarlarına rağmen onunla birlikte çalışmıyordu. Bütün dünyası, gördükleriniçizmekti. Babasının kazandığı paradan çok farklı şeylerdi Murteza’nın isteği.

     

    Münir Bey, gıda işi haricinde bakır işine de el atmıştı. Bakır tava ve güveç ihracatında da Avrupa’nın önemli şehirlerinden ciddi gelir elde ediyordu. Bir türlü doymak bilmiyordu. Gıda işinde Arap Yarım Adası’na, bakır işinde de Avrupa’ya ulaşır durumdaydı. Çok yoğun işlerin arasından sıyrılıp Avrupa’ya bir tatile gitmeyi istiyordu. Bir de herhangi bir ecnebi kadının tasvirini kafasında canlandırıp küçük hayallere dalıyordu. İtalya’ya gider gitmez Münir Bey’in zenginliği dilden dile dolaşmış, Milano’daki kadınların ilk geceden gözdesi olmuştu. Her gece kadınlardan yılların öfkesini alırcasına sevişiyor, şehvetiyle onların diline düşüyordu.

     

    Münir Bey’in İtalya tatili oldukça uzun sürmüştü. Her gece içkili ve kadınlı eğlencelerin sonu gelmek bilmiyordu. Uzakdoğu’dan gelen güç ilaçlarını kullandıkça kendini daha zinde hissediyor, ilaçların esiri olduğunu anlamıyordu. Alkolü fazla aldığı bir gece yürüyecek hali kalmamasına rağmen kaldığı otele ite kaka gelen Münir Bey, sabah odaya giren görevliler tarafından ölü olarak bulunmuştu. İçtiği ilaçların yan etkisiyle hayatını kaybetmişti. Haber çok geç olmadan İzmir’e kadar ulaşmış, Murteza babasının naşı için Vali ile görüşmeler yapmıştı. Bu görüşmeler sırasında Murteza, Vali Konağı’na daha sık gider olmuş, babasının işlerini devir alması için baskı yapan Vali’ye, bir işinin var olduğunu ve tüccarlığa hiç bulaşmamak istediğini beyan etmişti. Babasının naaşı geldikten hemen sonra Pınarbaşı’ndaki Hacılar Kırı Mezarlığı’na defnettirmiş, arkasından dinin gereksinimleri olan hiçbir vecibeyi yerine getirmemişti. Kafasına buyruk yaşamı her alanda dışavurumcu tavrıyla insanlar tarafından “deli” olarak bilinen Murteza’ya bir de “gavur ve kafir” gibi lakaplar takılmıştı. Günler geçmeye başlamış Murteza’nın ünü gitgide her sektörde yapı işlerine el atan insanların kulağına gitmişti. Vali, sürekli görüşme içerisinde olan gayrimüslim ailelerin, şehir için en iyi yenilikleri ve rahat yaşamı sunmak adına verecekleri hizmetleri hiçbir zaman kulak ardı etmemişti. Yahudi bir ailenin  Halil Rıfat Paşa Caddesi (1) ile Mithatpaşa Caddesi’ni (2) birbirine bağlayan tarihi Asansör (3)için Vali ile görüşmeleri, havadisi duyan herkesi heyecanlandırmıştı. Bunun için ilk etapta bir projeye ihtiyaçları vardı. Bu mimari projeyi çizecek kişi elbette Murteza idi. Daha önce böylesine bir inşa yapılmadığı için Yahudi ailenin önde gelenlerinde Murteza’ya danışma konusunda çekinceleri olsa da, Vali’nin Murteza’ya olan güveni sonsuzdu. Onun hayalperestliğine hayran olan Vali, Murteza’yı bir akşam yemeğinde hem bu projeyi konuşmak, hem de babasından arda kalan işlerin nasıl yürüdüğünü sormak için köşküne davet etmişti. Az ve öz konuşan Murteza, projeyi duyunca yemeği bırakıp, Vali’nin anlattıklarına kapılmıştı. Tüm insanlığa yararlı bir projede imzası olacağı için gururluydu Murteza. Asansör için düşünülen yerin keşfini yapmak haftalar sürmüştü. Uygun alanı bulmak çok zor ve meşakkatli işti. Bu işe altyapısı uygun olmayan insanlardan oluşan grubun, işin ehli kişilere göre durumları daha zordu. Murteza, yakın zamanda sık sık Avrupa seyahati yapan Terzi Şükrü’yü, Avrupa’da bu tür yapıların yaygınlığı hakkında konuşmak için en uygun kişi olarak onu öngörmüştü. Terzi Şükrü’den aldığı bilgiler içini ferahlatmıştı. Vali ile görüşmeye gitmeden önce son kez Terzi Şükrü’nün yanına uğrayacak, İstanbul’daki Pera Palas’ın asansörü ve Almanya Mannheim’deki “İnsan Taşıyıcısı” için tekrar bilgeliğine başvuracaktı. Murteza atölyeye girer girmez heyecanlı bir şekilde Vali ile görüşmeye gideceğini, keşif için seyahatlerin ayarlanmasınıisteyeceğini ve bu durumda Vali’nin tavrının ne olacağını merak ettiğinden Terzi Şükrü’nün atölyesine dalmıştı.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları