• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Asansör 9

    Öğleden sonra bastıran yağmur ve fırtına bir hafta sürmüş, şehirdeki çalışma hayatını felç etmişti. Kimseyle konuşmadan, kendini kapana kısılmış gibi hissederek bekleyişle geçen günlerdi. Odun taşımak için nadir de olsa evden çıktığı anlar olmuştu. Yağmur dindikten bir gün sonra Asansör’e doğru gitti. Fırtına yüzünden tahrip olan kısımların onarılması, iş takviminin sarkması yüzünden biraz rahatsız olmuştu. İşçilerin oturduğu kahvehanenin 

    Önündeki kürsüye oturup bir çay istedi. Önündeki mecmuaya göz atmak için eline aldığında, sayfanın üst kısmına konmuş kelebeği izledi. Uçmaya başlayan kelebeğin gittiği yöne dikkatle bakarken 155 basamaklı merdivenin ortasında dinlenen Aybike’yi gördü. Titremeye başlamıştı. İstemsiz bir şekilde dizlerini birbirine vuruyor, ayaksucunu yerden ayırmadan, topuğuyla Arnavut kaldırımını dövüyordu. Aybike yaklaşırken mecmuayı tekrar masaya bıraktı. Bakışlarını uzak bir köşeye dikerek, kendine güvenen, kafasında bin bir düşünceli adam görüntüsü vermek istedi. Önünden geçerken göz ucuyla onu süzüyor, selam vermek için birkaç kez ona bakan ve hatta önünde duraklayan Aybike’nin farkına varmamış gibi uzaklara bakmaya devam ediyordu. Birden bire içini kaplayan bir mutluluk oluşmuştu. Artık onu bir yerlerde görürse konuşması için cesaret gelmişti. Aybike’nin bu tavrı gelecek için onu heyecanlandırmıştı. Cebinden çıkardığı tabakadan biraz tütün alıp keyifle sarmaya başladı. Ülke fethetmiş, büyük bir zafer kazanmış komutan edasında uzaklara bakarken sigarasını yaktı. İhtimallerin ve olasılıkların şansıyla birlikte ona döndüğünü hissetmişti. Yerinden kalkıp evine doğru yola koyuldu, yarı yolda bu zaferi Ziam’ın yanına gidip bol içki ve muhabbetle taçlandırmanın anlamlı olacağını düşündü. 

    Baktığı her yerde Aybike’yi görüyordu. Eve gider gitmez resim çizmeye çalıştı, beceremedi. Acıdan kıvrandı. Yumruğunu sıktı, duvarlardan hıncını çıkarırken gözyaşlarını tutamadı. Gördüğünü sandığı böceklerden kaçtı köşe bucak. Adam öldürdüğünü sandı, sonra öldürüldüğünü. Kahve içince kendine gelebileceğini düşünerek evden çıktı. Gün ağarmıştı. Asansör işçilerinin işe başlamadan oturdukları kıraathaneye girdi, bir kahve söyledi. Kahveyi içerken önüne konmuş kelebeği fark etti. Bu yaratığı ürkütmeden nasıl uzaklaştırabilirim diye düşünürken kelebek havalandı. Kelebeğin uçuşunu izlerken yolun sonundaki 155 basamaklı merdivenin çıkışında Aybike’yi gördü. Görünmemek için işçilerin arkasına gizlendi. Elleri titriyordu. Ani bir hareketle kendini kıraathaneye attı. Beş dakika kadar bekledikten sonra tekrar dışarı çıktı. Ona seslenen herkese sırtını çevirdi. Hissizleşmişti. Bir gece içerisinde bambaşka birisi olmuştu.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları