• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Asansör

    Birini hatırlaman gerektiğini hiç düşündün mü?

    Tercihine saygı duyuyorum…

    Ancak ben, anıları ve hadiseleri birbirinden ayırdığımdan beri düşünüyorum.

    Unutmamak için mütemadiyen sayıklamak ve ikrar etmek ve tanıklığı yadsımadan hemen bir kenara öylece terk etmeden süreklileştirmek, tüm bunları koşullar her ne olursa olsun yeniden türetebilmek gerekiyor. Köşeye kıstırılan izanın, aklın ve tözün, bunca belagati sırtlayan bir güncellikte hakikati muhafaza edebilmesi zor olana daima bir özveriye bakıyor. Yol hep buna çıkıyor. Söz enikonu naçar hale getirilip üslup kadük bırakılırken, dert nobran bir tahayyüle kurban edilirken, hemen herkesin görebileceği eğretilik inatla korunmaya devam ediliyor. Hiç unutulmaması gerekenler o menzilden itibaren hayatlarımıza dâhil olmaktadır. Unutturmak bu devletin fıtratındandır. Herkesin gördüğü bildiği, anladığı şeylerin üzerine serpilen ölü toprağı kayıtsızlık için yinelene gelmektedir. Popülizm “cerahat” tohumlarını savurmak için kullanıla gelendir. Erdem, günümüzün dünyasında alenen bir hiç kabilinden sıfır değerle arz olunandır.

    Aslan yelesi saçlarından, sırt üstü yatışını gördüğümden ve yüzünü bir defa daha görme bahtını sonsuza dek kaybettiğimden beri hatırlamam gerektiğini düşünüyorum.

    Sürünün geneline göre, üzerine iki belki de üç vücut eskitecek zaman geçmişti. Ben aynı yerdeydim. Sen yoktun, yerle yeksandım. Sonra ayaktaydım, kalkarak ve bir daha kalkarak, hiçbir yere tutunmadan gururuma göz kırparak kalkmıştım.

    Başlamadan vuku bulmuş bir hadiseyi canlandırmak bana pek tat vermezdi. Aşık olmuşsam, acılardan kaçmadan, korkuların üzerine giderek, onları çiğneyen ölümcül bir hastalık gibi kanıma işleyen aşkları severdim. Yürüdüğüm yollara yön, düşüncelerime biçim vermeliydi. İki uç taraftan birinde olmalıydı. Ya önümüzde özenle baktığımız saksının içinde gonca çiçekler açacaktı ya da üstünde izmarit söndürülen bir toprak kabı olarak sonsuza dek kalacaktı. Kısacası ortası olmamalıydı. Senden kurulu bir geçmiş ve senden kurulu bir yaşam vardı başucumda, her gece koynumda.

    “Papatyalar” demiştin. “Kelebekler” demiştin en mutlu olduğun anlarda. Yanında balonlara tekmeler atıyordum. Gülüyordum her defasında kahkahalarımı saklamadan. Büyülü olan kelimeler bulamıyordum yanındayken, sıradandı. Aslında bir o kadar da “Ben” demekten uzak. Ve bir o kadar da “Biz” demeye özen gösteren bir ben vardı karşında. Hep güzel bir müzik çalıyordu kulağımda, sen yanımda uyurken, bir de karşı gökyüzüne sığan yıldızlar. Gözlerini açtığın ilk an gülümsüyordun ve gülümsemek senin için vardı. Önemli olan acılara gülümsemek derdin. Yılların tecrübesini gözlerinde ve aklının bir köşesinde biriktirmiş olgun ihtiyarlar gibi. Yine hiç olmadık bir an kendine hayranlık uyandırıyordun. Biriyle gurur duymak, aşağı yukarı dünyanın en güzel hadisesiydi. Ve bu duyguyu ilk sen de tattığım için şanslı hissediyordum kendimi.

    Bir an için susmuştum. Bana baktığını hissediyordum. Sonra diz çöküp yere bırakmıştım kendimi. Kapı eşiğindeydik. Hemen gözlerimi kapattım. Açık olmamalıydı o an. Tarif edemediğim bir haldi, bir geçiş, bir bitiş, bir vazgeçiş ya da bir yok oluş. O anı kaybediş. Çığlığa ramak kalmıştı. Belki bir kez olabilen ve tüm ömre yetebilen andı. Geçmişi kuruyordum gözlerim kapalı. Seni kazandığım ilk anı, “on iki ay, on sekiz gün” bekledikten sonra “dayanamıyorum” deyip gamzenden bir öpücük aldığım anı, elini tutmaya çalıştığım ilk anı ve daha nicesini. Direncimin sadece güldüğün zamanlarda kırıldığını fark ediyordum. Gözlerimi açmama sebep değildi bu ayrıntı.

    Bitmeyecek diye için için düşünürken, biteceğini bilmek de içimde türlü halüsinasyonlara sebep oluyordu. Birkaç saniyeliğine de olsa gözlerim kapalı, gerçek zaman ve mekândan uzaklaşmak istiyordum. Düşlere sığınmak en doğrusuydu. İstediğimi söyleyip, istemediğimi dilimin altına koyuyordum. Kendim şekil verip kendim boyuyordum. Gelecek göz alıcıydı. Bir insan, bir başka insanı sebepsiz sevmezdi. Ya mutlu olurdu, ya da mutlu edeceğine inanırdı.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları