• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    AŞKIN DEĞERİNİ ÖZGÜRLÜK BELİRLER

    Bilinir, kadim egemenler aşkı öldürürken önce kadını kimliksiz bir nesne olarak tanımlama yanılgısına düştüler. Sonra da tıpkı Adem ile Havva anlatısında olduğu gibi karşıtlaştırarak cisimleştirdiler. Şimdi bu tarihi inkâra karşı karşılarında bilinçli bir mücadele ile konumlanan, hakikat aşkının sorgulayan bir özgürlük felsefesi var.

    ‘Duygu birliğinin yeniden doğduğu yerde yaşam yeniden başlar’  derken Van Gogh, aslında başka bir yaşamın mümkün olduğuna inanan arayışçılara önemli bir çıkış yolu gösteriyor.

    İnsanın ruhuna aşkla temas eden pozitif arayışların politik özgürlüğü olası kılma mücadelesi, tutkulu bir yaşamın ütopya olmadığının ve ölmediğinin yalın gerçeğini bizlere müjdeliyor.

    Kendinin farkına varan insan, içine düştüğü derin uçurumun dibinden kurtulmanın çabasını kolektif verme noktasında yeni bir toplumsal bilinç kazanıyor. Kendi doğal evreninden koparıldığının farkına varıyor, toplumsal değerlere sahip belleğini yeniden kazanıyor.

    İnsan, bir anlama bağlı yaşamaya başladığında özgürlük anını daha önce yaşamış bir hissin tekrarı olduğunu hayretle sezinliyor. Bunu sadece kendinde bir sır olarak saklama yoluna gitse de, aleni anın zihniyet kazandığı oluş hali aşkın doğduğu karşılıklı yaratılış halidir ve bu aynı zamanda -özgürlükle birlikte- eş zamanlı doğum anıdır.

    Hakikat, özgürlük ve aşktan yoksun anlamsızlık arenasında yükselen insanın çığlığıdır. Aslında ahlaki uzlaşmaların kokuşmuş uzlaşmalara başkaldırısıdır… Egemenlerin bastıran diline, çoğunlukla yok sayılan insanın işitilmeyen vicdan dili cevap verir.

    Bireyin içinde yaşadığı sevgisizlik acısının derinliği, gözyaşlarındaki hislerle tartıldığında aşkın yükü kurşun ağırlığına denk gelir. Muğlak bir yaşama acıyla tutunmak zorunda bırakılanların aşk serüveni trajiktir. Susarak, aşkı aslında en özel onlar konuşurlar; kızararak, kekeleyerek aşka dair masumiyet suçlarını onlar itiraf ederler. Yüzlerine yansıyan hislerle, kalplerini gözlerimizin yargılayan toy vicdanına teslim ederler.

    İki yabancıya indirgenen ve düşman kutuplara bölünen kadın ile erkeğin, ortak noktası özgürlük aşkındır. Eşitleyen özgürlükler üzerine kurulan ilişkilenmeler, kolay kolay tükenmezler. Bilakis yeniden kendilerini üretilirler ve zaman ile mekânda dalga dalga genişlerler; böylece yaşamı insanileştirirler.

    İnsan her ne kadar kendi sürgününün derinliğinde kaybolma riskiyle yüzleşmeyi her zaman beceremese de bilmemiz gereken şey; aşk varsa özgürlüğün ona yakın bir yerlerde mesken tutmasıdır. Yılmamak lazım… Çünkü umut aşkı miras bırakan hakikat arayışçılarının bitimsiz serüveninde muzipçe bizlere gülümsüyor!

    ‘’Bilgide her kazanç ileriye atılan her adım yüreklilikten gelir, kendi kendine karşı sertlikten, dürüstlükten gelir. Şimdiye dek kural olarak, yalnızca doğruları yasakladılar.’’

    1. NİETZSCHE

    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları