• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Aydınlanmayan dünyada puslu manzaralar

    2018’in  ilk haftasında akıl almaz terör serüveni yine masumları vurdu Stockholm’de.

     

    Dünya halkları terör saldırılarına tepki gösterirken savaşın mağdurlarına gönüllü iç içe olması göz ardı edilmektedir. Böyle bir toplumsal yapının sosyolojik açıdan incelenmesi şüphesiz çok önemlidir. Savaş ve terör dünyanın gözleri önünde cereyan etmektedir. Ve yapılan vahşetleri gözler önüne sermektedir. Gündelik hayatta her gün iç içe olunan  zam, zulüm, baskı, açlık ve yoksulluğa ve de teröre uzanan sürecin sonuçları hepimizi yakından olmasa da nedenler olgusunu yakından ilgilendirecektir.

     

    İnsanın kendisini, ait olmadığı bir savaşın içinde bulması, bir terör saldırısında otobüste, metroda, otelde, alışveriş merkezinde, bir havaalanında ya da başka bir yerde birden bire bir vahşetin içinde olması artık hiç de imkansız değil. Dünyanın birçok yerinde terör dalgası korku yaymaya devam ediyor.

     

    Teröristlerin patlattığı bombalar masum insanların ölümüyle sonuçlanmaktadır. Emperyalist/kapitalist kampın tanrısı sermaye tarafından kullanılan dinciler ve milliyetçiler zalim olmanın kötülüklerini gösteriyorlar. Kötülüklerin çoğaldığı savaş ve terör türüyle karşı karşıyayız. Neden ve niçin gerçekleştiğini anlamak çok zor değil. Terör saldırıları  farklılıkları yok etmek için vardır. Çünkü egemen sınıf insana düşmandır.

     

    Bugünkü tanımıyla, en eski terör gruplarından birisi olarak nitelendireceğimiz terör örgütü M.S. 66-73 yılları arasında Filistin’de faaliyet gösteren ve son derece iyi organize edilmiş bir dini mezhep olan “Sicarii” dir. Sicariiyi kalabalıklara karşı kendi azınlıklarının varoluş mücadelesinde görmekteyiz. Genellikle vur kaç taktiği uygulayarak korku yayıyorlardı. Kalabalık ortasında hedeflenen insanları ortadan kaldırıyor, hemen akabinde yine kalabalığa karışıyorlardı. Dünyanın en eski terör örgüne adını verenin eylemlerde kullandıkları aletin adı “sica”ydı. Sica küçük ve keskin bir kılıçtı.

     

    Sicarii terör örgütü dönemin önde gelen rahiplerine suikastlar düzenliyor, evlerini yakıyor; sarayları kundaklıyor, kamu arşivlerine, su kanallarına sabotajlar düzenliyorlardı.  Afrika’da bir kabile olan Kabalalar arasından çıktığı dair bilgiler var. Kabalalar geçimini suikastlardan sağlıyordu. Kabala’nın yetiştirdiği çocuklar belirli bir yaşa geldikten sonra suikastlarda uzman ve yetkin terörist olarak yetiştiriliyor ve parasını ödeyen herhangi bir kimsenin amaçları uğruna istenilen cinayetleri gerçekleştiriyorlardı. Bu saldırılar kitleleri sindirerek korkutuyordu. Egemen iktidar, parayı verenin lehine bir denge kuruyordu. Terör eylemleri iktidarı hedeflemeyen ve siyasal amaçları olmayandır. En eski profesyonel  terör grubu ”Sicalı Kabala”lardır. Kabala kelimesinin ironik bir etimolojisi var. Dilbilimciler, İngilizce’deki  “kabine” sözcüğünün “Kabala” kökünden geldiğini keşfediyorlar asırlar sonra.

     

    Yirmi birinci yüzyılda bu korkunç ve akıl almaz kötülükler daha çok artmaktadır. Bugüne kadar savaş ve terör serüvenleriyle 3.5 milyar insanın ölümüyle sonuçlanan bir dünyanın kötülüğü ve kirliliğiyle karşı karşıyayız.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları