• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Baça Baze Kabil 2011

    “Sıcak, çok sıcak bir yaz günü. Afgan işçilerin formeni* Münir, -kendisi de Afgan- evlenmeden iki gün önce çalıştığımız şantiyeden izin alırken yüzüğünü gösterip, “abi, gelin” dedi. İki gün sonra dört kişi araca atlayıp Münir’in düğün evine vardık.

    Futbol sahası büyüklüğünde evin salonunu alçıpan duvarla ikiye bölmüşler. Bir tarafta düğüne gelen kadınlar, diğer tarafta erkekler, birbirine karışan berbat parfüm kokularının yanında Hindu geleneğine yakın ninnilerle bize pek yakın olmayan oyunlar oynuyorlar. Gecenin ilerleyen saatlerinde konukların büyük bir kısmı gidiyor. Erkeklerin tarafında ışıklar karartılıp, şarkıcı sahneden iniyor. Sirk ve sihirbazlık gösterilerindeki gibi sahneye yuvarlak ışıklar tutuluyor, ışıkların içinde iki çocuk!

    Dans etmeye, dansöz gibi oynamaya başlıyorlar. Ağızlarının suyu akan erkeklerle, bizatihi cinsel organını okşayan yaşlı adamlarla göz göze geliyorum. Kadın elbisesi giydirilen çocuklara yapma göğüsle ayaklarına zilli halhallar takılmış. Az evvel cinsel organını okşayan adamları çocuklara para takarken izliyorum, yapma göğüslerini sıkıp yanındakilere gülüyorlar. Bir örf mü, adet mi ne olduğunu bilmediğimiz ortamdan rahatsız olup ayrılıyoruz.”

    Bacha Bazi – Baça Baze

    Baça Baze, orijinal adı “Bacha Bazi”, anlamı “oğlan oynatmak” olan bu gelenek neredeyse 600 yıldır Afganistan’da hüküm sürüyor. Düğünlerde ve zengin ailelerin buluştuğu özel davetlerde erkek çocuklara kadın giysisi giydirerek dans ettirilmesi, son otuz yılda yasak olmasına ve cezasının bazı bölgelerde idam olmasına rağmen gizli olarak devam ediyor.

    Baça Baze dansında çocuklara yapma göğüsler, zilli halhallar ve peruk takılıyor. İzleyenler dansçılara para takarken onları okşamaları ve tacizde bulunmaları normal karşılanıyor. Zira ailelerin düzenlediği bu “günah geceleri” nin danstan sonra da devamı oluyor. 8-14 yaş arasındaki erkek çocuklar, gösteri sonrası onları izleyen zengin –genellikle yaşlılar- erkeklerden biriyle birlikte olmasına kadar gidiyor.

    Halk, ABD işgalinin ardından ülkede artan işsizlik ve savaş ortamının yoksul kesimlerde Baça Baze kültürünün yeniden arttığını dile getiriyor. 2010 yılında iktidara gelen hükümet yetkililerinin çocukları koruma projeleri başkent Kabil ve çevresinde oturtulmaya çalışılsa da, otuz dört şehirli ülkede Taliban’ın etkin olduğu Kuzey bölgesi dâhil birçok yerde bu soruna –şimdilik- çözüm bulunamıyor.

    Hükümet yetkilileri başkent Kabil ve çevresinde bu sorunu ufak çapta çözmenin yolunu, 2013 yılında mucizevi bir şekilde Kriket Dünya Kupası’na katılan Kriket Milli Takımı’na borçlu. 78-79 yıllarındaki Sovyet işgalinde Pakistan’a kaçan Afganların, burada kriketi öğrenerek işgalin ardından memleketlerine döndüklerinde aralarında oynamaya başladıkları oyun haline gelmiş. Komşu Pakistan’ın krikette dünyanın en iyi ülkelerinden biri olması sebebiyle halkın bu spora sevgisi en az futbol kadar yüksek.

    2014 yılında çocukların sokaklardan uzaklaşıp aktif hayatta rol alabilmesi için Kabil belediyesinin hükümet destekli kriket projesi, kentin askeri alanlardan uzak bölgelerinde iki minyatür kriket sahası yaparak çocukları spora teşvik eden ilk belirgin hamlesi oldu.

    Geçen yıl gittiğim Kabil’de havaalanı güvenlik şefi Ben Yahya’nın düşünceleri ilk etapta çok olumlu değil. Özellikle yoksul bölgelerdeki çocukların sokaklarda küçük paralarla kandırılıp Baça Baze’den uzak durmaları adına bu hamlenin iyi fakat yetersiz olduğu görüşünde.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları