• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Bahçeli Yolunda Bir Kılıçdaroğlu

    Kılıçdaroğlu AKP’nin dokunulmazlık tasarısına destek vereceklerini açıklayarak, açıkça darbe zihniyetine teslim oldu.

    Bu sürece nasıl geldik, şöyle bir anımsayalım.

    Erdoğan’ın “Dokunulmazlık dosyaları meclise getirilsin,” talimatından sonra Davutoğlu, kendisini de incitmeyecek sihirli formüller aramaya başladı. HDP vekillerini mahkemeye gönderip diğer fezlekeleri mecliste tutmak, hem içerde hem uluslararası kamuoyunda yaralayıcı bir meşruiyet krizi demekti AKP için. Az zamanda çok düşünüp o parlak formülü buldu Davutoğlu. “Hodri meydan! Bizim hiçbir şeyden korkumuz yok. Bir defaya mahsus bütün fezlekeleri meclise getirelim ve tek oturumda dokunulmazlıkları kaldıralım,” dedi.

    Acayip bir cingözlük var Davutoğlu’nun önerisinde… Böylece hem AKP’nin fezlekeleri yargıda aklanarak yolsuzluk yükünden kurtulacaklar hem de HDP eş başkanları ve milletvekillerini konuşmalardan dolayı yargı önüne çıkartarak HDP’yi kriminalize etmiş, gözden düşürmüş olacaklar.  Bunun başkanlık referandumu ya da bir erken seçim baskınında AKP’nin ne kadar işine yarayacağını sokaktaki çocuk da biliyor. Bir taşla iki kuş!

    Yargıya güvenleri sonsuz ne de olsa… Hangi yargıç çıkıp da AKP vekillerinin yolsuzluk dosyalarına ceza kesebilir bu ülkede? Açık açık söylemiyorlar mı zaten, “Yasama bizde, yürütme bizde yargı bizde…” diye. Kimi kime yargılatacaksınız?

    AKP’nin tavrında şaşılacak bir şey yok. İcra ettiği savaş mühendisliğinin siyasi ayağını inşa ediyor o.

    Tuhaf olan CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları… Şunu söylüyor Kılıçdaroğlu, “Anayasaya aykırı olduğunu bilsek de AKP’nin önerisine evet, diyeceğiz.”

    Bugüne kadar kürsü dokunulmazlığı haricinde tüm dokunulmazlıkların kaldırılmasını savunurken CHP, doğru bir politika izlemişti. Peki, anayasaya aykırı olduğunu söyleye söyleye hangi akla hizmet AKP’yle aynı safta el bağlıyor Kılıçdaroğlu? Bahçeli’nin yollarında sarayın ıslığını çalmasının nedeni ne?

    Parti tabanından, “AKP’nin tasarısını destekleyin” baskısı mı var? Hayır. CHP’nin ulusalcıları “AKP candır. Bak ne de güzel savaşıyorlar, biz de işin meclis kısmını halledelim” mi diyorlar, hayır. Eee, düğün değil bayram değil, nedir bu enişte halleri…

    Öyle sanıyorum ki, derin bir ses devreye girdi. HDP vekillerinin dokunulmazlıkların kaldırılması bir devlet politikası… Eee,  Kılıçdaroğlu’nun da en çok övündüğü şey, CHP’nin devletin kurucu partisi olması değil miydi?

    O derin ses, AKP dostluğundan çok HDP düşmanlığı yaptığı için fısıldıyor Kılıçdaroğlu’nun kulağına. HDP, her fırsatta CHP’yle demokrasi cephesinde omuz omuza vermekten söz ederken belli ki, sarayın kapısından girmese de duvarında gölgelenmek ona daha sağlamcı gözüküyor. Bir de bunu “Siyasetçi bedel ödemekten çekinmez,” gibi vicdanları yumuşatan sol jargonla kamufle etmez mi? Bayılıyorum artık.

    Bugüne kadar neyin bedelini ödemiş Kılıçdaroğlu?  Bundan sonra da bedel ödemeyecek, emin olun. Hatta AKP ve Erdoğan bu tutumu nedeniyle ona minnettar kalacaklar. Ama sadece o kadar olacak! Baykal’a takmadıkları gibi kendisine de madalya takmayacaklar.

    Bakmayın siz,  Ensar rezaletindeki önüne yattı, arkasına baktı, yaygaralarına… “Onlar ne söylerse daha ağırını söyleyeceğiz…” cengâverliği, dokunulmazlık konusunda gelecek eleştirileri püskürtme, AKP’ye güya mesafe koyarak zevahiri kurtarma çabasından öte bir şey değil. Numarası bayatlamış, ihtiyar hokus pokusçu taktikleri yani.

    Her şeye rağmen CHP’nin içinde Kılıçdaroğlu’nun bu tutumunu vicdanlarına kabul ettiremeyen çok milletvekili var. Eren Erdem açık açık ret oyu vereceğini söyledi zaten. CHP’li devrimci demokratlar bir bildiriyle, Kılıçdaroğlu’nun tavrını çok sert eleştirdi. Onların bu tutumları önünde demokrasi adına şapka çıkartmak lazım…

    Saray bunu da başardı işte… CHP’yi de birbirine düşürdü. Bir taşla iki kuş mu demiştik?

    Hayır, üç kuş…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları