• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Barbarlık kazanamaz

    Hükümetler, devletler – tabii TC devletini bunun dışında tutuyorum- IŞİD denilen çete sürüsünü artık, belki de kullanım süresi dolduğu için kınayabilir, prestijlerini ya da kendi paçalarını kurtarmak için ona savaş da açabilir. Hatta Kürt Özgürlük Hareketi’ni ve diğer Kürt güçlerini bu savaşta destekleyebilirler de. Şimdi işlerine geliyordur çünkü.

    Ama göremedikleri bir şey var. Bugün Kürt Özgürlük Hareketi son derece sıradan gibi görülen ama dünya üzerindeki en kıymetli amaç uğruna savaşıyor. İnsanlık adına ve uğruna.
    Bu gerçeği görenler için artık ne politik çıkar kalır gündemde ne de stratejik hesap. Kendileri için, gezegenin geleceği için bugün Kürtler’in yanında olmalıdırlar.
    Bütün bunları söylüyorum ama bu insanlık savaşının yanı başındaki toplumun, Türkiye toplumunun geniş bir kesimine ama, ne demek gerekir, bilemiyorum.
    Kendilerine empoze edilmiş ırkçı ve ulusalcı safsatlar nedeniyle idrakını kaybetmiş, kendilerini Türk milliyetçisi ya da ulusalcısı olarak tanımlayan bu insanlar, ajanslara her gün düşen onca yürek yakıcı göç ve zulüm fotoğraflarına dikkat kesilmek yerine Aysel Tuğluk’un pazartesi günü Suruç’ta, Kobanê’ye destek için toplanmış halka saldıran devlet güçlerine taş atarken çekilen fotoğrafına takılır kalır, oradan devletçi ve ırkçı söylemler üretirler.
    Oysa bunların biraz okumuşları dünyaca ünlü Filistinli entelektüel Edward Said’in 2000 yılında Lübnan’da İsrail askerlerine attığı taşı koyu sohbetlerine malzeme yapmaktan da geri durmaz, Said’in taş atarken çekilmiş fotoğrafını ise duvarlarına asarlar.
    Bakıyorum da düne kadar AKP’yi yerden yere vuran kimi siyasetler de bugün neredeyse utana sıkıla da olsa IŞİD’i desteklemeye başlayacak. Sırf Kürt anasını görmesin de.
    Ama ne Kürtler’i açıkça, maddi ve manevi olarak desteklemekten hâlâ imtina eden uluslararası topluluk ne de Türkiye’de hâlâ ırkçılığın bataklığında debelenen ulusalcılar, bu mücadelede tayin edici konumdadır. Dediğim gibi bu, bu insanlık için mücadeledir ve Kürt Özgürlük Hareketi öncülüğündeki Kürtler bu ahlaki üstünlükle bu savaştan zaferle çıkacaktır.
    Çünkü ahlaki üstünlük evrenseldir, inatçıdır ve kalıcıdır.
    Bugün Kobanê cephesinde süren bu savaşta Kürt güçlerinin bir avantajı sahip oldukları ahlaki üstünlükse, bir diğer avantajı da gerçek bir halk hareketi olmasıdır.
    Bugün Kürtler dünyanın en örgütlü halklarından biri, belki de biriciğidir.
    Örgütlü halk, IŞİD gibi otorite boşluğundan ve halk düşmanı devletlerin kirli desteğinden yararlanıp geçici bir güç elde etmiş çetelerin korkutarak yanlarına çektiği kalabalıklara benzemez.
    Dünya devrim tarihinin gösterdiği bir şey var: Örgütlü ve birleşmiş halk yenilmez.
    Bu savaşın önümüze koyduğu ikilem ‘Ya barbarlık ya devrim’dir.
    Devrim oldu bir kere Rojava’da ve yenilmeyecek. Barbarlık kazanamayacak.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları