Bugün Ankara ve İstanbul’da eş zamanlı bir basın açıklaması gerçekleştiren Barış için Akademisyenler, bölgede süren sokağa çıkma yasaklarının beraberinde getirdiği hak ihlalleri ile Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasayı ve taraf olduğu uluslararası sözleşmeleri ihlal ettiğini söyleyerek ‘Bu suça ortak olmayacağız’ dedi.
Barış için Akademisyenler, İstanbul’da Taksim Gönen Otel’de çatışmaların ve hak ihlallerinin sona ermesine için başlattıkları imza kampanyası ile ilgili basın açıklaması düzenledi. Açıklama Kürtçe ve Türkçe okundu. Kürtçe metni akademisyen Dr. Yıldız Önen okurken, Türkçe metni Özyeğin Üniversitesi’nden akademisyen Doç. Dr. Alper Açık okudu.
‘MÜZAKERE SÜRECİ BAŞLASIN’
Yurtiçi ve yurt dışında 89 üniversiteden 1128 akademisyenin imza attığı metinde, devletin bölge halklarına karşı uyguladığı katliam ve sürgün politikalarından vazgeçmesi gerektiği ve sorumluların cezalandırılması istendi.
İmzacıları arasında Yrd. Doç. Nazan Üstündağ, Prof. Dr. Ali Akay, Prof. Dr. Baskın Oran’ın yanı sıra Noam Chomsky, David Harwey, EtienneBalibar, JudithButler, ImmanuelWallertein gibi akademisyenlerin de olduğu metinde müzakere koşullarının hazırlanması ve kalıcı çözüm yollarının kurulması, müzakere görüşmeleri sırasında bağımsız gözlemcilerin bulunması talep ediliyor.
Devletin vatandaşlarına uyguladığı şiddete hemen şimdi son vermesini talep ettiklerinin altını çizen akademisyenler, “Bu ülkenin akademisyen ve araştırmacıları olarak sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacağımızı beyan ediyor, bu talebimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz” dedi.
‘TÜM ÖLÜMLERDEN DEVLET SORUMLU’
İmza metninin okunmasının ardından İstanbul Üniversitesi’nden Doç. Dr. Zeynep Kıvılcım, imza sürecine ilişkin bilgilendirme yaptı. Metne Şili’den Amerika’ya, Avusturya’dan Meksika’ya, Mısır’dan İtalya’ya 89 üniversiteden bin 439 akademisyenin destek verdiğini belirten Kıvılcım, kısa sürede bu kadar yoğun ilgi beklemediklerini söyledi. Kıvılcım, “Özellikle genç akademisyenler metni imzaladı. Sokağa çıkma yasaklarında 100’e yakın kişi yaşamını kaybetti. İnsanlığa karşı sistematik suç işleniyor. Bizler bu suçların cezalandırılmadığı sürece toplumdaki yaranın sarılmayacağını biliyoruz. Irkçı ve ayrımcı imha politikalarına son vermek için elimizden geleni yapacağız” dedi. Devletin özellikle Türkiye’nin batısının sessiz kalması için baskı kurduğunu belirten Kıvılcım, “Tüm ölümlerden devleti sorumlu tutuyoruz. Devlet asker ve polis ölümlerinden de sorumludur” şeklinde konuştu.
Üniversitelerdeki baskıları Kürt illerindeki baskılardan ayrı görmediklerini söyleyen Kıvılcım, “Barış isteyenlerin hain ilan edilmesi de aynı bütünün parçalarıdır. Bütün bunlara karşı örgütleneceğiz. Barış ve direnme hakkını savunacağız. Muhalif kimlikleri nedeni ile tutuklanan arkadaşlarımız ve öğrencilerimizle dayanışmaya devam edeceğiz” dedi.
Önümüzdeki günlerde Kürt illerine giderek araştırmalar yapacaklarını ve oluşturulan raporları ulusal ve uluslar arası kamuoyuna sunacaklarını söyleyen Kıvılcım, “Bugüne kadar Kürt sorunu olarak tanımlanan sorunun siyasi zeminde çözülmesi için kamuoyu oluşturmaya devam edeceğiz” dedi.
‘BİLİM İNSANLARI SAVAŞA ORTAK OLMAYACAK’

Ankara’da Mülkiyeliler Birliği’nde gerçekleşen ortak açıklamayı Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Işıl Ünal paylaştı. 89 farklı üniversiteden, 1128 akademisyenin imza attığı açıklamada, “Bu ülkenin kademisyenleri ve araştırmacıları olarak suça ortak olmayacağız, müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını talep ediyoruz” denildi.
Işıl Ünal, Sur’da, Silvan’da, Nusaybin’de, Cizre’de, Silopi’de ve daha pek çok yerde haftalarca süren sokağa çıkma yasakları ile anayasa ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınmış olan hemen tüm hak ve özgürlüklerin ihlal edildiğini ifade etti. Ünal, ”Devletin başta Kürt halkı olmak üzere tüm bölge halklarına karşı gerçekleştirdiği katliam ve uyğuladığı bilinçli sürgün politikasından derhal vazgeçilmesini, sokağa çıkma yasaklarının kaldırılmasını, gerçekleşen insan haklarının ihlalerinin sorumlularının tespit edilerek cezalandırılmasını, yasağın uygulandığı yerde yaşayan vatandaşların uğradığı maddi ve manevi zararların tespit edilerek tazmin edilmesini, bu amaçla ulusal ve Uluslararası bağımsız gözlemcilerin yıkım bölgelerinde giriş, gözlem ve raporlama yapılmasına izin verilmesini talep ediyoruz” dedi.
Ünal, “Müzakere koşullarının hazırlanmasını ve kalıcı bir barış için çözüm yollarının kurulmasını, hükümetin Kürt siyasi iradesinin taleplerini içeren bir yol haritasını oluşturmasını talep ediyoruz. Müzakere görüşmelerinde toplumun geniş kesimlerinden bağımsız gözlemcilerin bulunmasını talep ediyor ve bu gözlemciler arasında gönüllü olarak yer almak istediğimizi beyan ediyoruz. Siyasi iktadırın muhalefeti bastırmaya yönelik tüm yaptırımlarına karşı çıkıyoruz” diye konuştu.
Ülkenin akademisyen ve araştırmacılarının bu duruma sessiz kalıp bu katliamın suç ortağı olmayacaklarını beliren Ünal, “Sıraladığımız taleplerimiz yerine gelene kadar siyasi partiler, Meclis ve uluslararası kamuoyu nezdinde temaslarımızı durmaksızın sürdüreceğimizi taahhüt ediyoruz” dedi.
EVRENSEL GAZETESİ







