Barış Vakfı, 1 Eylül dünya Barış Günü dolayısı ile yazılı bir açıklama yaptı. 1 Eylül Dünya Barış gününün, yasakların olduğu bir ortamda karşılandığının belirtildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Ölümler, yasaklar, tutuklamalar, çatışmalar, operasyonlar, OHAL ve KHK’ler toplumsal yaşamın adeta olağan birer parçası oldu. Ülkenin her geçen gün daha kötüye gittiğini düşünen, bundan kaygılanan ve endişelenen insan sayısı çoğalıyor. En son Büyükada’da yaptıkları toplantı sırasında insan hakları kurumlarının temsilcilerinin eğitim toplantısı sırasında gözaltına alınmaları, beşinin tutuklanmasıyla insanlarda her an başıma bir şey gelebilir duygusu hâkim oldu. İçerde ve dışarda problemlere, sıkıntılara her gün bir yenisi ekleniyor. Korkular, göz göre göre içinden çıkılmaz bölgesel çatışmaya, savaşa sürükleniyor.”
‘Alabileceğimiz çok ders verdi’
Siyasi kurumların ve sivil toplum kurumlarının görevinin topluma yol ve yöntem göstermek olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Kolombiya örneğinde de çok açık görüldü. Kolombiya örneği bile tek başına barış için fazlasıyla öğretici. Alabileceğimiz çok ders var. Türkiye’de de barış için zaman geçmiş değil. Ortadoğu’nun bitmek bilmeyen sorunlar yumağının büyümemesinin ve bölgeyi insanca yaşanabilir kılmanın biricik yolu barış, diyalog ve müzakeredir. Bu yangını söndürmek bu ülkede yaşayan her kesin insanlık görevi. Kürt sorununun barışçıl çözümü, bizlerin tercihi ile olabilecek bir şeydir. İstersek, ölümleri, çatışmayı, yıkımı, kötüye gidişi durdurur, bu topraklarda barışı yeşertiriz. Yeter ki bunun farkında olalım. Daha fazla geç olmadan.
Bu vesileyle, barışın yolunu açması dileğiyle inanan bütün yurttaşlarımızın Kurban Bayramını kutlarız” denildi. HABER MERKEZİ







