• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Barış ve diplomasi

     

    Ben hayatını barışa, Kürt sorununun demokratik çözümüne, halkların kardeşliğine adamış bir gazeteciyim. Gazeteci olmamın sebebi bile belki de barış çabalarımı yaygınlaştırma isteğimdir.

    Geçen cumartesi akşamı ortanca oğlum evlilik yolunda ilk adımını atarken de yine ona ve sözlüsüne barış içinde bir ülkede yaşamaları dileğinde bulundum.

    O gece yeni dünürlerimin evinde de en fazla konuştuğumuz konu yine ülkenin bir an önce barış ortamına kavuşması için ne yapılması gerektiğiydi.

    Nişan, nikah, böyle törenler hep insanların genç çiftin üzerinde geleceğe baktığı aile etkinlikleridir.

    Biz de geçen akşam geleceğe bakmışız ki demek, orada barışı, barış umutlarımızı gördük.

    Evet, toplumda büyük bir barış talebi ve umudu yaşıyor halde, aile evlerinde, ziyaretlerinde bile barış, toplumsal barış sohbet gündeminin baş konularından.

    Çünkü herkes önce ailesinin, evlatlarının güvenliğini ve refahını ister ve bunun için emek verir.

    Bilinçli olan kişi ise kendisi için istediklerini başkaları için de ister ve kendi evindeki can ve mal güvenliğinin ancak toplumun tümünün güvenliğinin sağlanmasıyla, evindeki refahın da toplumsal refahla mümkün olduğunu bilir. Evindeki huzur için de toplumsal barış önemli bir gerekliliktir.

    Evet, Türkiye toplumunda yaygın bir barış talebi ve umudu olduğu, dediğim gibi, aşikar. Ama demek ki savaştan, çatışmadan çıkarı olanlar da var ki bu ülkede, hâlâ gencecik insanların ölüm haberi geliyor, hâlâ toplumdaki kutuplaşma ve yarılma derinleşiyor ve bunu durduracak adımlar atılmıyor siyaset katında.

    Öyle olunca da ülke, güvenlik duygusunu, refah imkanını ve huzur ortamını kaybederken açık bir yara halini alıyor.

    Böyle olunca da başka devletlerin kimisi dostane bir sebeple yarayı kapatmak için, kimisi de kendi çıkarının peşinde o yaradan can yakmak için ama her anlamda ülkeye müdahale ediyor.

    Dış müdahale elbette ki hoş değildir, ülkeler sorunlarını kendi dinamikleriyle çözebilmeli, çözmeli.

    Ama müttefiklerinizden, dostlarınızdan gelen her uyarıyı, her müdahaleyi hemen düşmanca söylemlerle karşılamamalısınız.

    Ne de olsa mesela Almanya, Türkiye devleti ve iktidarını uyarırken, gerekçesi Türkiye’de tutuklanan vatandaşlarının özgürlüğü ve güvenliği.

    Ve Almanya ültimatomunu kendisine olan saygısı ile gerekçelendiriyor.

    Açıkçası yurtdışında tutuklu bir yurttaşının özgürlüğü için bu denli yüksek tonda ses çıkaran, yurttaşının özgürlüğünü belki görüntüde de olsa ticaretin önüne koyan bir devletin yurttaşı olmak da ister istemez insanın hoşuna gidiyor olmalı.

    Evet, Türkiye’nin etrafındaki diplomatik çember giderek daralıyor.

    Türkiye’ye müttefiklerinden gelen uyarılar orta vadede artabilir, ticari önlemler ekonomiyi kıskaca alabilir.

    Sadece Almanya’nın ekonomik yaptırımları bile zaten kritik bir durumda olan Türkiye ekonomisini derinden sarsacaktır.

    Aslında AKP iktidarının artık çatışmacı politikaların içeride de dışarıda da kendilerine de zarar veriyor olduğunu görmeleri lazım.

    Bu politikayı devam ettirmek AKP’ye ilk seçimde kaybettirir.

    İktidar kendini daraltıp, tek elde toplayarak sağlamlaştırmaya çalışırken, bir yandan da açılan alana müdahalenin imkanlarını arttırıyor.

     


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları