• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Barışa tecrit

    Geçen pazar günü Etkin Haber Ajansı sitesinde Arzu Demir imzasıyla yayımlanan bir söyleşide Asrın Hukuk Bürosu avukatlarından Emran Emekçi, şöyle diyordu: “İmralı’da öncekilerden daha ağır bir tecrit uygulanıyor.”

    Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın İmralı’daki yaşam koşullarının her zaman siyasi ortama göre değişiklik arz ettiği bilinen bir durum. Sayın Öcalan’ın tutsaklığı devlet ve hükümetler tarafından başından beri araçsallaştırılmış, adeta Kürt Özgürlük Hareketi ve Türkiye Demokrasi Güçleri’ne karşı mücadelede bir koza dönüştürülmek istenmiştir.

    Her ne kadar devletin ve hükümetin Sayın Öcalan’ın tutsaklığı üzerinden yapabileceği taktik savaşındaki manevra kabiliyeti, Kürt Halk Önderi, Kürt Özgürlük Hareketi ve topyekun Kürt halkı ve dostlarının direnişi sayesinde kısıtlanmışsa da, tecrit yine de bir silah olarak kullanılıyor.

    Avukat Emran Emekçi’nin verdiği bilgilere göre Sayın Öcalan 2011 yılının Temmuz ayından beri, yani 4 yıldır avukatlarıyla görüştürülmüyor. Ailesi ile de 2014 yılının Ekim ayından beri görüştürülmeyen Kürt Halk Önderi’ni Nisan ayından bu yana İmralı Heyeti de ziyaret edemiyor.

    Yani Sayın Öcalan şu anda tam olarak tecrit edilmiş durumda.

    Devletin ya da hükümetin hukuk ve insan hakları açısından kesinlikle kabul edilemeyecek bu uygulaması, toplumdaki barış ve bir arada yaşam iradesine de ağır bir darbe niteliğindedir.

    Sadece Kürtler, sosyalistler ve demokratlar değil, kamuoyunun büyük bir kesimi Sayın Öcalan’ı barışın mimarı olarak görmektedir ve özgürlüğü konusunda hemfikirdir.

    Bunu ben de gazetecilik faaliyetlerimin yanı sıra, 15 Şubat 2014 yılında 157 aydın bir arada yayımladığımız bir deklarasyonla başlattığımız Öcalan’a Özgürlük Kampanyası için kendi çevremde imza toplarken de tecrübe ettim. Siyaseten bana yakın olmayan birçok dostum kampanyaya imza verdi ve bunu barış için yaptığını da ekledi.

    İmralı’da uygulanan tecrite dikkat çekmek ve protesto etmek için gerek sokakta gerekse sosyal medyada yapılan etkinliklerde “Öcalan’a tecrit, barışa tecrittir” sloganı kullanılıyor ki bu çok doğru bir saptamadır.

    Hem Sayın Öcalan’ın barış konusundaki geniş ufku, hem Kürt Özgürlük Hareketi tarafından başmüzakereci olarak tanınıyor olması hem de Kürt halkının kendisine olan sevgi ve saygısı ve onu siyasi iradesi olarak kabul ve ilan etmiş olması, Öcalan’sız bir barışın mümkün olmadığını gösteriyor.

    Çözüm sürecini rafa kaldıran hükümet, bu tecritin barışı ötelemek olduğunu bilmiyor olamaz.

    Yukarıda saydığım maddelerden üçüncüsü çok önemli. Bu ülkenin milyonlarca yurttaşı Sayın Öcalan’a uygulanan bu tecriti bizzatihi kendisine yapılmış bir cezalandırma olarak kabul ediyor ve kırılıyor.

    Devlet ve hükümet eğer uzun vadeli bakabilseydi bu toplumsal kırılmanın önüne geçmek için acilen bu tecrite bir son verirdi.

    Türkiye halkları, İmralı’daki tecritin acilen kalkmasını, barış görüşmelerinin yeniden başlamasını ve sürecin sağlıklı yürümesi için Sayın Öcalan’ın koşullarının iyileştirilmesini talep etmektedir.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları