Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Suriye’nin kuzeyindeki Efrin(Afrin) kantonunda “terörist unsurlar” olduğunu öne sürerek bölgenin stabil hale gelmesi için Efrin kantonunun “temizlenmesi” gerektiğini söyledi. Kaynak’ın sözleri Suriye savaşı boyunca çok sayıda mülteciye ev sahipliği yapan, PYD yönetiminde çatışmaların uzağında kalmayı başaran Efrin’e yönelik saldırı hazırlıklarının bir parçası olarak değerlendiriiyor.
DHA’nın haberine göre Kahramanmaraş’a gelen Veysi Kaynak, ‘Fırat Kalkanı’ harekatı kapsamında IŞİD’den alınan el Bab’a dair yaptığı açıklamada Gaziantep ve Kilis Vali Yardımcılarının her bir yerleşim bölgesinin insani ve sivil faaliyetlerin koordinasyonu noktasında çalıştığını söyleyerek “Fakat oraların mülki idare amiri gibi değil. Orada her birinde yerel meclisler var, o yerel meclisler güçlendirildi, bu yerel meclisler söz sahibi. Bu yerel meclislerle beraber yapılacak işleri koordine ediyor. Dolayısıyla biz hiçbir şeyi hiçbir yere dayatmıyoruz. El Bab’ın en yüksek hakim tepesi Akil Tepe’de bir jandarma üssü inşa ediyoruz AFAD olarak. Üssümüz tamamlanmak üzere. Dolayısıyla El Bab’ın da güvenliğini yine kendi jandarma ve polisleriyle sağlamak ve inşa ettiğimiz üs vasıtasıyla da bölgenin, El Bab’ın genel güvenliğini sağlamak durumundayız” dedi.
Kaynak, bölgenin stabil hale gelmesi için çalıştıklarını öne sürerek “Ancak bölgenin stabil hale gelmesi, benim şahsi fikrim Afrin bölgesinin teröristlerden, terör unsurlarından temizlenmesi gerekir. Türkiye’nin gerek Dışişleri Bakanlığı vasıtasıyla gerek Milli İstihbarat Teşkilatımız vasıtasıyla muhataplarıyla bu husustaki çalışmalarımız sürüyor. Çünkü Astana’da yapılan görüşmelerde Türkiye’nin bu güvenli bölge fikri böylece hayata geçirilecek. İdlib bölgesinin güvenliğini de Türk Silahlı Kuvvetleri’nin sağlaması, o çatışmasızlığın da Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından idame edilmesi beklentisi var. Bütün bunlar için Afrin bölgesinin hem Türkiye’nin sınır güvenliği bakımından Kilis ve Hatay sınırımızdalar. Hem bölgenin güvenliği bakımından Afrin bölgesinin terörden, teröristlerden, terör unsurlarından temizlenmesi gerekecek. Yoksa kimse ne Azez’in güvenliğini garanti edebilir, ne Mare’nin güvenliğini garanti edebilir, ne El Bab’ın güvenliğini garanti edebilir ne de İdlib’in güvenliği garanti edebilir. Türkiye’nin bu husustaki çalışmaları da sürmektedir.”







