• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    BAŞBAKANIN TAKTİKLERİ

    Kürt tutsakların cezaevlerinde başlattığı ve dışarıda da dalga dalga yayılan açlık grevleri Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mesaj doğrultusunda bitirileli epey oldu. Her ne kadar Kürt halkı artık devlet-hükumet katından gelen muğlak hiçbir açıklamayı dikkate almasa da, açlık grevlerinin bitimine doğru hükumet yetkilileri yine birçok vaatte bulunmuştu. Ancak bu vaatler birkaç gün geçmeden yine yerini Başbakan’ın oyalama taktiklerine bıraktı.

    Abdullah Öcalan’ın 508 günlük tecriti sürüyor ve hükumet çeşit çeşit manipülasyon eşliğinde koster arızası yalanını yutturmaya çalışıyor. Kürtler’in artık bu yalanlara karnı tok. Bunu hükumet ve yandaş medya da iyi biliyor. Ancak kestiremedikleri Kürtlerin bu tecritin daha fazla sürdürülmesini kabul etmeyeceği, bu durumun değişmesinin Kurtler’in öncelikli meselesi olduğudur.

    Anadilde savunma hakkının tanınmasına yönelik kanunun çıkışı ise yine hükumet tarafından önümüzdeki yıla ertelendi.

    Başbakan bir yandan Türkleri milliyetçi söylemleriyle Kürt halkına karşı kışkırtarak oy toplamaya çalışırken, diğer yandan da Kürt halkını oyalayarak Çankaya’ya çıkana kadar ülkeyi sürüncemede tutmaya kararlı görünüyor.

    Ama unuttuğu şey şu ki, örgütlü bir halk ne yapacaksa kendisinin yapacağının farkındadır. Başbakan bu taktiklerle ancak Türk milliyetçilerinden oy toplar ama Kürtler’in iradesini güçlendirir. Kürtler bunu ona yaklaşan seçimlerde oylarıyla da gösterecektir. Çok beklemesi gerekmeyecek.

    Başbakanı beklemeyen bir başka önemli olgu da, Ortadoğu’daki gelişmelerdir. Filistin ve Suriye’de hesapları tutmayan hükumet, Kürtler’in bölgede anahtar rol edinmesi karşısında paniğe kapılmış durumda ve bunun bedelini içeride Kürt halkına ödetmeye çalışıyor.

    O istediği kadar ikna odalarında partisindeki Kürt milletvekillerini kendi halkları aleyhinde hareket etmeye zorlasın. Bu vekiller, AKP’de kaldıkları sürece Kürt halkının yanında bir hükümlerinin olmadığının çok iyi farkında.

    Kürtler artık özgürlüklerinden vazgeçmez. Yakında Türkiye’de de statülerini ve hukuklarını mücadeleleri ile elde edeceklerdir.

    Bundan sonra hükumetin Kürtler’in statülerini tanımaya yönelik atacağı her adım bu ülkedeki ve Ortadoğu’daki ortak yaşam isteğine hizmet eder.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları