• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Baskın seçim mi geliyor?

    Başbakan Davutoğlu yeni anayasa için partiler trafiğine başladı. Ortada kimsenin yeni anayasa filan yapacağı yok. Daha doğrusu var da, yapmak istedikleri şey ne kadar yeni orası tartışılır işte…
    İktidar partisinin yeni anayasadan anladığı, yetkilerin tek elde toplandığı diktatöryal bir başkanlık sistemi. CHP ve MHP dersen, darbe anayasasına alternatif bir demokratik anayasa gibi muratları zaten hiç olmadı. Baksanıza, mesele Türkiye’de bütün kimlikleri Türk kimliğinde eriten monotip, asimilasyoncu cumhuriyet bakiyesi anayasasının ilk dört maddesi olunca hepsi aynı safta toplaşıveriyorlar. Hal böyle olunca, tartışılan şeyin de bir yeniliği kalmıyor ortada…
    Oysa 90 yıllık cumhuriyet deneyiminin bize öğrettiği bir gerçek varsa, bu ülkede birlik ve dirlik içinde yaşamanın tek yolu artık bütün kimliklerin kendini eşit hissettiği, hak ve özgürlüklerin kapsamının alabildiğine geniş tutulduğu bir demokrasi rejimidir.
    Ne var ki, HDP dışında hiçbir siyasi partinin böyle bir derdi yok. Varsa da bize söylemiyorlar! Davutoğlu’nun anayasa turlarının, 7 Haziran seçimleri sonrasında başlatılan ve esaslı bir saray oyalamacası olduğu zamanla daha iyi anlaşılan istikşafı görüşmelerden hiçbir farkı yok. Zamanla anlayacağız bunu…
    Savaşın tozu dumanı ortasında, hiçbir sistem partisi Kürt sorununun anayasal çerçevede demokratik çözümünü ağzına almıyor. Anayasa tartışması, kuşa dönmüş parlamenter sistem ile saray aklının ısrarla dayattığı başkanlık sistemi arasına sıkışıp kalacak. Ve bu görüşmeler sonucu kurulacak komisyonun macerası yine karakolda bitecek.
    Peki ne yapılmak isteniyor? Benim gördüğüm şu, AKP “Yeni anayasayı biz yüreğimizin pek derininden istedik ama görüyorsunuz, bozguncu muhalefet yine yapacağını yaptı, uzlaşmaya yanaşmadı” diyerek yeni anayasa krizinin faturasını muhalefete kesmek istiyor.Sonraki adım, güçlüolasılıkla arkasından “Parlamento işlemiyor,” tezini ısıtıp baskın bir seçimle MHP ve HDP’yi baraj altına iterek ‘Zayıf CHP-Güçlü AKP’ bileşimine yeni parlamento dengesinde anayasal değişiklikle başkanlık sistemine geçmek…. Savaşın yarattığı kutuplaştırma ve AKP etrafında kenetlenme psikolojisi, bunun çok da yabana atılır bir hamle olmadığını gösteriyor.
    Sağ olsun, 7 Haziran’dan bu yana bütün muhalefet partileri basireti bağlanmış gibi AKP’nin kalesine kum taşımaya devam ediyor. Bu kez de öyle olacağının kokularını almayan var mı? HDP belki şiddetli bir muhalefetle sürecin önünü almak isteyecektir ama demokratik siyasetin alanı daraldıkça,HDP’nin hareket kabiliyetinin zayıfladığını da görmek gerekiyor.
    Bunun dışında sıkça gündeme getirilen başka bir senaryo da var tabi. Oda şu; AKP’nin kafi miktara MHP’den milletvekili devşirip başkanlık sistemini referanduma götürecek çoğunluğu bulması… Ne de olsa MHP kendisi krizler içinde debelense de bugüne bugün düşünceleri iktidarda olan bir parti… Züğürt tesellisi misali son zamanlarda buna sığınıyorlar. Ama sanırım MHP’nin ölüm kalım savaşı verdiği şu günlerde, kendisini parlamentoya taşıyan bir partiye ihanet edecek şu kadar sayı milletvekili de MHP sıralarında oturmuyordur. Umarım oturmuyordur.
    Şu senaryo, bu senaryo fark etmez, benim gördüğüm şu AKP öyle veya böyle karanlık sularda gemisini yüzdürmesini biliyor.
    Bu sürüklenmenin önünü kesecek faktörler ne olabilir acaba? Sanırım yine Ortadoğu dengelerine bakmak icap edecek.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları