• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Bayram ve şehitlik

    Bir bayramda daha Kürt halkının kahraman evlatları şehit gerillaların mezarları aileleri ve halkımız tarafından yoğun bir şekilde ziyaret edildi, hayatlarını Kürt halkının özgürlüğüne adamış bu gençlerimizin mücadelesinin bilinçlerdeki kalıcı etkisi perçinlendi. Bu bayramda, geçtiğimiz haftalarda Kürdistan’ın belli kentlerinde açılan şehitlikler de halkımızın buluşma, bir araya gelme ve özgürlük mücadelesinin görkemini bir kez daha anlama yeri oldu. Bunlardan  Amed’in Licê ilçesi Sisê köyünde 170 HPG’linin mezarının bulunduğu “Şehit Amed Şehitlik Mezarlığı”, Ramazan Bayramı dolayısıyla MEYADER ve çok sayıda aile ve yurttaş tarafından ziyaret edildi, bu da gösteriyor ki Kürdistan halkı evlatlarını hiçbir zaman unutmayacak ve şehitlikler Kürdistan’ın toplumsal hayatında yerini koruyacaktır.

    Şirnak’tan sonra Amed’de kurulan bu şehitliğin açılışının Kürt halkı için çok şey ifade eden büyük Diyarbakır Cezaevi direnişinin ölümsüz kahramanları Kemal Pir, Hayri Durmuş, Ali Çiçek, Akif Yılmaz’ın ölümsüzleştiği güne denk gelmesi çok anlamlı olmuştu. Ben bu şehitliklerdeki kabirlerin her birine anıtmezar denmesi gerektiği kanaatindeyim ki, her onurlu Kürt de böyle düşünecektir. Bu şehitliklerin yapımı sürmelidir ve Kürdistan’ın her bölgesindeki toplu mezarlar birer anıtmezara dönüşmelidir. Çünkü Kürdistan topraklarının her kilometrekaresi gerillaların kanı ile sulanmış ve vatan böylelikle bir kez daha vatanımız olmuştur.

    Bu kahraman ve hatıraları önünde eğildiğimiz aziz şehitlerimizin ölümsüz olduğunu söylerken hamaset yapmıyor, bir klişeden söz etmiyor, slogan atmıyorum. Onlar ölümsüzdür, çünkü bundan sonra da doğacak her Kürt çocuğu Kürtlük bilinci ve onuru ile yetişecekse onların sayesindedir. Bir ulus siyasal, kimliksel ve fiziksel soykırımın küllerinden yeniden doğmuş, siyasal ve ulusal iradesini yeniden kazanmışsa bu kahraman gençler sayesindedir. Kürdistan tarih sahnesinde ve dünya platformunda yerini alırken, onlar da Kürtlerin hayatındaki yerlerini almıştır.

    Elbette hayatlarının baharında cismen kaybettiğimiz bu insanların her birinin bir de hikâyesi olmuştur bu dünyada ve bu hikâye şehadet ile taçlanana kadar yanı başımızda yaşamıştır bu insanlar. Bazılarını çocukluklarından tanırız, bazılarının kahramanlık hikâyelerini dinledik, bazılarını ancak şehadetlerinde tanıdık.

    Amed anıtmezarında akrabam olan Fatma Andan’ın da yattığını gazetemizde okuduğumda, Fatma’nın da artık bir mezarı olduğunu öğrendiğimde içimi hüzünlü bir gurur kapladı. İnanıyorum ki Fatma’nın anne babası da bu haklı gururu yaşamış ve nihayetinde artık kızlarının da bir mezarı olduğunu bilmenin huzuruna ermiştir. Umud ediyorum ki aynı dönemlerde şehit düşen yine akrabam Gülcan Mengüç’ün de cenazesi veya kalmışsa kemikleri bulunup bu anıtmezara taşınsın. Gülcan’ın annesi bu hayata gözlerini yumdu, hiç olmazsa babası kızının mezarının  olacağı günü bekliyor. Bir başka akrabam olan Fatma Yılmaz’ın da şehadeti tam da bu şehitlikte yatan yoldaşları ile aynı döneme denk geliyor. Fatma’nın cenazesinin bulunup şehit olan kardeşi Mahir Yılmaz’ın yanına defnedilmesi veya bu anıtmezara taşınması başta babası olmak üzere sürgünde yaşamak zorunda kalan kardeşleri Gazi Tahsin ve Ayşe Yılmaz’ı sevindireceği gibi benim ve diğer kardeşlerinin de gururuna gurur katacaktır.

    Benim ailem Kürdistan’ın özgürlük mücadelesinin derin izlerini taşıyan bir aile. Şehitlerimiz ile ilgili her haber bizlerde büyük heyecana neden olmaktadır. Kürdistan’daki şehitlikler elbette bütün Kürt aileleri için önem taşıyor. Hemen her onurlu Kürt ailesi bu mücadelede şehit verdi. Benim bu konudaki duyarlılığımı anlıyorsunuzdur.

    Şimdi soruyorum, AKP Hükümeti İslam’ı siyasallaştırmıyorsa ve kendisini gerçek Müslüman olarak görüyorsa bir halkın evlatlarının yattığı yeri neden soruşturma konusu yapsın ve saldırmaya cesaret etsin? Yoksa onlardan olmayan ölüler başka bir dine mi bağlı?

    AKP ve siyasallaşmış adaleti mezarlıkları soruşturacaksa, bilmelidir ki dün olduğu gibi bugün de hakımız ölümüne kendi evlatlarına sahip çıkacaktır ve şunu da söyleyeyim ki sadece bu girişim bile müzakere ve barış sürecini sabote etmeye yeter de artar.

    Çünkü böylesi bir durumda Kürt halkı özgürlüğü için canını feda etmiş evlatlarının istirahatgahına tahammül edemeyenlerin yaşayanların özgürlüğünü de kabullenemeyeceğini düşünecektir. Zaten Kürt halkı için şehitlerine gösterilecek saygı kendisinin özgürlüğüne gösterilecek saygı ile özdeştir.

    Şehitlerimiz için duyduğumuz gurur bizim onurumuzdur.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları