• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Belediyeler

     

    Cumhuriyet Halk Partili Ataşehir Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin geçen cuma akşam üzeri İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden alınması, hafta boyunca bulduğu her kaynaktan uluslararası ölçekte yolsuzluk, usulsüzlük, kaçakçılık sorgulamalarıyla süren “ABD Hakan Atilla’ya karşı” başlıklı ama halk arasında artık Reza Zerrab ya da Rıza Sarraf davası olarak bilinen mahkeme oturumlarını izlemekten yarı uluslararası hukuk uzmanı kesilmiş kamuoyuna bir ters kroşe etkisi yaptı.

     

    Şunu hemen belirteyim ki, henüz bitmemiş bir soruşturmaya istinaden bir seçilmişi görevden almak hukuki olamayacağı gibi seçmenlerde de demokrasiye olan güveni sarsacaktır.

    Belediyeler büyük bütçelerin kullanıldığı, girdisi çıktısı fazla olan kurumlardır. Bir belediyenin işleyişine nüfuz edip de belediye başkanına kefil olmak zordur. Ama yine de masumiyet karinesini ayaklar altına alan uygulamaların toplumsal yaşamımıza etkisinin hayli olumsuz olduğunu da unutmamak gerekir.

    Diğer taraftan Ataşehir Belediye Başkanı ile sınırlı kalmayacağı bizzat CHP’liler tarafından belirtilen bu operasyonun zamanlaması da hayli manidar.

     

    Tam da ABD’deki dava öncesinde itirafçı olan Reza Zerrab’ın duruşmalardaki sorgusunda rüşvet trafiğini açıklarken kimi bakan düzeyinde AKP’lilerin adını verdiği, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ise burada Man Adası dekontları olduğunu iddia ettiği belgeleri sergilediği süreçte CHP’li belediyelere yönelik operasyonun başlamış olması bunun bir algı operasyonu olarak görülmesine neden olabilir. Ya da intikam veya gündemi değiştirme çabası. Bunu ileriki günlerde göreceğiz.

     

    Tabii burada CHP her zamanki vahim tavrını sürdürüyor. Nasıl Enis Berberoğlu’nun tutuklanmasından ancak günler sonra zoraki biçimde tutuklu HDP Eşbaşkanları ve milletvekillerini andılarsa, şimdi de belediye operasyonunun ardından ancak yarım ağızla HDP’li belediyelerin başkanlarının tutuklu olmasından ve belediyelere kayyum atanmasından söz ediyorlar.

    Oysa HDP operasyonları başlayıp da CHP’den çıt çıkmadığında birçok demokrat onları uyarmış, bu dalganın sonunda CHP’yi de vuracağını söylemişti.

    CHP’nin hatası sadece susması değildi elbette.

     

    Muhalif milletvekillerinin tutuklanmasına, parlamentonun işlevsizleştirilmesine yol açan süreci başlatanlar arasında Kemal Kılıçdaroğlu’nu ve partili arkadaşlarını saymadan olmaz. Hatta Kılıçdaroğlu o zamanki ‘istemem yan cebime koy’ tavrı ile başrollerden birini kapmıştı.

    CHP’yi bugün seçilmişlerine sahip çıkamaz hale getiren süreç işte o zaman ve kendi çabalarıyla başlamıştı.

    Biz onları çok uyardık ama hâlâ ders alacak gibi de görünmüyorlar.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları