• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    BİÇİMLENDİRİLEN İNSAN KISIR YAŞAMDIR

     

    Sorgulayan ve iradesini sahiplenen üretken insanın toplumsal sorumluluğuna sahip çıkması, çoğunlukla toplumsal bilince ipotek koyan bio-iktidar sahiplerini çok öfkelendirir.

    Kendilerine yeryüzünün tanrısal düzeni misyonunu biçen bio iktidar baronları, kamusal alanı ve yaratıcı emeği bilince çıkaran insanı biçimlendirerek, yaşamını da tekçi hegemonya ile matlaştırdı.

    Sorumluluk duyan ahlak ve vicdan taşıyan insan, bio-iktidar tarafından çökertildi. Hayalleri, özlemleri, umutları, idealleri adına ne varsa iradesi dışında el konuldu. Bireyci bencillikle önce toplumdan kopartılıp yalnızlaştırıldı. Ne kendisine ne de topluma karşı bir bilinç oluşturmasına olanak tanınmadı.

    Kupkuru bir tüketim nesnesine dönüştürülen günümüz insanı, kendi gölgesi karşısında bile iradesizdir. Dizi filmler enflasyonu kıskacına alınıp. Survivor’da yarıştırılan ve spor üzerinden kutuplaştırılıp tartıştırılan uyutulmuş kitleleri canlandırmak, ölüyü diriltmeye benzer.

    Kült tapınmasının yeni oyuncağı tekel medyasının cehennemden cennet manzaraları çıkarma hokkabazlığı, insan ömrünü acımasızca tüketir durur.

    Her yönüyle biçimlendirilmiş ve şartlandırılmış toplulukları milliyetçilik ve dincilik tornasından da geçirerek yaşamı kısırlaştırmak, çağımızın yeni cinayet biçimlerindendir.

    İnsan kendi içinde lime lime bölünüp milyonlarca parçaya ayrılmıştır ve kendisine karşı konumlandırılmış, kendi karmaşasını çözecek yol ve yöntemlerin tümü ipotek altına alınmıştır. İnsanlar birbirine yabancılaştırılarak suni ve derin güven bunalımları eşliğinde birbirlerine hunharca kırdırılmışlardır.

    Bio-iktidar sahipleri vicdan ve insandan soyutlanmış sentetik değerler yaratırlarken, para-mal-borsa-mülk-savaş-açlık-kıtlık-moda-araba-kredi kartı-avm-haz parametreleri etrafında kutsama törenleri düzenlemeye pek hevesliler.

    Diz çöktürme pes ettirme ölümlerden ölüm beğendirme seansları altında insanlık inim inim inlemekte bugün… Büyük yabancılaşma yaşayan insanlık, özü ve biçimini birbirine karıştırmış durumda.

    Yaşananlar çok net… İnsanları yaşamaktan bıktırmak ve kamusal alandan el çekmeleri sağlanmak isteniyor. İnsanların edilgen üretim-tüketim nesneleri olarak dilsizce bir kenarda usulca soluklanmaları isteniyor.

    Oysa yaşama kast eden bu teklifi yerin dibine sokacak karşı koyuşların tam da zamanıdır. Umuda bir gedik açabilirsek, kararlı Hayır’larımızı haykırabilirsek toplumsal barışın ruhuna, her şey çok daha güzel olacak.

    İç yaralarımızı kırgınlıklar-kızgınlıklarımızı umudun gücüyle onarabilirsek, yeniden yeşerecek özgürlüğe dair düşlerimiz ve hayata dair umutlarımızı çoğaltmak,  birbirimize samimiyetle uzatacağımız eller mesafesindedir.

    “Sen bana kelimelerinle konuşuyorsun ama ben sana hislerimle bakıyorum.” Pierrot Le Fau


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları