• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Biliyor musunuz esas suç ne?

    Biliyor muydunuz?

    Bir çoğunuz bilmeyebilir, ben anlatayım. Taybet Ana’yı.

    Taybet İnan, 19 Aralık 2015 günü sokağa çıkma yasağının olduğu Silopi’de keskin nişancılar tarafından vuruldu. Saatlerce yaralı halde yerde kaldı ve eşi ile çocuklarının gözleri önünde yaşamını yitirdi. Cenazeyi almaya çalışan kaynı Yusuf İnan da vurularak öldürüldü. Taybet İnan’ın cenazesi tam 7 gün boyunca yerde kaldı. Beyaz bayraklarla almaya giden herkese ateş açıldı ve eşi de kolundan yaralandı. 23 gün sonra defnedilen cenazesine eşi ve çocuklarının katılmasına izin verilmeyerek sessizce defnedildi. Taybet Ana 57 yaşındaydı.

    Biliyor muydunuz?

    Bir çoğunuz bilmeyebilir, ben anlatayım. Mehmet Tunç’u.

    Şırnak’ın Cizre ilçesinde katledilen yaralıların sesini kamuoyuna ulaştıran ve herkesi harekete geçmeye çağıran Cizre Halk Meclisi Eş Başkanı Mehmet Tunç da öldürüldü. Tunç, ölümünden bir süre önce katıldığı bir televizyon programında devlet güçlerinin kullandığı ve yangına neden olan silahlar nedeniyle yaralananların vücutlarının su tuttuğunu ve kabarıklıklar oluştuğunu söylemiş, gönüllü sağlıkçıların, Cizre’ye gelip bu vahşet bodrumlarındaki yaralıların ve cenazelerin üzerinde analiz yapmaları çağrısında bulunmuştu. Mehmet Tunç’un 19 yaşındaki kardeşi Orhan da aynı bodrumda öldürüldü.

    Biliyor muydunuz?

    80 yaşındaki Hanife Durak’ı, 32 yaşındaki Abdullah Sügüci’yi, 12 yaşındaki Helin Şen’i…

    Bir çoğunuz bilmeyebilir. Ben de anlatamam hepsinin hikâyesini. Öyle çok ki. 16 Ağustos 2015 ile 18 Mart 2016 tarihleri arasında sokağa çıkma yasakları süresince en az 310 sivil yaşamını yitirdi.

    Ama onların hikâyelerini biri bir yerden, biri başka bir yerden haber vererek anlatan gazeteciler var.

    Onlardan 44’ü cezaevlerinde. Gazetecilik mesleğini birçok tehlike ve baskıya rağmen evrensel ilkelere göre yaptıkları için. Ben onların gazeteciliğinin tanığıyım.

    Şimdi bizim de aralarında olduğumuz birçok gazete, haber sitesi ve televizyon “Ben Gazeteciyim” kampanyası başlattılar. Sayfalarına, ekranlarına yerleştirdikleri banner’lar ile soruyorlar: “Biliyor muydunuz?” Ve ekliyorlar “Gazetecilik suç değildir.”

    Evet, gazetecilik suç değildir.

    Suç, kanuni olmasa da ahlaki açıdan ülkesinde yaşanan bir vahşeti haberleştirmemek ya da karartmak, manipüle etmektir.

    Maalesef bugün anaakım medya ağırlıklı olarak bu işlevi görüyor.

    Ve biz sizlere sormak zorunda kalıyoruz: “Biliyor muydunuz?”

    Evet, gazetecilik suç değildir. Meslektaşlarımız serbest bıraklımalı.

    Esas suçu sizin haber alma hakkınızı gasp edenler işliyor.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları