• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Bir ütopya; dünyayı hekimlik felsefesi yönetmeli

    Dünya Tabipleri Birliği ve Türk Tabipleri Birliği’nin ortaklaşa düzenlediği ve İstanbul Tabip Odasının ev sahipliği yaptığı bir Konferans ve Sempozyum 25-26-27 Şubat 2015 tarihinde İstanbul’da gerçekleşti. Dünya Tabipleri Birliği Başkanı Sir Michael Marmot’un konuşmacı olduğu ”Sağlıkta Uçurum: Dünyanın Zor Sınavı” başlıklı konferans etkinliğin ilk günü 25 Şubat 2016’da Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde gerçekleştirildi.

    Prof. Marmot bir Halk Sağlığı Uzmanı olup dünyanın birçok ülkesinde yapılan araştırmalar sonucu ”Sağlığın Sosyal Belirleyicileri” adıyla 2006 yılında yazılan kitabın da editörüdür. Bu kitap alanında uzman birçok bilim insanının sağlıkla doğrudan ilişkili gıda, barınma, iş yerleri, mahalleler, ulaşım, etnisite, yaşam, cinsel davranış gibi birçok alandaki araştırmaları ve araştırmalar sonucunda elde edilen kanıtlara dayalı ”Politik Önermeler” içeren makalelerden oluşmaktadır. Sir Marmot’un özetle sağlığın sosyal belirleyicilerinin toplumdan topluma, aynı toplum içerisinde yukarıdaki parametreler arasındaki eşitsizliklerin sağlıksızlığın temel nedenleri olduğunu vurgulayarak sağlık hizmetlerinin bu eşitsizliklerin giderilmesi ile sağlanabileceğini  belirtti. 26-27 Şubat 2016 tarihlerinde gerçekleşen sempozyumun konusu ise ”Savaş, Göç ve Sağlık; Hekimler Ne Yapmalı?” idi.

    Dünya Tabipleri Birliği ve Türk Tabipleri Birliği’nin yanısıra Fransa, Almanya, Norveç, İsveç, İsviçre, Yunanistan, Belçika, Polonya, İsrail gibi dünya siyaseti ve ekonomisine hükmeden ülkelerin Tabipler Birliği başkanlarının ve birçok uluslararası sivil toplum kuruluşunun temsilcilerinin konuşmacı ve katılımcı olduğu bir sempozyum elbette önemli ve gerekli bir dönemde Türkiye’de gerçekleştirildi. Çünkü Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre komşu ülke Suriye’de  12.2 milyon insan şu anda insani yardıma muhtaç. 7,6 milyon insan ülke içinde, 4 milyon insan ülke dışına göç etmiş durumda. Milyonlarca insan, savaştan, çatışmadan, ölüm tehlikesi karşısında önce yaşamak sonra da hayata tutunmak için göç yollarında ve yanı başımızdayken hekimlik refleksiyle böyle bir konferans ve sempozyum düzenlemek doğal bir görev ve sorumluluğumuz gereğiydi. Hekimlik sorumluluğu ile yaşadığımız coğrafyada yaşanan tarihin en acımasız savaşları ve bu savaşların en dramatik, trajedik insan hareketi olan göçün yarattığı ve yaratacağı sağlıksızlıklara bir nebze olsun dikkat çekmek yetkili konumdaki devletleri, hükümetleri, ulusal ve uluslararası kurumları en azından kendi paradigmaları içerisinde bile olsa görev ve sorumluluğa davet etmekti. İşte bu noktada paradoksal bir işlev göreceğimiz de gözardı edilmemeliydi. Çünkü bu insanlık trajediyasını giderecek erke sahip olanlar aynı zamanda bu trajedinin ana karar vericileri idi.

    Peki yapacağımız bu sempozyum gereksiz miydi?

    Önemini yitirebilir ya da anlamsızlaşabilir mi?

    Tabii ki bu soruların tek bir cevabı olamazdı.Bir bütün olarak hekim örgütleri tarihin bu döneminde hekimlik görev ve sorumluluklarıyla hareket ederek savaşlara karşı olduğunu ve her ne nedenle olursa olsun yaşanan trajedik göç mağdurlarının insanca yaşama ve insanca sağlık hizmeti almaları için mücadele edeceğini tüm egemenlere ilan etmeyi göstermiştir.

    Peki bu yeterli mi?

    Özgür ifade ve görüşümü belirtmem gerekirse bu soruya hayır diyeceğim. 300 yılı aşkın bir süredir dünyaya hükmeden doğayı ve insan emeğini sömürme ilkeleri üzerine kurulu kapitalizmin kaçınılmaz sonucu olan savaşlar ve göçler sistem sorgulanmadan ve değiştirilmeden bu tür gayretlerimiz ve çalışmalarımız sorunlara etiyolojik çözüm ya da koruyucu/önleyici  yaklaşımı olmayıp sonuca endeksli palyatif tedaviyi tercih ediyor olacağız ki bu kabul edilebilir bir durum değildir.

    Platonun Devleti Filozoflar yönetmeli sözüne karşın, sistemin parçası ya da hizmetçisi olan hekimler değil,Hipokrat’tan bu yana toplumcu hekimliği savunan herkese eşit ücretsiz sağlık hizmeti ve sağlıklı olma hakkını savunan anlayışla ÖZGÜR ve BARIŞ içinde ”Dünyayı Hekimlik Felsefesi” yönetmeli  ütopyamı dile getirmiş olayım…


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları