• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    BLOK BARIŞA KANAT ÇIRPIYOR

    Ben bu yazıyı yazarken Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu milletvekilleri Amed’te toplanıyorlardı. Gönül isterdi ki, tutsak vekillerim de daha bu ilk günde aralarında olsaydı onların. Ama biliyorum en yakın zamanda hattta bu her an da olabilir yanlarında yerlerini alacaklardır onlar da yoldaşlarının. Çünkü BDP Eşbaşkanı Filiz Koçali’nin de dediği gibi hiçbir yargı kararı halkın kararının üzerinde olamaz. Yani KCK davasının halk nezdinde hiçbir geçerliliğinin olmadığı bu seçim sonuçlarıyla artık ‘resmileşmiştir.’ Tutsak vekillerimiz faşizmin yasaları ile mücadelede uzmanlaşmış avukatlarının da girişimiyle yakında birer barış güvercini gibi azat olacaklardır. Belki bana kızıyorsunuzdur, devlet hiç bir adım atmazken ve her gün operasyonlarına ara vermeden devam ederken, tek dil, tek bayrak tek devlet nakaratından vazgeçmiyorken, sen hâlâ barıştan söz ediyorsun diye. Ama her ne kadar Başbakan seçim sürecinde muhafazakâr ve milliyetçi oyları almak için böylesi faşizan bir söylem tutturduysa da, Kürt halkının direnişi ve oylarının kararlılığı karşısında müzakareden başka bir seçenek olmadığını da anlamıştır artık. Anlamış olmalı. Bunu umud ediyorum. Seçim gecesi yaptığı balkon konuşmasında Başbakan’ın, bizim sık sık işaret ettiğimiz 1921 Anayasası’na vurgu yapması da bunun göstergesi. Eğer yeni anayasa çalışmalarında Kürt halkının artık kırmızı çizgisi olmuş maddeler gündem alınır, tartışılır ve yasalaşırsa Kürt halkı bu onurlu barışa herkesten fazla sahip çıkacaktır.

     

    Müzakereler derinleştirilmeli

     

    Devletin PKK Lideri Abdullah Öcalan ile bu coğrafyada demokratik bir ulusun inşasını çok derinden tartışması gerekiyor. Kürt halkının kulağı İmralı’dadır. İmralı’daki müzakarelerin gidişatı Kürt halkının geleceğini demokratik siyaset ile mi, demokratik direniş ile mi kuracağını belirleyecektir. Biz her ikisine de hazırız. Şimdi devletin yapması gereken çok önemli bir şey var. İmralı’daki müzakereleri daha üst düzeye çıkarması ve bakan, milettvekili düzeyinde yapılacak görüşmelerdeki tezlerini ve argümanlarını kamuoyu ile paylaşması ve böylelikle Türk toplumundaki milliyetçi saplantıların azalmasını sağlaması gerekmektedir..Hakkikatleri Araştırma Komisyonları da yine gündemin önemli bir maddesidir ve Türk toplumunun gerçeklerle yüzleşmesinin sağlanmasında ve 30 yıllık süreçteki resmi kara propagandanın Türk toplumu üzerindeki etkisiyle mücadelede olmazsa olmaz bir adımdır.

    Bu seçim sürecinde halkımızın yanında duran ve kendi özgürlük taleplerini Kürt halkının özgürlüğü ile bireştiren Türkiyeli aydınlar, sosyalistler, Ermeniler, Süryaniler, Araplar, Sunniler, Aleviler, feministler, eşcinseller ve ülkenin ötekileştirilmiş daha birçok kesimi Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu’na yani tabiri caizse kendilerine verdikleri oyların ve seçim gününe kadar gelişmiş ortak mücadelenin kıymetini bilecek ve bu Blok’tan senelerdir özlediğimiz Çatı Partisi’ni çıkaracaktır. Çatı Partisi Anayasa sürecinde halkın gerçek platformu ve bu sürecin en önemli aktörü olacaktır.

     

    Şanlı tarihe tanıklık

     

    Demokratik Özerkliğin bir ayağı olarak Kürdistan parlementosunun ilanı bu süreçte gerçekleşecektir. Ben de bu şanlı tarihe tanıklık ettiğim için kendimi çok şanslı hissediyorum. Umarım ve dillerim ki bu model başta Türkiye olmak üzere tüm Ortadoğu’ya örnek olur ve Ortadoğu halkları Kürt halkından aldığı feyzle özgürleşir.

    Son olarak bize bu seçimlerde 36 vekili kazandıran onurlu, yiğit ve yurtsever halkımıza, seçim günü sandık başlarında birer kahraman gibi yaşamları pahasına müşahitlik görevi yapan hevallere ve elbette matematik prefösörlerine taş çıkartırcasına adaylarımızın hemen hepsinin aynı oranda oy almalarını sağlayacak hesapları yapan blok yöneticilerine bu sayfadan sevgi ve saygılarımı sunuyorum. Yolumuz açık olsun.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları