• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Böyle günlerden sonra

    Böyle günlerden sonra…

    Şehir utanıyormuş gibi geliyor bana.

    İstanbul o uzun hayatında…
    O geniş koynunda…
    Bir yere koyup olanları…
    Yer bulmakta zorlanıp olanlara…
    Sonra daha öncekilerin yanına koyup olanları…
    Kimseyi suçlamayıp…
    Bütün suçu kendisi üstlenip…
    Bütün suçu da kendisi üstlenip…
    Bütün olanlardan kendisini sorumlu tutup…
    Utanıyormuş gibi…
    Utançtanmış gibi…
    Öyle sessizliğe gömülüyor.
    Böyle günlerden sonra…
    İstanbul utanıyor.
    Açıldığında yollar, meydanlar…
    Bakamıyor yüzüne gelenlerin.
    Ona kırgınmış, küsmüş gibi geliyor gelenler.
    Oysa…
    Biz ondan utanıyoruz…
    İstanbul’u kendisinden utandırtmışız gibi geldiğinden değil bize…
    İstanbul’u kendisinden utandırdığımız için değil…
    Bize sanki İstanbul zulüm görmüş gibi geliyor böyle günlerde…
    Bundan utanıyoruz.
    Hala yollarını…
    Damarlarını…
    Arterlerini kapattırıp…
    Tıkattırıp…
    Ona bir kalp gibi (oysa) atan geniş meydanlarında soluk aldırmıyoruz, aldıramıyoruz…
    Ona boğulurken nefes veremiyoruz…
    İstanbul boğuluyor gibi…
    Diye…
    Biz ondan utanıyoruz asıl.
    O gaz bombaları…
    O boyalı sular onu kirletti…
    O coplar, o tekmeler ona indi…
    O zehirlendi, o dayak yedi…
    Biz bundan utanıyoruz asıl…
    Biz asıl onun önünde utanç içindeyiz…
    Çünkü İstanbul böyle bir şehir…
    Kendisini bizimle tanımlayan…
    Bizi de kendisinden tanıyan.
    Bize baş başa kalacağımız zamanlar gerekir şimdi…
    Birbirimizin yaralarını saracağımız…
    Birbirimizi teselli edeceğimiz…
    Birbirimize neler hissettiğimizi anlatacağımız…
    Asla unutmamaya söz vererek.
    Ancak ondan sonra yaz gelir bu şehre…
    Yaz gelir bize.

     

    (Bu yazım ilk kez  Mayıs  2008’de Birgün gazetesinde yayımlanmıştır.)


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları