• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Bozdağ belgelere “kağıt parçası”, Kılıçdaroğlu’na “sahtekar” dedi
    Bozdağ belgelere “kağıt parçası”, Kılıçdaroğlu’na “sahtekar” dedi
    30 Kasım 2017 10:48
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Anadolu Ajansı Editör Masası’na katılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiaları ve ABD’de görülen Rıza Sarraf davası ile ilgili açıklamalar yaptı. Bozdağ, Kılıçdaroğlu için “Türk siyasetinin baş münafıklarından bir tanesi” ifadesini kullandı.

     

    CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakınlarının Man Adası’ndaki bir şirkete milyonlarca dolar yolladığını iddia eden belgeleri gündemi belirlemeye devam ediyor. Erdoğan ve AKP’li vekiller ilk günden beri olayı iftira olarak değerlendirip Kılıçdaroğlu’na hakarete varan sözlerle tepki gösterdi.

     

    Anadolu Ajansı Editör Masası’nda konuyla ilgili soruları yanıtlayan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ benzer sözleri sürdürdü. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu çamur siyaseti yapmakla suçlayan Bozdağ, “Çıkıp ‘İşte benim elimdeki belgelerim bu ve bunu size dağıtıyorum’ demesi gerekmez mi? İddiasını ispat etmesi gerekmez mi? Elinde bomba patladı, perişan oldu da ondan dağıtamadı. Çuvalladı ve bomba elinde patladı. Sahtekarlığı, müftericiliği, yalancılığı, ahlaksızlığı deşifre olduğu için kağıt parçalarını medyaya dağıtmaktan çekiniyor.” dedi.

    Bezir Bozdağ’ın açıklamalarından bazı bölümler şöyle:

    “Seni kim kullanıyor?”

    Dürüst adam, ahlaklı, şerefli olduğunu iddia eden birisi bir belge açıklıyorsa bu belgeyi kimden aldığını da açıklaması lazım. ‘Ben haber kaynağımı gizli tutarım’. Sen gazeteci falan değilsin, böyle bir yeminin falan yok. Ben şimdi soruyorum, diyorum ki ‘Bunu kim verdi sana? FETÖ’cüler mi verdi, yoksa bazı ülkelerin istihbarat örgütleri mi verdi, yoksa diğer terör örgütlerinden herhangi birisi mi verdi, yoksa Türkiye düşmanlarından bizim bilmediğimiz başka birisi mi verdi veya siz mi oluşturdunuz bu sahte belgeleri veya çarpıtıyor musunuz?’ Yani seni kim kullanıyor?

    Ben diyorum ki Sayın Kılıçdaroğlu’na, ‘Siz Türkiye’den, Türkiye’nin hükümetinden, Türkiye’nin Cumhurbaşkanından ne istiyorsunuz da siz Türkiye’nin bütün düşmanlarıyla Türkiye’ye, Türk milletine, Türkiye’nin hükümeti ve Cumhurbaşkanına karşı ittifak ve işbirliği yapmaktan çekinmiyorsunuz.’ Böyle bir şey olabilir mi? Kılıçdaroğlu, bugün Türkiye’nin ulusal güvenlik sorunu haline gelmiştir, milli bir sorunu haline gelmiştir. Yaptıkları yenilir yutulur şeyler değildir.

    Fısıltı gazeteleri dolaşıyor, ‘şunlar verdi, bunlar verdi’. Ben de merak ediyorum, herhangi bir istihbarat örgütü mü verdi? Verdiyse sen veren ülkenin çıkarlarına mı çalışıyorsun? O istihbarat örgütlerinin angaje ajanı mısın? Nesin sen, kendi ülken aleyhine çalışıyorsun? Yok bir terör örgütü verdiyse o zaman sen bu örgütünün destekçisi misin? Bu terör örgütüyle arandaki ilişki nedir, onu açıkla. Türkiye düşmanları verdiyse senin bu Türkiye düşmanlarıyla olan muhabbetinin sebebi nedir, bunu açıklaması lazım.

     

    “Başmünafık Kılıçdaroğlu”

     

    İftiracılar münafık adamlardır, iki yüzlü adamlardır, konuştuğu zaman yalan söylemek münafıklığın alametlerinden biridir.Türk siyasetinin baş münafıklarından bir tanesi Kılıçdaroğlu ve konuştuğunda yalan söylüyor. Bu münafıklık alametidir ve bu alameti de üzerinde maalesef taşıyor.

    Şimdi gelmişler, ‘Meclis araştırsın.’ Sen araştırmadın mı, incelemedin mi bunu? Doğru mu, eğri mi diye teyit etmedin mi? Belli ki kağıdın geldisine, gittisine, şurasına, burasına bakmamış. Veriyorlar, kullanıyorlar. Türkiye’de kullanımı en kolay malzeme Kılıçdaroğlu’dur. Onun için uluslararası örgütler, terör örgütleri veya istihbarat örgütleri Türkiye’de kimi kullanacaklarını çok iyi biliyorlar. Hemen geliyorlar, kullanıyorlar. Bu kullanışlı malzemeden CHP’yi, Cumhuriyet Halk Partililerin kurtarması lazım.

    Böyle bir şey yok. Niye yok? Yapmadık, dışarı para aktarmadık, para göndermedik, bir kuruş para göndermedik diyoruz.

     

    Bu konu artık CHP’nin yargıdan kaçırabileceği bir konu değil, ‘Onlar versin, götürsün’ falan değil. Sen ister ver ister verme, zaten tazminat davaları açıldı. Savcılıklara suç duyurusu yapıldı. Dolayısıyla bunların karşılığını yargıda verecektir ama bunların büyük karşılığını da halk sandıkta soracaktır.

     

     


    Yorumlar



    İlgili Haberler