• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    BU ÜLKENİN ÖZGÜRLÜK SİGORTASI

    Zincir en zayıf halkasından kopar. Bu devletin bu ülke halklarını vurmaya çalıştığı zincir de oradan kopacak. Kürtler aşındırdı bu halkayı. Bir cumhuriyet düşünün ki, hangi birini sayayım, son 30 yılda 17 bin faili meçhul ama aslında belli kayıp, 40 bin insan ölümü, 5 bin 500 yakılmış köy, kuşatılmış şehirler, halkın özgür iradesi ile seçtiği milletvekillerinin Meclis’ten yaka paça gözaltına alınıp hapse atılışı, onlarca belediye başkanı ve binlerce parti üyesinin uydurma suçlamalarla tutuklanışı, yargılanışı, halkın her türden demokratik taleplerinin gaz, cop, tazyikli su ve olmadı mı kurşun ile karşılanışı, vahşette hızını alamayıp öldürülmüş gerilların cesetlerine bile işkence yapılması, kolları kırılan, evinin önünde ya da piknikte havan topu ya da otomatik tüfek ile katledilen çocuklar, milyonlarca sürgün edilmiş insan… Daha geriye baksak, imha ve inkarın, soykırımın türlü yöntemleri. Kendi yurttaşlarını uçaklardan bombalamak. Kan dereleri. Toplu mezarlar. Bir halkın diliyle, kültürüyle yok sayılması. Kürt coğrafyası ile sınırlı da değil bu devletin zulmü, bu Cumhuriyet’in terörü. Kürtler’e yapılanı katmerli olsa da, ülkenin tamamında hep şiddetle yönetildi bu ülkenin halkları.

     

    Bu Cumhuriyet 88 yıllık tarihinde halkı hep düşmanı olarak gördü. Onu bir yandan toplum mühendisliği ile yola getirmeye çalıştı diğer yandan da yola gelmeyenleri ortadan kaldırdı. Eskiden sadece kaba şiddet ile işini görüyordu, şimdi kaba şiddettin yanına teknolojinin son imkanlarını da koydu. Telefonlar dinleniyor, gizli kamera çekimleri yapılıyor, hapishaneler doldukça bütün ülke bir hapishaneye çevrilmeye çalışılıyor. Modern hayatın getirdiği her özgürleşme imkânı yasaklarla sınırlanıyor, iktidarın işine yarayacak hale getiriliyor. Değişim taleplerinin sözcüsü olma iddiasıyla iktidara gelen AKP yasakçılıkta ve zalimlikte eskilerle yarıştı ve hepsini geçti.

     

    Biz Kürtler, evet acı çekiyoruz, kayıp veriyoruz ama bize işlemiyor AKP’nin bu yasakları. Sivil itaatsizlik eylemleri ve demokratik özerklik uygulamalarımız bizi bu yasaklar karşısında muaf kılıyor artık. Bedelini ödeye ödeye özgürlüğümüzü kıskançlıkla savunuyoruz.

     

    Bütün bunları bu hafta gündeme gelen ve 22 Ağustos’a tarihlenen internet yasakları ile ilgili tartışmaları izlerken düşündüm. Bir kez daha Türkiye toplumun muhalif kesimleri paniğe kapıldı. Her defasında aynı şaşkınlığı ve paniği yaşıyor, sonra kabullenip gündelik hayatın akışına bırakıyorlar kendilerini.

     

    Oysa bu ülke halklarının Kürtler’den öğrenmesi gereken öncelikli tavırlardan olan sivil itaatsizlik onların da derdine devadır. Kürtler bu ülkedeki Türkler’e ve diğer topluluklara da gerçek bir Cumhuriyet olmanın ve asli yurttaş olmanın yolunu yordamını gösteriyor. Ama maalesef Türk solunun bir kesimi de dahil olmak üzere Türkler’in çoğunluğu bunu kendilerine yediremiyor. Kibirli köleler olarak kalmayı tercih ediyorlar.

     

    Anlamadıkları şey Kürtler’in mücadelesinin kendilerine de iyi geldiği, iyi geleceğidir. Modern bir Cumhuriyet’in özgür yurttaşları olmaları Kürt Özgürlük Hareketi sayesinde olacak. Bugün Türkiye’de özgürlüklerin sigortası ve savunucusu olan en önemli dinamik Kürt hareketidir.

     

    Laiklikten ifade özgürlüğüne kadar modern toplumun bütün gerekleri Kürt siyasetine içkindir.

     

    Yakındır o zamanlar. AKP’nin bu kuşatmacı ve yasakçı iktidarından hoşnut olmayan bütün kesimler yakında Kürt hareketinin ardına dizilmek zorunda kalacak. Ve biz her zamanki vakarımızla onlara yanımızda yer açacağız.

     

    AKP’nin yasakçı diktatörlüğüne direnen hatırı sayılır tek güç olan Kürtler bugün bu ülke halklarının tümünün kurtarıcısı ve epey büyük bir kesiminin umudu konumuna gelmiştir. Sorumluluğumuz gün be gün artıyor dostlar. Zinciri biz koparacağız.


    Yorumlar



    Yazarın Son Yazıları