Savaş-ölüm-ağıt yurdu Ortadoğunun bu yakın zamandaki kaotik ortamının şifreleri halklarımıza
dayatılan en büyük komplo olan Öcalan’ın esareti ile sonuçlanan trajedide gizlidir.
Büyük tecrite tabi tutulan Öcalan’dan neden bu kadar korkuluyor? Öcalan ve onun çizgisini takip
eden Kürtlük neden bu kadar tehlikeli bulunuyor?
İmralı da Akp’yi demokrasi ile çözen-çözümleyen sayın Öcalandır. Akp karakter ve zihniyet
açısından sayın Öcalanı-Ortadoğu’yu ve dünyayı anlayabilecek demokratik bir zihniyete ve
vizyona sahip değil.
Özgürlük tutkusuna ölesiye bağlı olanlarla kölelikte diretenlerin bir arada olması zaten
imkansızdır.Toplumu özgürlük bilinci ile kurtuluşa götürmek isteyen bilgenin yolunu rejim kesmek
istiyor-bilgenin bilinç taşıyıcılığı potansiyelinden,toplumu aydınlatma gücünden korkuyor.
Bugün özgür bilgeye uygulanan tecritin bir sebebi de Ortadoğu yeniden şekillenirken başta
Rojava’da olmak üzere Kürtler’in statü sahibi olmalarını engellemektir ve halklarımıza kazandıran
etkili stratejik hamlelerini önlemek için bu tecrit uygulanıyor. Bir yönü ile Hürmüz(iyiliğin) ile
ehriman(kötülüğün) çağımızda da süren mücadelesidir bu.
.Aslında bu tecrit Türkiye halklarının hayati geleceğine istikbaline uygulanıyor ve ülkeye büyük
kayıp ettiriyor. Öcalan’ı bu hayati süreçte tecritle susturanlar tarihi bir vebalin altında kalacaklar.
Halkları birleştiren barıştıran-uzlaştıran çoklukta birliğini sağlayan çeşitliliğin gücü ile kalkındıran-
inandıran-doyuran ruhsal dokuyla uyuşan çözümler öneren paradigma yaratan tek umut odur.
Ortadoğu halklarının bağrından çıkan Öcalan’ın barışçıl değişim-demokratik devrim potansiyeli
büyük kazandırmıştır. Zamanın ruhunu özgürlük bestesine dönüştüren ve umut deryasına
dönüştüren ruhtan korkuyorlar. Bu hayati süreçte dünya etkin bir dehadan mahrum bırakıldı.
Ortadoğu’da herkesin olabilirsiniz fakat kendiniz olamazsınız çünkü kölelik-kula kulluk ayetlere
dönüştürülmüştür burada, tüm zenginlikler egemenlerindir fakat buranın halkları açlıktan-savaştan
bitaptır buranın liderleri kudretli aşiretlere-mezheplere-devletlere-halkların talanı zenginliklere
sırtını dayarlar oysa halkların bağrından çıkan önderler çarmıha gerilir.Yusuf gibi kuyu dibine
atılır, Hallacı gibi derisi yüzülür.
Saygın toplumlar inanç-direnme ve dayanışma ruhuyla ortaya çıkar, ölü-edilgen-korkak ruhlarla
değil. Özgür Bilge halklarımızın teslim olmaz direngen vicdanına güvendi, insanlığın gücüne
inandı. Kadınların vicdanından damıtılan halis özü emerek gözyaşlarından süzülerek sevgilerinde
arınarak ezeli-ebedi hakikat arayışına çıktı.
Çağlar ötesi sahte tanrıların ve ilerici insanlığın komünal direnişçiliği şahsında hesaplaştı ve hala
amansız hesaplaşıyor. Doğu ve batının köksüz çocuklarına karşı o neolitik ananın kök hücresini
taşıyo,r toplumsallığı savunuyor.
Ortadoğunun çağlar ötesi merhamet ruhunun anlam ve hissinin temsilcisidir özgür bilge, her türlü
tecriti parçalayacak moral değerlerin ölçüsünü sabrında barındırıyor, hakikat arayışçısı-
savaşımcısı-inşacısı olarak.
Ülkenin hayallerine ihanet edenlere inat o çocukluk hayallerinden peri kadınlar-özgür bir ülke-
onurlu bir halk ve direnen bir toplum yarattı.
“Yeni gürültüler bulanların değil yeni değerler bulanların etrafında döner dünya. Sessizce
döner!” Nietzsche







