• Döviz Kurları
    Puan Durumu
    Çirkin Olmak Güzeldir
    Çirkin Olmak Güzeldir
    6 Ekim 2016 10:08
    Font1 Font2 Font3 Font4
    Bu Haberi Yazdır

    Kadınlar kendi haklarını savunduklarında veya cinsiyetçi zihniyetin kurallarına uymamakta ısrarcı oluklarında ya çirkin olurlar ya da ‘makbul kadın’ olmazlar.

    Bu zihniyetin sürdürücüleri bu söylemleri gayet bilinçli ve sistematik olarak toplumsallaştırırlar ki çizginin dışına çıkan kadın orada yalnız kalsın. ‘Feminst kadın çirkindir çünkü çirkin oldukları için onlara ilgi duyan erkekler yoktur onlar da ne yapsın mecburen feminist olurlar’ algısı pek çok erkeğin hatta kadının beynine yerleş(tiril)miştir.

    Bugün sosyal medyaya bakınca bunu açıkça görmek mümkün. Kadınlarla ilgili hak ihlalleri yaşandığında bunu kabul etmeyen kadınlara ‘sen zaten çirkinsin o yüzden sen kadın sınıfında değilsin ne yaparsan yap’ yaklaşımı sergilenir.

    Ancak kadınlar bu tavır ve davranışlarla ilk defa karşılaşmıyor. Tarih kadınlar için bunun örnekleriyle dolu. Bunlardan bir tanesi Olympe de Gouges isminde Fransız bir kadın yazardır. Olympe cinsiyetçi zihniyetle köklü ve derinden sorunları olan bir kadındı. Bunu değiştirmek için oldukça mücadele etti. Mücadelesi giyotinde son bulurken neredeyse kadın kimliği elinden alındı.

    Olympe oyun yazarı olarak başladığı kariyerini siyasi yazılarla taçlandırır. ve üne kavuşur. Fransız devriminde aktif yer alır. Devrimde o da kadın haklarından bahsetmeye başlar. Kadınların özgürleşmediği bir devrimin devrim olmadığını savunur. Erkeklerin kadınlar üzerinde kurduğu iktidarın her türlü eşitsizliğin kaynağı olduğunu her yerde dillendirir. Bu nedenle 1791’de meclisin çıkardığı ‘erkek ve yurttaş haklarına’ karşı 1792’de ‘ kadın ve yurttaş hakları’ bildirgesini yazar.

    Olympe bildirinin ardından başta Robespierre olmak üzere tüm Jakoben erkeklerin düşmanlığını kazanır ve o artık ‘makbul kadın’ değildir hatta ‘kadın’ bile değildir. Giyotine giderken hakkındaki suçlamalardan biri de ‘ kadın cinsine yakışmayacak davranışlarda bulunmak’ tır.

    Bu kendi hayatları ve çevreleri üzerinde etkili olmak isteyen tüm kadınları tarihin her döneminde bekleyen bir sondur. Bu cezalandırmayı uygulayan kültürel güçlerse her zaman hazır nazır beklerler.

    Bu güçler öylesine hazır ve uygulamalarda ustadır ki herşeye bir yöntemleri vardır. Victoria dönemi İngiltere’sinde yüksek öğrenim gören kadınların cinsel çekiciliklerini kaybettiklerine (yani çirkinleştikleri) hatta kısırlaştığına inanılıyordu.

    Bugünlere geldiğimizde de iktidardaki erkekten başlayarak sokaktaki erkeğe kadar değiştirmek isteyen, etkili olmak isteyen kadının karşına aynı söylemlerle çıkıldığını görürüz.

    Ama çirkin olmak güzeldir. Dünya çirkin kadınlarla dolup taştıkça da daha güzel bir yer olacak.


    Yorumlar



    İlgili Haberler